Haluk Şahin

Sıra Türkiye’de Mi?  Ne Yapmalı?
Dünya basınında hemen her gün soruluyor: Irak, Libya, Suriye ve İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi? İsrailli birtakım makam sahipleri bile “Evet, sıra Türkiye’de!” demekteler. Türkiye’nin bir bölümünün “Büyük İsrail’’in bir parçası olduğunu, aralarında Başbakan Netenyahu’nun da bulunduğu bazı Siyonist ve Evanjelistler öteden beri dile getiriyorlar. Yabancı gazetelerde Türkiye’nin askeri gücünü...
11.05.2026
Gazap Algoritmaları
Geçen hafta, yılların gazetecisi, roman yazarı Mine Kırıkkanat’ın, sosyal medyada kullandığı bir kelime nedeniyle başına gelenleri bilmem izlediniz mi? Ayıplandı, yuhalandı, “vurun kahpeye!” üslubuyla linç edildi, yazdığı gazeteye eleştiri taşları atıldı, yazılarına ara verdi. Kırıkkanat’ın Kılıçdaroğlu için “kafiye hatırına” kullandığı sözcük ülkemizin duyarlıkları açısından tartışmalıdır.  Kırıkkanat o sözcüğün böyle bir...
04.05.2026
“Rejim Değişikliği” ve Türkiye
Bir “rejim değişikliği” lafıdır gidiyor.  İnsan merak ediyor: Nereden çıktı bu laf, neyin nesidir bu? Öyle anlaşılıyor ki; kastedilen, bir ülkeyi yönetenlerin zorla değiştirilip yerine başkalarının konmasıdır. Başka ülkelerdeki rejimleri değiştirme konusundaki sabıka listesi çok kabarık olan ABD’nin şimdiki Başkanı Trump bu kez “kelle kopartma” (“decapitation”) yöntemini yeğ tuttu: İsrail’le...
13.04.2026
Çetin Emeç’e Borcumuz Var
Geçen Cumartesi günü,  Çetin Emeç’i bıraktığımız yere geri döndüm tam 36 yıl sonra.  O gün, Cağaloğlu’ndaki Hürriyet binasından buraya Emeç’in tabutunu taşıyan cenaze arabasının şoför mahallinde gelmiştim. Bu kez Levent’ten yürüdüm.  Zincirlikuyu mezarlığının nizamiyesindeki çinili yazı hala “Her canlı ölümü tadacaktır” diyordu. Mezarlıklar kolay değişmez. Kentler yıkılıp gittikten sonra bile...
10.03.2026
Büyük Saati Kim Bozdu: Kim Düzeltecek?
Tarihin dev saatinin fena halde bozulduğu zamanlarda yaşıyoruz.  Artık doğruyu göstermiyor. Baksanıza dünyanın durumuna:   O saate göre olması gerekenler olmuyor, ama olmaması gerekenler bol bol oluyor. O yüzden pek çok şeyi anlamakta ve açıklamakta zorluk çekiyoruz.  Yalnızca Donald Trump’ın son yaptıklarından söz etmiyorum! Sanki. tarih boyunca öğrenilmiş bütün temel “doğrular”...
02.03.2026
Yine Beni Şaşırttılar Hem Okuyorlar Hemi De Yazıyorlar
Gençlerden söz ediyorum. Çoğu üniversiteli, bir kısmı liseli, bir kısmı üniversiteyi bitirmiş ama işsiz… 19 Mart darbesi ertesinde şaşırtmışlardı. Üniversite kampüslerinde, meydanlarda, sokaklarda… Özgürlük ve adalet sloganları atarak yürüyorlardı. Zaman zaman polislerin üzerine yürüyorlardı. Bunu onlardan hiç beklemiyordum. Onları ekran baykuşlarından ibaret sanıyordum. Gazete, dergi, kitap okumadıklarını bildiğimden siyasetle bir...
04.05.2025
Sentez Mi Şizofreni Mi? Avrupa’dan Niçin Soğudum?
Tarih: 3 Mart 2025 Yazar: Haluk Şahin Fotoğrafı siz de görmüş olabilirsiniz: Londra’daki Ukrayna zirve toplantısında liderler poz vermiş. Toplantının konusu “Geleceğimizi güvence altına almak” imiş. AB’ye üye alınmayan Türkiye’yi temsil eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sanki durumunun iğretiliğini simgelemek için gruptan uzak durmuş Türk bayrağının önünde esas duruşa geçmiş. Yalnız, ama...
03.03.2025
Dibe vurmak.. Ve ayağa kalkmak..
31 Mart seçimlerinde birçok kişi hayatının doruğuna çıktı ya da dibe vurdu. Şimdi, özellikle dibe vuranların ne yapacaklarını merak ediyor, ilgiyle izliyoruz. “Beter olsun!” diyenler “Var, vah! Yazık oldu!” diyenler var! Özellikle siyaset dünyasında birinin dibe vurduğu nokta ötekinin doruğu olabiliyor. Homo homini lupus vaziyetleri! Ben ilk kitabı Babıali’ye Son...
15.04.2024
Makineler de yalan söyleyince… İşler daha da karışıyor
Bilim ve teknoloji ilerledikçe insanların gerçeği daha kolay bulacakları, uygarlığın temel aksiyomlarından birisiydi. Ne var ki, hep öyle olmuyor, gerçeği ve hakikati bulmak daha da zorlaşabiliyor. Alın teknolojinin şu yapay zekâ (YZ) harikasını. Normal insanın saatler hatta günlerce çalışarak toplayamayacağı bilgileri saniyeler içinde topluyor, değerlendiriyor ve aklınızdaki soruya şıp diye...
27.11.2023
Yeni bir Orta Çağ mı? Eski gaipin yerini yeni gaip mi aldı?
Son zamanlarda, özellikle İsrail-Hamas savaşı başladığından beri sık sık soruyorum: Acaba Orta Çağ’a geri mi döndük? Ya da: Acaba “yeni” bir Orta Çağ’a mı girdik? Hatta Son Çağ’a? Orta Çağı belirleyen özelliklerden başta geleni dinsel bağnazlıktı. Bununla ilintili olarak sık sık savaşlar patlak verir, bazen bu savaşlar büyür, Haçlı seferlerine...
20.11.2023
Kıyametin dört atlısı
Dünyanın hali hiç iç açıcı değil. Hele son haftalarda asla olmayacağını düşündüğümüz şeyler oluyor. Örneğin, İkinci Dünya Savaşı’nda Yahudilere yapılanlardan sonra soykırımın asla açıkça savunulamayacağına inanmıştık. “Bir daha asla!” O tarihin çöp sepetine gitmişti! Ama o da ne? Televizyonda temiz yüzlü bir Yahudi kız çocuğu Gazze’eki bütün çocukların öldürülmesi gerektiğini...
07.11.2023
Bizi kim susuz bıraktı? Niçin?
Şom ağızlılar gene alarm çığlıkları atmaya başladılar: “Dikkat! Susuzluk krizi kapıda. Aylardan Ekim, İstanbul dolayındaki barajlarda su seviyesi yüzde 10’un altında. Ve yakında yağmur görünmüyor!” Susuz yazları eskiden de bilirdik. Bu kez susuz bir kıştan söz ediyorlar. İklim dengeleri öylesine bozuldu ki olur mu olur! Ama bakarsınız bazı yerleri de...
23.10.2023
İsrail ve Gazze’nin hatırlattığı: Kötülük inatçıdır
İsrail ve Gazze’de yaşanan korkunç olaylardan sonra yine ikiye bölündük. Kimileri İsrail’in yaptıklarının utanç verici olduğunu haykırdı, kimileri ise Hamas’ın yaptıklarının… Ben de utandım. Çok çok utandım. İnsanlığımdan utandım! Masum insanları, çocukları öldürmek. Kafalarını kesmek! Sonra cesetlerinin üzerine işemek! Görüntüleriyle verdiler bunları. Bu türden iğrençliklere maruz kalanların kim oldukları önemli...
16.10.2023
İstanbul teslim olmaz
SANA DÜN EMİNÖNÜ’NDEN BAKTIM İSTANBUL… Hala karınca yuvası gibisin. Karmaşan hala devam ediyor. Bir telaş, bir telaş. Hala 72 millet etrafta, konuşmalar Babil kulesini anımsatıyor. Güvercinlerin kanat sesleri, martıların çığlıkları, vapur düdükleri birbirine karışıyor… Tam bir kaos! İlk kez gördükleri İstanbul’u anlatmaya çalışan yabancıların en çok kullandıkları sözcüğün “kaos” olduğunu...
09.10.2023
Gazetecilikte bir patika açmak: Artık asıl görev balonları patlatmak
Seferihisar’da yapılan Basın Kampı’na ulaştığımda genç gazeteci arkadaşlar “Hocam, bu bunalımdan nasıl çıkacağız? Bize yol gösterin…” türünden şeyler söylediler. Ne diyeceğimi bilemedim. Aklıma büyük İspanyol şairi Antonio Machado’nun Yol adlı şiirindeki dizeler geldi. Cep telefonumdan şiirin İngilizcesini internetten bulup (Yaşasın teknoloji!) dilimize çevirdim: “Ey yolcu, tek yol Senin ayak izlerin,...
03.10.2023
Bir yol arıyoruz: Nasıl gazetecilik yapacağız? // 50 yıllık iletişim doktorunun düşünceleri
Sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde bağımsız ve özgür basın derin bir kriz geçiriyor. Bu, aynı zamanda demokrasinin krizi demek. O yüzden İzmir Seferihisar’daki basın kampında gazetecilik kadar, demokrasi de konuşulacaktır, eminim. Genç arkadaşlar, eksik olmasınlar, beni de davet ettiler. Medya araştırmacısı olarak bir de ödül vereceklermiş. Çeşitli panel ve...
25.09.2023
Voleybolcuların öğrettiği: Bize imece ruhu gerek
Bu yazıyı Türkiye-Sırbistan Avrupa şampiyonluğu final maçı başlamadan yazıyorum. Çünkü benim için maç çoktan bitti ve Türkiye kazandı! Türkiye derken Türkiye kadın milli voleybol takımını kastetmiyorum. Türkiye adlı ülkeyi, vatanımızı kastediyorum. Sonuç ne olursa olsun Türkiye kazandı diye düşünüyorum. Çünkü, diyorum, bazı durumlarda süreç sonuçtan daha önemlidir. Sonuç kayda geçer,...
04.09.2023
Buzdağına tosladım: Pop psikolojisinin nasihatları
Köşe yazarlığı yıllarımdan da bilirim. Bazı yazılar hiç beklemediğiniz kadar ilgi uyandırır, heyecan yaratır, övgü ya da tepki alır… Kamuoyu ummanında buzdağı gibi yüzen bir suskunluk sarmalına toslamışsınızdır. “Suskunluk sarmalı” bir çeşit karın ağrısıdır. Kişinin söylemek istediği bir şey vardır, ancak etrafta egemen olan görüşe ters düştüğü için söylemeye cesaret...
30.08.2023