BEŞİNCİ MEVSİM…

Bodrum Gündem
Bodrum Gündem
  • 09.01.2012
  • 5.637 kez okundu

Ahmet Arif ?Ay Karanlık? şiirinde ?İtten aç,/Yılandan çıplak,/Gelip durmuşsam kapına? der. Ve sevdiğim renge, maviye vurgu yapar. Ve hatta sevgilinin gözlerinin maviye çaldığı iddiasında bulunur şiirde.
Mavi sudur, denizdir, okyanustur, sonsuzdur. Sonsuz olmayan aşk ise mavi değildir.
Mavi, göktür, havadır, çatı altındaki kırlangıçtır, bahçedeki ?Limon ağacı? dır. Belki bir kez daha göremeyeceğimiz kar altındaki düştür. Nadir zamanlarda yüreğe düşen gölgedir mavi. Dağda öten meli keklik dahi mavidir. Koyunun kınası da, süt sağan ananın gözlerinde maviye çalar aşk zamanında. Şairin tek kitabı vardır ve tartışılır.
Bunu yazan niçin devamını getirmez denir?
?Hasretinden prangalar eskittim? der tüm bu suallere karşın şair. Eskiyen prangalar hurdacıya verilmediyse, nerede?
Cemal Süreyya?ya göre, Ahmet Arif; dağların asi şairi imiş. Şiirleri de deniz görmemiş çocuklara adanmış. Yaralıyken, arkadaşları için özet çıkaran gerilla edebiyatı aslında söze konu olan? Prometheus zincire vurulunca; ?Namussuza, halden bilmeze, kahpe yalana? çok anlatılacak şey de kalmıyor.
Herkes sanır ki; dört mevsim vardır.
Oysa beşinci mevsim mavi ile aralanır. Yeter ki; o mevsim ıssızlığından geçebilelim. Yarın yüreğini, sesini içim, içim yanarak duyma mevsimi beşinciye çıkar.  Çok uzaklardan ve tuzaklardan uzak görebilmek seni? 
Kazanmaya koşullu ömrüm seni elde edemez. İktidara, devlete, otoriteye kafa tutarım;  ama senin önünde diz bağlarım tutmaz, çökerim.  Çünkü sen, maviye çalan bir yangın mevsimine denk düşüyorsun. Yakıyor, eritiyor, kar altında deniz düşü gördürüyorsun. Aslında ikimizi de aşan bir şey var bu aşkta. Asla, ikimiz bir fidanın güller açan dalı olamadık. Falcıya gitsek nafile, papatya falımızda seviyorum çıkıyor son yaprakta? 
Kusur son yaprakta sanırım.
Anımsar mısın? En son ne zaman papatya toplamıştık? O günden beri denizin tuzu mavi biliyor musun? Platin çakılı ayağı hangi kudret patikalardan yürütebilirdi?
O kapının ardında bıraktığım aşk yazıtları vardı hani! O kapıyı ağır, ağır uykudaki meleği  uyandırmamacasına çekerken, sensiz çıkmadım asla dışarıya. Ruhumu bırakıp nasıl hayata karışabilirim? Ruhsuz bedenim üşür sensizlikten. Gözlerin ısıtır beni sadece, bal bakışlarsın yani. Rüya da, dünya da sensiz olmaz derdim ya hani. Haksız çıkmadım bir kez daha. Gerçekten olmuyormuş?.  Kişiye özel tek kalp varmış.
Sende bana özelmişsin.
Özellik ve güzellik izafidir.
Makro dünyada tüm fizik yasaları kıskanır güneşle enerjinin bütünleşmesini. O zamanda evrensel bir zaman gibi hayat sende maviye çalar. Bükülmüş uzay-zaman bağıntısı doğrulur sende. Tanrılar dinleri aracı yaparak hakikat göstermeye çalışmışlar ya? 
Sen daha önce var olsaydın, bu gereksizliklere muhtaç olmazdı yeryüzü. Gerçek sensin çünkü ışığın hızı ve doğanın yasaları denli.

treating acne

Tüm sevişmeler, beşinci mevsimle buluşur. Bahardır ve mavidir rengi. Hafızamızın altında bir yürek ezilmedi ise ve uçsuz, bucaksız mezarlar arasında yaşamadı isek; neyi gördük biz?  Parçalanmış hayatların sığındığı bir mağara değildi elbette aradığımız. Her vicdanlı insanın diyemediklerine dava konusu oldum. Söylediklerim yarısıdır sözün. On dokuz yıl altı ay hükmümün açıklanması geriye bırakılmış mahkumiyetim var.
Üstüne üç yıl bir ayda Nürnberg mahkeme heyetinin verdiği cezayı ekle.
Strattera No Prescription Yargıtay onayı sonrası beni bekleme?
Bu yüzden devrim yapmak, acil ve yakıcı bir sorundur canımın taaaa  içi.
Beni de, seni de devrim kurtarır. Önce kendimizden başlayacağız. Sonra ülkeye yayacağız. Ama kaçmayacağız, kendi yurdumuzda, yüreğimizde mülteci olmayacağız. Yeter ki; sen beşinci iklimin olduğuna inan. Gerçekten var sen hissedersen? 
Bugün kapını maviye aç ve ?Limon ağacı? öp, kokla, açılırsın. Hiçbir yoğun bakım ünitesinde bu oksijeni soluyamazsın. Hayat verecek sana ?Limon ağacı?. Sen ağacının yeşil, meyvesinin sarı oluşuna aldanma. Gördüğümüz renkler zaten bir ışık yanılsaması değil mi? Senin rengin, kokun dışındaki her şey izafi değimliydi? Beşinci mevsimin yol haritası, yüreğinden geçer.
Az önce uğrağım olan Bodrum Kalesi?nin malum surlarının üzerinden sesleniyorum sana:
Fluoxetine price Sevmek eylemse; bu eylemin en önemli militanıyım.
Pankartımı açtım.
Sana doğru yürüyorum.
Bekle beni yarınım?
Beşinci mevsime kapı arala ?Limon ağacı? kokusunda.
Bak ?İtten aç, Yılandan çıplak. Gelip durmuş bahçende?. 
O ağacı sev olur mu?
Bana dokunur gibi sev?
Çünkü beşinci mevsim, o ağaçta sürgüne duracak, filizlenecek, boy verecek.

Ayhan KARAHAN
ayhankarahan@gmail.com
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. İlhan Öztürk dedi ki:

    Beşinci mevsim gerçekten var.Sorun bizim o mevsimi farketmememizde.Üstelik mevsimlerin en güzel olanı,en yaşanacak olanı.Yazı bunu çok güzel bir dille anlatmış.Yzar arkadaşta beşinci mevsimin farkında olan şanslı bireylerin içersinde yer alıyor.Birde şöyle düşünün diğer mevsimler zaten yaşandı.Önemli olan yaşanmayan mevsimi yaşayabilmek.Ben yaşayan birisi olarak içten tavsiye derim herkese.

  2. Şahsenem Polat dedi ki:

    Yazıyı çok beğendim.Böyle içten bir yazı yukardaki fotoğrafta görüldüğü gibi zaptedilemeyen bir yürekten çıkardı zaten.Bende beşinci mevsime inananlardanım.Umarım o mevsimi yaşama şansınıda bulurum.Herkes için aynı dileği diliyorum.

  3. Bahri Güleşen dedi ki:

    Yazıyı tüylerim diken diken okudum.Evet sevmek dünyanın en güzel eylemidir.Sevginin eylemcileri çoğaldıkça dünya daha güzel olacak.Dikkat edin Türkiye özellikle son dönem son derece sevgisiz bir toplum oldu.Kimse kimseyi sevmiyor.İşlenen cinayetlere ve yaşanan vahşete bakarmısınız.Daha yeni Bodrum’da doktor bayanı kafasını bıçaklayarak öldürdüler.Bu hunharlığı anlamakta açıkçası zorlanıyorum.İçinde bir nebze sevgi taşıyan birisi böyle bir cinayeti tasavvur dahi edemez.Yazarı kutluyorum.Yazı çok şeyi anlatıyor.Tabi anlayana…

  4. Şevket dedi ki:

    Hay Allah nereden okudum Ayhan abinin yazısını.Yazı beni resmen çarptı abi.Yarın Coğrafya yazılısı vardı.Şimdi bu yazıdan sonra yazılı,mazılı güme gitti.Hayatta ders çalışamam.Artık Ayhan abi madem sen sebep oldun.Artık bizim coğrafyacıyla sen konuşursun.En azından beni kurtarma yazılısına alsın.Şaka bir tarafa çok güzel olmuş.Abi kalemin her zamanki gibi yazmıyor,dile gelip konuşuyor.Ve çok yürekten şeyler fısıldıyor o güzel kalem.Ahmet Arif’i de bu vesileyle burada anmış olduk.

  5. Emin Zeydan dedi ki:

    Ben yazıyı başka bir boyuttan değerlendiriyorum.Şimdi herkes yazarı tebrik ediyor.Oysa bu yazının asıl mimarı yazdıran kişidir.O kişi yazara bunları hissettirmese böyle bir yazıda ortaya çıkmazdı.Şimdi ben niye böyle bir yazı yazamıyorum.Çünkü hissettiren birisi yok.Olsa adım gibi Emin’im bende böyle bir yazıyı mutlaka yazardım.O zaman da bana methiye düzecektiniz.Umarım yazar arkadaş bozulmuyordur.Ayrıca kendisinin yazılarını da severek okurum.Benimki de ayrı bir bakış açısı.Aşık Veysel ne diyor.Güzelliğin beş para etmez.Bendeki aşk olmasa.

  6. HALE dedi ki:

    Şevkeeettttt…Yarın okulda senin saçını çekmezmiyim ben.Senin bu yıl derslerinin kötü olduğunu bırak sadece okuldaki arkadaşları bütün Bodrum’da bilmeyen kalmadı.Baktım Coğrafyadan da ilk sınavda 23 almışsın.Şimdi zaten çalışmadın sınava.Şimdi suçu Ayhan abiye atacaksın.Neymiş efendim?Ayhan abinin yazısını okudum.Çok etkisi altında kaldım.O yüzden derslerim kötü gidiyor.Pıışşşııkkkk:)))Yemezler.Buna kankan Erdem bile güler.Ayhan abi yeri gelmişken söyleyeyim.Şevket bu sene dersler konusunda kötü çuvalladı.Bir kulağını çekmenizde fayda var.Unutmadan abi yazı gerçekten çok etkileyici.Çok beğendim.

  7. Şehrazat dedi ki:

    Yazıyı okuyup keyfini sürmeye çalışırken bir yorum bunu bozdu.Emin bey isimli yorumcu başka bir boyuttan baktığını söylemiş.Ama yorumunda sadece yazara değil,aynı zamanda buradaki yüzlerce okurada haksızlık etmiştir.Yazarın üretirken yaşadığı iç süreçleri yok saymış.Nerede ise kafasına tuğla düştü üretti diyecekmiş.Bir defa niye bir yazı illede kişiye özel yazılmış olsun.Yazar kendi hayal dünyasını yazısına aktaramaz mı?Emin bey yorumunda yaptığı Aşık Veysel’den alıntıyla kendi kendisini yalanlamış zaten.Ayhan ayrıca benim bildiğim çok eskiden beri yazar.Dünün yazarı değil.En azından ben on yılı aşkın zamandır okurum kendisin.Rahatsız olduğum bir konuda bende görüş belirtmek istedim.Teşekkürler.

  8. Cemil Sözeri dedi ki:

    Bence burada yazı kadar fotoğrafta önemli.O fotoğraf görmek isteyene çok şey anlatıyor.Fotoğraf yanılmıyorsam ABD büyükelçisini Bodrum kalesinde protesto esnasında alınmış bir kare.Gözler çakmak,çakmak,haykıran bir dil,zaptedilemeyen güç.Tüm bunlar burjuvaziye ve emperyalizme olan haklı kinimizin sembolü gibi durmuş karenin içersinde.Bana sorarsanız afiş olacak bir fotoğraf.Hangi gazeteci arkadaşımızın deklanşöründen çıktıysa eline sağlık kendisinin.Yazıyla fotoğrafta benden önceki yorumcu bir arkadaşın dediği gibi çok uyumlu olmuş.İsyan,direniş,mücadele,aşk duygusunu yitirenlerin hayata dair ne yapacakları bir şey olabilir,nede en ufak bir katkı sunabilirler hayata.

  9. Suna Anka dedi ki:

    Ayhan genel dökülmüş en güzel sözcükler.Ama kalemden değil yürekten düşmüş kağıda.Şiir nasıl biterdi Ayhan?
    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
    Yitirmiş öpücükleri,
    Payı yok, apansız inen akşamlardan,
    Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
    Seni anlatabilsem seni…
    Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum, kapama gözlerini…

  10. Emin Zeydan dedi ki:

    Bu içten ve güzel yazıya espirili bir yorum yazmak istedim.Başıma pişmiş tavuktan beter işler almışım.Ben yorumumda yazar gibi yazabilseydim diye bir öykünmede bulunmak istedim.Ama ne yalancılığım kaldı,nede saygısızlığım.Hatta dile getirmediğim şeyler bana yakıştırılmış.Başa tuğla düşmeler falan gibi.Ayrıca bende sizin kadar okuduğunu anlayabilecek düzeydeyim Şehrazat hanım.Yazar kendi dünyasını paylaşmış yazısında.Hayal ürünü falan değil.Şehrazat hanım madem bu kadar muhkumiyete layık gördünüz beni.Dövseydiniz bari.

  11. Belma Gürzap dedi ki:

    Kimi yorumcu arkadaş fotoğrafları,kimiside yazıyı beğenmiş.Ben her ikisinide beğendim.Zaten dizayn olarakta sözcükler ve kareler birbirine karışmı.Hasan Hüseyin bir şiirinde “Bir oğlum olacak adı temmuz-Sevgide benden deniz-Öfkede benden fırtına” der. Yazıda sayın Karahan deniz olmuş.Fotoğraflarda ise fırtına.Aşkımıza ne kadar denizsek,emperyalist düşmana karşıda fırtına olmalıyız.Çok sevdim yazı ve fotoğrafları.Ayhan arkadaşım Uludere yazınızıda çok beğenmişitim

  12. Gülay Zaferzan dedi ki:

    Ahmet Arif aslında şiirinin o bölümünde aşk için gururunda ayaklar altına alınabileceğini söylemiş.Üstad onu da yapmız.Bu onursuz yaşamak değildir.Yazıdaki öyküyü bilmiyorum.Ama yazan da benzer şeyden söz etmiş anladığım kadarı ile.Hayali bir şey değilse saygı duyarım.Şunu söylemekte fayda var.herkes hakettiği şekilde ve hakettiği kadarını yaşar.Buda benim kadın önsezgim.

  13. Burçak Güngör dedi ki:

    Ah Karahan ah.Keşke içimizdeki devrimi yapabilseydik.Hani derlerya kelin merhemi hesabı.Ama hep kel kalıyor başım gür saçlarıma rağmen.

  14. feride duygun dedi ki:

    İnsanlar ikiye ayrılır.Bir bölümü hazırdaki dört mevsimi yaşar.Diğer bölümü ise beşinci mevsimi arar.Dört mevsimi yaşayanlar zaten standarttır.Bildiğimiz malum her şeyi kabul eden kesimdir.Beşinci mevsimciler ise ütopyayı arar.Dört mevsimcilerin mutlu olma şansları yoktur.Bunlar toplumun yüzde 99’unu oluşturur.Beşinci mevsimi bir kez bulanlar mutluluk denizinde yüserler.Bu yüzden gerçek olan beşinci mevsimdir.Yaşasın beşinci mevsim.

  15. Nadir Akyay dedi ki:

    Beşinci mevsim iki kişiliktir.Tıpkı şairin Aşk İki Kişiliktir demesi gibi.Zaten beşinci mevsimi yakalayanlar aşkıda yakalamış demektir.Yazı insanı düşündürdüğü kadar duygusallaştırıyorda.Ama yazılanlara katılıyorum.İki kişi o elektiriği yakaladı ise aşkıda bulmuşlar demektir.

  16. Şehrazat dedi ki:

    Bir arkadaşıma yazıyı okumasını tavsiye ettim.Arkadaşım bana geri dönerek bir yorumda senin adın geçiyor dedi.Merakla tekrar yazının yorumlarına baktım.Alıngan ve hassas yorumcu Emin bey esmiş,gürlemiş.Ben yorumumda kendisine yalancı ve haksız demişim.Benim yorumumda bu kelimeler geçmediği gibi ima dahi yoktu.Espiri yapmak istemiş.Bence kendisi ikinci yorumunda espiri değil çevir kazı yanmasın yapmış.Sonra yazarın hangi duygularla yazıyı kaleme aldığını söylemiş.Adama sormazlar mı?Yazarken yanındamıydın?Emin beyin 2 yorumunu alt alta okuyunca farkı ve tutarsızlığı zaten görüyoruz.Saygılarımla efendim.

  17. Nami Çakır dedi ki:

    Yorumcular arasındaki polemiği görünce yazıyla ilgili yorum yapmayı sonraya bıraktım.Şu kadarını söyleyeyim yürekle yazılmış, gürül,gürül bir yazı olmuş.Şehrazat hanım haddime değil ama bence Emin beyle polemiği uzatmak onun hoşuna gider.İlk yorumuna baksanıza.Diyorki,bende böyle bir yazı yazardım o zamanda bana methiyeler düzerdiniz.Kendisine methiye düzülsün diye bir insan yazarmı?İkincisi yazıya yönelik bir kıskançlık var.Yazarı önemsizleştirmek istemiş.Ama o zamanda sözcükler eline,klavyesine dolanmış.Bana göre bu polemiği fazla uzatmamak gerek.Ancak size baştan sona hak veriyorum Şehrazat hanım.Bu konudaki haklı ve doğru duyarlılığınızıda anlıyorum.

  18. Zühre Koyunbaba dedi ki:

    Şiir tadında yazılmış yazı ve yorumlar ile burada adeta bir şairler geçidi olmuş..ne güzel o değerli ve yaşarken kıymeti bilinmeyen şairlerimizi burada yad etmek. Şairler deyince büyük usta Nazım Hikmet’ten söz etmemek olmaz. Nazım “Mesele esir düşmekte değil. Teslim olmamakta bütün mesele” der Evet dört mevsim bizi esir alabilir. Ama sorun bizim teslim olmamamızda. Dört mevsime teslim olmayanlar Beşinci Mevsim’e ulaşabilir. İstanbul’da yaşayan bir Bodrumlu olarak böyle güzel yazıların memleketimde yazılmasından çok mutlu oluyorum. Teşekkürler.

  19. ASLI ŞAVKAR dedi ki:

    Ayhan hocam o limon ağacını sevmeyen ölsün:))).En sevdiğim ağaçtır Limon.Tomurcuklanırken ayrı güzel,meyveye durduğunda henüz yeşilken limonlar ayrı güzel,sarardığında bambaşka…Şu aralarda tutturmuşlar limon kansere iyi geliyor diye.Ne gerek var, kanser olmadan sevin değilmi canım ağacı.Böyle dedim diye kimse suratını ekşitmesin.Limon yiyerek ekşisin yüzümüz.Ha bu arada unutmadan söyleyeyim.Rüyasında limon ağacı gören beşinci mevsime kavuşuyormuş.Benden bu kadar.Limon ağacının erdeminin ve görkeminin geri kalanınıda siz bulun arkadaşlar.Sanada teşekkür borcum yok yazar arkadaş limondan dolayı.O güzelliği sen yaratmadın.Sen sadece farkına vardın.Hepsi bu.

  20. Semih Hilalcan dedi ki:

    AŞK İSYANDIR.Aslında yazının bence en önemli verdiği mesaj şu.Aşk isyankar durumda.Aşk zaten isyan eder.Dikkat edildiğinde kurulu koşullarla,dayatılanlarla hesaplaşıyor aşk.Varolan renkler aşk için seçilen renge maviye dönüştürülmüş.Işık yanılsaması denilmiş diğer görünen renkler için.Zaten açık olarak belirtmiş sayın karahan otoriteye kafa tutarım ama aşkın önünde diz çökerim demiş.Burada aşk otoritenin üzerinde bir yere konmuş.Yürekten kopan bir isyan var aşk tanımında.Yazı kıza metin içersinde büyük mesajlar vermiş.Tebrikler.

YORUM YAZ