Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
4 Temmuz akşamüstünden beri yüzdüğüm denize daha bir sıkı sarılıyorum, birkaç kişilik….
Akşamları günbatımını daha bir iç çekerek seyrediyorum ahlanarak! Aperitifimi bunu artık yapamayan herkesi anarak yudumluyorum solan akşamın giderek yoğunlaşan son ışıklarına gözlerim dalıp giderken. Bu hayatın tadını becerebildiğimce, alabildiğine çıkarmaya gayret ediyorum ve tanıştığım halde sadece selamlaştığım, içten içe dost olduğum Füsun Akatlı′yı düşünüyorum. Bir şairle aşkla evlenip evliliği tutturamadığından mı? Benim gibi kız annesi olduğundan mı? Ömür boyu benim gibi emeğiyle yaşayıp, yazarak, tercüme ederek üç kuruşu denkleştirmeye uğraştığını bildiğimden mi? Yoksa onun gibi Yeditepe Üniversitesi′nde işe başlayıp Dalan′ın gerekçesi açıklanmayan hoşnutsuzluğu ile haksızlığa uğramış olduğumdan mıdır? Onun gibi felsefeye, sanata duyduğum tutkulu sevgiden midir? Yoksa son zamanlarda pek bir çoğalan, neyi niçin savunduğu belli olmayan kibirli aydınlara prim vermeyerek doğru bildiğini savunmayı sürdürmesine hayranlık duyduğum için mi? Bilmiyorum; Füsun Alkatlı′nın ölümü beni hüzünlere gark etti.
Füsun Akatlı′nın ilk kitabı Niçin Diyalektik 1977 yılında yayımlanmıştı ve şu sıralar Kırmızı Yayınları tarafından yeni baskıları yapılıyor. Daha önce hocası, ünlü profesör Nusret Hızır′ın kitaplarını da yayıma hazırlamıştı Akatlı. Çok değerli bir edebiyat eleştirmeniydi; bu alana en büyük katkısı felsefe ile edebiyat arasındaki ilişkiyi irdelemesiydi. Eleştirilerinde kesinliklere, bağlayıcılıklara saplanmaktan kaçınırdı, sorgulayan, tahlil eden, değerlendiren içtenlikli bir tarzı benimsemişti. Başka disiplinlerden destek alan gerçek kültür yazılarıydı onun yazıları. Bugün onun hakkında dostu olarak köşe yazısı yazmış olan ünlü gazete yazarlarından hiçbiri Füsun Akatlı kadar bilgisel ve bilimsel altyapıya ve derinliğe sahip olamadıkları için onun ölümünün ardından yazdıkları çok yüzeysel yazılarını okudum basında. Ne yazık! Oysa Füsun Akatlı Türk Edebiyatı içinde önemli bir simaydı. Ama ülkemiz henüz reklamlar geçidinde esasa giremedik bir türlü….
Eserleri: