enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER İLE YÖNETMEK…

08.02.2012
0
A+
A-

Kanun Hükmünde Kararnamelere kulağım alışık olmasına rağmen,son dönemlerde  sıkça duymaya  başladım.Kısa tarifi ile,yasama faaliyetlerinin bir yetki kanununa dayanılarak Bakanlar Kurulu?na  devri anlamına gelen ve kanun hükmünde kararname olarak bilinen bir hukuksal enstrümandır. İstatistiklerde ,Cumhuriyet  tarihinde görülmediği yoğunlukta kullanıldığını ifade ediliyor.

Dünya siyasal tarihine bakıldığında,  KHK?lere Hitler Almanya?sı sürecinde de bolca rastlamak mümkündür. 1933 yılında başlayan kanunla kararname yetkisi,Reichstang Yangını ,Hitlere tam yetkiler tanımak ,federal yapının ortadan kaldırılması,toplama kampları,sendikaların lağvedilmesi.

Tüm bunların sonucunun da toplumların  tarihlerine yaşattıklarını unutmak mümkün değil.

Hükümetlerin KHK?lere ihtiyaç duyması anlaşılmaz bir yaklaşım değildir,anlamak da  zorlandığım kısım sıkça başvurulmasıdır,niye bu dönemde ve parlamenter sistem içinde sıkça KHK?lere ihtiyaç duyulmasıdır?

Yapılan değişiklikler niye kanunlarla değil de  KHK?ler ile yapılıyor?

Hükümet in sayısal ağırlığı varken ,parti disiplini mevcutken,değişimler normal kanunlarla hayata geçirilebilecekken,niye KHK?lere başvuruluyor?

Yapılan değişikliklerin sonuçları anlamında bir fark mı var?

KHK?ler ile hükümet sistemi, parlamenter sistemden  acaba uzaklaşıyor mu?

KHK?lerin,anayasal sınırlar içinde kaldığı sürece hukuksal sonuçları bakımından kanunla aynı anlama geldiğini unutmadan,?kanun? ile ?kararname? arasındaki farkı anlamaya çalışıyorum.Meclis çatısı altındaki partilerin katılacağı müzakerelere açık olarak  çıkarılan bir kanun,kararname adı ile kapalı kapılar ardında ve uyumlu çalışanlar kabinesinden çıkan bir kanundan daha mı fazla yurttaşı temsil etmektedir?

Demokrasiye,parlamenter  sisteme  olan daimi vatandaşlık inancım bu sorulara cevap arıyor.

Dünyada ki,özellikle ABD deki  ekonomik/politik yeni gelişmeleri anlamaya çalıştığımız  veya AB ülkelerinin ekonomik anlamdaki çıkmazları, yakın durmağa çalıştığımız Arap Baharı gelişmeleri,her daim Ortadoğu?nun varlığı ve kendi ülkemizin yaşadığı süreç;acaba tüm bunlar yan yana geldiğinde ülkeme içerde ve dışarıda farklı misyonlar mı yüklüyor da parlamenter sistem içinde KHK ?ler  ile yasa yapım sürecini hızlandırıyoruz.

Veya yukarıda saydıklarımla birlikte  içine girilen olağanüstü bu dönemde başta hukuk rejimi olmak üzere bu olağanüstü durum,kolaylıkla olağanlaştırılmak mı isteniyor?

Çıkartılan kanun hükmünde kararnameler ile,bakanlık kuruluyor,bakanlıklar değiştiriliyor,istisnai personel rejimleri düzenleniyor,idari teşkilatlara her kademede yenilikler,koruma ve planlama hukukunda  değişikler getiriliyor.

Ben bir sivil toplum kuruluşunun gönüllüsü olarak KHK?lere, kendi ilgi alanım olan çevreci kimliğim ile bakmak  istiyorum.

Örneğin  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki,

 *KHK?nın geçici 6 maddesi ile ,doğal sit alanı ve tabiat varlıklarına ilişkin her türlü belgenin,bu varlıkların ?statülerinin yeniden değerlendirilmesi için? Çevre ve Şehircilik bakanlığına devredileceğini de düzenledi.Bu alanların mevcut statülerinin devam edip etmeyeceğine karar veren bakanlığın bu alanlarda tespit,onay,değişiklik yapabileceği,yapılaşmaya karar verebileceği ve planlarının da bakanlık tarafından hazırlanacağını düzenliyor.

Ayrıca,

Tabiat varlıkları,doğal sit alanları  ile özel çevre koruma bölgelerine ilişkin ? her türlü tasarrufta bulunmak,işletmek,işlettirmek ve kullanım izinlerini vermek,korunan alanlara ilişkin insan ve finansman kaynağı sağlamak? görevine sahip olduğunu da,Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 8 Eylül tarihli 2011/5 sayılı genelgesi ile uygulamaya koyuluyor.

*KHK?nin 13/a maddesi ile, orman alanlarının dışında kalan   korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıklarının,koruma alanlarının ve doğa alanlarının tahsis edilmesine ilişkin yetkiler;tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit,tescil,onay ,değişiklik ve ilanına dair usul ve esaslarının belirlenmesi yetkileri;milli parklar,tabiat parkları,tabiat anıtları,doğal sit alanları,özel çevre koruma bölgelerinde kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararları alma yetkisi  Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığına  hitap eden, KHK?lerin sadece bu iki örneğine bakarak,

Orman dan ve sudan arındırılmış bir bakanlık adı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,

Yıllardır Kültür ve Turizm Bakanlığı?nda olduğu gibi,sermaye ile daha kolay entegre olabilen turizm faaliyetleri içinde kültür hizmetlerinin içine düştüğü durumun bir benzerinin, Orman ve Su İşleri/Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ekseninde  şehircilik adına başta ormanların ve suyun içine düşebileceği  varlık kayıpları ile yaşanması,

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma kanun tasarısı içinde olan,Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurullarının birbirinden ayrılması,kurul yapılarının ve çalışma usullerinin değiştirilmesi,eski kurulların lağvedilmesi. Ve ayrı genel müdürlükler oluşturulması,

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve koruma kurullarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlanması,yeni bir koruma düzeninin kurulması,

Koruma hukukunda sıkça kullanılan koruma/kullanma dengesi dahi bir kenara bırakılarak,kurul yapıları korumaktan ziyade varlıkların piyasalaştırılmasını sağlayacak yapılara getirilmesi,

Ve bu değişiklikler ile,adeta hadi hayırlısı diyerek!

Hiç gecikmeden,beklemeden ,ilk olarak hidroelektrik santrallerine karşı mücadele edenlerin önüne çıkartılması.Doğal sit alanlı kararlarını hukuki bir dayanak olarak kullanıp yürütmeyi durdurma kararını  başaran çevrecilerin önüne,  ?artık yeni bakanlığın yetkileri?  konularak faaliyeti durdurma kararlarının geri alınması  ile  de yasa yaşamaya başlatıldı.

Ülke topraklarımın altına-üstüne  ait doğal varlıklarımızın  başına şimdiye kadar ne geldiyse hep bu yasal düzenlemelerden geldi,halen de gelmeye devam ediyor.

Şimdide yeni bir yasal  düzenleme ile karşı karşıyayız,yeni bakanlıklar,yeni  müdürlükler, kurullar, koruma istemleri, şekilleri önümüzde duruyor.

İşte size bu noktada koruma istemleri, şekilleri derken KHK?lerin getirdiği bir anlayış örneği daha;

*KHK?nin 12 maddesi ile ,Çevre ve Şehircilik Bakanlığı?nın Merkezi Hizmetler Genel Müdürlüğü adı altında kurulan müdürlüğü,Meslek Odalarına ait mevcut pek çok yetkiyi bünyesinde toplayarak bu özerkliği adeta budamıştır.TMMOB?ye bağlı pek çok odanın anayasadan güç aldığı  unutulmamalıdır.

Yaşadığım yer olan Bodrum yarımadasında bile görülen yapılaşma,yeni yeni binalar,alışveriş merkezlerinin yapılması büyük şehirlerde şaşırtıcı boyutlara ulaşmıştır.Niye bu kadar yapılaşma,ihtiyacımız var mı sorularıyla inşaat sektörünü/üretimini sorgulatmaktadır. Ekonomik krizlerin aşılmasında inşaat sektörüne sarılmak ve bu sektörü kurtarıcı olarak görmek daha öncede yaşandı ülkemde.Gerek dışarıda, gerekse içerde ekonomik sıkıntılı bir dönemin yaşandığı günümüzde bu sektörü kullanmak kurtulmanın bir yolu olarak da görülebilir.

İşte yine tam bu noktada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki KHK?nin görevler başlığını taşıyan hükmünde çevre ile ilgili görevlerin ancak 3 bend,inşaatlaşma,planlama,şehirleşme ile ilgili 11 bend bulunması düşündürücüdür.

Hemen akıllara ?yinemi? sorusu gelmektedir.Düzenlenen yeni yasalar ile, çevrenin ve ona ait olan tüm doğal varlıklarımız bir kez daha  tehlike altına mı giriyor sorusu,  konuyla ilgili KHK?lerin  içeriğine bakıldığında evet yanıtını bulmaktadır.

Alışveriş merkezleri,TOKİ de ihaleler,otoyol,tünel,üstgeçitler ile  günü kurtarmak , hele ekonomik krizleri fırsata dönüştürmeyi sağlamak adına doğal varlıklarımızı tehlikeye atmak,azaltmak,yok etmek hele bunun yasalar ile gerçekleştirilmesini kabul etmek mümkün değildir.

Yakın gelecekte Türkiye  genç nüfusa sahip olacak  ilk ülkeler arasında yer alacaktır.Bu topraklar üzerindeki genç nesil bunun hesabını bizden sormayacak mıdır? Bence şimdilerde sormaya  başladılar bile.

Gençlik gelecektir.

Daha güçlü ekonomik,politik,kültürel,sosyal yaşamların  daha da güçlü kültür ve tabiat varlıklarımızı kucaklayan topraklar üzerinde var olacağı mutlak geleceğimiz adına unutulmamalıdır.

Aciclovir without prescription purchase Lithium buy Dapoxetine [email protected]

 

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.