8 MART, KADIN ve BARIŞ… Nuran Yüksel Bodrum Gündem yazıları…

NURAN YÜKSEL
NURAN YÜKSEL
  • 09.03.2018
  • 1.497 kez okundu

8 Mart 1957 de New Yorklu 40 bin dokuma işçisi kadın, yanlış düzene başkaldırır. Derler ki “İki farklı cins den farklı insanlarız. Ancak aynı işte çalışıyoruz. Tek farkımız sadece bedenlerimiz olduğu halde iş tutuşumuz eşit ise çalışma şartlarımız, ücretlerimiz de eşit olmalı…” diyerek işyerlerinde greve giderler. Ancak başlattıkları grevde bir talihsizlik olur ve çıkan yangın sonucu 129 kadın yanarak can verir.

O nedenle;

8 Martlar; birer hediye verilerek kutlanıp içi boşaltılacak günler değildir.

8 Martlar; dünya kadınlarının canları pahasına elde ettikleri kazanımların ve hakların kutlandığı hatırlandığı çoğaltıldığı günlerdir.

8 Martlar; kadınların daha insanca bir yaşam için seslerini duyurma çabasının verildiği günlerdir.

8 Martlar; kadın erkek fark etmeden yaşamı savunanların, özgürlük ve mutluluk isteyenlerin, “Biz bu dünyayı atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanet aldık…” diyenlerin seslerini çoğalttıkları günlerdir.

“Hayat tribünde oturup maçı seyretmek değildir. Sahada olmak zorundasınız” demiş, BENJAMİN FRANKLİN.

Her zaman ve her koşulda dokunduğumuz hayatların sorumluluğunu almak zorundayız.

O nedenle, Bugün;

Ülkemizin gencecik fidanları her gün toprağa düşerken, ocaklar sönerken yüreklerimiz yanarken,

Özellikle biz kadınlar karanlıklara doğru hızla sürüklenirken

Cumhuriyet değerleri ve kazanımlarımız bir bir gözlerimizin önünde avuçlarımızdan kayarken,

Hangi görüşten, hangi partiden olursak olalım KADINLAR olarak sessiz ve tepkisiz kalmamalıyız, kalamayız.

8 Mart aynı zamanda “ULUSLARARASI BARIŞ GÜNÜ”dür.

Bunun için;

Bugünler; her türlü şiddete ve savaşlara karşı durma zamanıdır.

Bugünler; susturulmak istenen sesleri daha çok yükseltme zamanıdır.

Bugünler; sevgiyi ve dayanışmayı çoğaltma zamanıdır.

Bugünler; ortak değerlerimizde buluşabilme ve bir arada durabilmeyi görme zamanıdır.

Bugünler; savaşa karşı barışı savunma zamanıdır.

Peki, nasıl yapacağız bütün bunları;

Önce artık gözlerimizi açacağız. Yaşadığımız günlerin gerçeklerin farkına varacağız.

Ayağa kalkacağız…

Karşı çıkacağız…

Bireysel değil, örgütlü çalışmaların içinde olacağız.

Bugün her ne yaşıyorsak sebebi sessiz kalarak cehaletin örgütlenmesine seyirci kalmamızdır.

Örgütlenen cehaletin cesaretine göz yummamız, fırsat vermemizdendir.

Son söz olarak diyorum ki;

Biz kadınların,

Sevgiyi ören özleri,

Söylenecek sözleri,

Sözlerini anlatacak güçleri,

Yollara bırakacak izleri,

Her zaman vardır ve var olacaktır.(alıntı)

Bunları unutmadığımız, bir arada kalabilmeyi ortak değerlerde buluşabilmeyi öğrendiğimizde ve harekete geçebildiğimiz de kazanan bizler, çocuklarımız ve aydınlık yarınlar olacaktır….

NURAN YÜKSEL-8 Mart 2018-Bodrum

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Aysel uzey diyor ki:

    Yureginize,ellerinize saglik nuran hocam.

  2. Aysel uzey diyor ki:

    Yureginize,kaleminize saglik nuran hocam.

YORUM YAZ