Bodrum Gündem

Kahraman Bakkal Ali Durmaz?

Kahraman Bakkal Ali Durmaz?
25.09.2013
0
A+
A-

Bodrum geçmişten buyana kültürel dokusu ile dikkat çeken bir kasabadır. Geçmişten gelen bu kültür dokusu gün geçtikçe değişiyor ve söylemek zor olsa da yozlaşıyor. Çünkü Bodrum?a gelenler, buranın kültürünü benimsemek yerine, beraberinde kendi yörelerinin kültürünü Bodrum?a dayatmaya çalışıyor. Örneğin ?Mavi Yolculuk? balık ile birlikte markadır, lakin artık kebaplı mavi turlar baskın geliyor. Üzerine büyük sermaye de Bodrum kültür dokusunu ve ali durmaz bakkal (3)ekonomik düzenini yerle bir ediyor. İşte bu ve buna benzer olumsuzlukların yanında çöllerdeki vaha misali birkaç Bodrumlu, bu vahşi değişime inadına karşı duruyor.

YK-Enerji-14062024
YK-Enerji-14062024
previous arrow
next arrow

2 metreye yaklaşan boyu ile 150 kiloluk dev gibi bir adam Ali Durmaz.

Bu kontrolsüz değişime karşı inatla karşı duranlardan biri olan Ali Durmaz, dedesinden kalan 100 yıllık bakkalı ağabeyi ve annesi ile yeniden faaliyete geçirdi. Bahçelerinde yetiştirdikleri sebze meyveyi satıyorlar bu bakkalda. Özlediğiniz beklediğiniz keçi peynirinin tadını, zeytinyağının kalitesini, tereyağındaki dağ kokusunu burada bulabileceksiniz. O mis gibi kokan lezzetli domatesi, çıtır çıtır biberi, salatalığı da burada bulabilirsiniz, lakin sabah en geç 10:00?a kadar. Çünkü sadece kendi ürettiklerini sunuyor müşterilerine.

Genç dev adam Ali Durmaz siyasetinde içinde aynı Bodrum?un ikinci belediye başkanı olan Mahmut Reis gibi. Mahallenin sorunları ile birebir ilgileniyor, gerektiğinde dilekçe yazıyor, imza topluyor. Bodrum sorunlarına ve geleceğine dair mücadelesini hiç ama hiç bırakmıyor.

Bu söyleşiyi okuduğunuzda bu dev adam, kimi zaman anımsadığımız belki de çoktan unuttuğumuz bir anlayışı, bir insanı anımsatıyor; yani Bakkal Amcayı?

Röportaj:Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem-Eylül 2013

?1982 yılında dünyaya geldim. Halk dilinde Mamdires (Mahmut Reis-Bodrum?un ikinci belediye başkanıdır) sülalesinden geldiğimi söylerler. Eski çeşme mahallesindeyiz doğma büyüme. Bu dükkan da atalarımızdan, dedelerimizden kalma. Şimdi Konacıkta oturuyoruz.  Çocukken bu antik tiyatronun tepesine beş altı kere iner çıkardık. Elmacık deriz biz, saka kuşu yakalardık. Okuldan çıkınca kuş avlamaya giderdik. Cumhuriyet İlkokulunun önü plaj, okula girmeden evvel misinayı atardık, öğlen balıkları toplar giderdik eve. Marina yoktu evvelden. Güzel bir çocukluk yaşadık. Cuma okul bitince Bitez?e giderdik, anneannemin yanına. Deniz, doğa bunlar vazgeçilmezlerimizdendi. Gerçi hala öyle ama bırakmıyorlar bize artık, işgal ettiler, kendi memleketimizde bize yasak oldu kıyılarımız.?

ali durmaz bakkal (5)Bu konuşmalara baktığınızda 70 ve üzeri Bodrumlular ile yaptığımız söyleşilere ne kadar çok benziyor değil mi? Çünkü ilk çocukluk günlerinde başlamış Bodrum?daki değişim.

?Bodrumun değişimini göremedik bile. 1994?lerde patladı gitti.?

Hacı Ali Çavuş anne tarafından dedesi. Dedesini çok anlatıyor Ali Durmaz. Onun yaşam felsefesine hayran.

?Bodrumun ilk tamircilerinden, kafası çalışan adammış. O zamanların entelektüel kesimi.  Motorla iki kişi gezerlermiş sırtta tüfek ava giderlermiş. Fransa?dan, Almanya?dan misafirler gelirmiş onlara, domuz vurulurmuş pişirilirmiş. Ben tanımıyorum zaten sadece söylenenlerden biliyorum. Anneannem anlatır,ömrü uzun olsun sağ şu an, sağlığı da yerinde,  turp gibi.?

Bu bakkal dükkanı yüz yıllık bir dükkan. Lakin Ali Durmaz öyle bir esnaf ki, inanılmaz. Çok alışık olmadığınız bir felsefe ile işletiyor, çok memnun bereketli diyor. O bir misyon yüklenmiş ve onu gerçekleştiriyor. Geçmişin esnaflık anlayışını bu güne taşımak.

?Hedef zaten bu. Dedeler bize bırakmış. Ama sadece mal mülk değil, anlayışlarını da, felsefelerini de bırakmışlar bize.Bir yerlerden de biz başlayacağız bu işlere. Para kazanmak gibi bir niyetimiz yok ama kazanıyoruz yeteri kadar. Önemli olan bereketi. Benim için en önemli şey maneviyattır. En önemlisi o. Biz Bodrum?u nasıl bulduysak, doğmamız çocuğumuz için de öyle bırakmamız lazım.?

ali durmaz bakkal (10)Burayı eski anlayışı ile birlikte açmanızın amacı ne?

Burayı yapmamızda ki amaç insanımıza faydamız olsun, herkes temiz sağlıklı gıdalar kullansın. Biliyorsunuz son günlerde her yerde tarım ilaçları dolu. 1990 doğumlular eski tatları bilmiyorlar. Bizim bahçemiz Konacık?ta. Bitez?de de var. İki tarafta da badem zeytin, domates, biber, patlıcan kendimize üretiyoruz, fazlasını dükkana getiriyoruz. İki kardeşiz bir ağabeyim birde annem. Toprakla uğraşınca insan gençleşir. Doğa ile haşır, neşir  olunca hisler güçlenir. Dağdaki keçiyi yönetiyorsan, insanı hayli hayli yönetebilirsin o zaman.?                       

Bodrum Gündem vasıtası ile sizin yeri tarif edelim.

?Yeniköy caminin yanındayız, Turgutreis caddesi üzerinde. İnsanlar gönül rahatlığı ile alıp yesinler kendimizin yediği ürünleri satıyoruz. Eski tohumlardan üretiyoruz. Bazen yetmiyor dışarıdan alıyoruz ama alırken de özen gösteriyoruz, her yerden almıyoruz. Zeytin yağımız var, keçi peynirimiz var. Bal var. Gambille tavası. Zeytinyağı sabun çeşitlerimiz ve dibekte kahve. Sünger de var.  Sünger yıkanmak için kullanıyor insanlar onu. Temizlikte de kullanabilirsiniz. Süngerin özelliği bakterinin üzerinde durmaması, yıkandığın zaman olay bitti.?

Siz gelenleri müşteriniz gibi değil de misafiriniz gibi karşılıyorsunuz. İnsanlar bunu unuttular, şaşırıyorlar.

?Dükkana birisi geldiği zaman bir şey almasına gerek yok, gezebilir, oturabilir, çay kahve içebilir. Esnaf aileden geldiğimiz için genlerimize işlemiş. Üç lira zarar etmeniz ile kar etmeniz arasında fark yok. On tane karpuzun bir tane kötüsünü verdiğiniz zaman iyilerde gider arada. Biz her şeyi zamanı gelince mevsimi gelince dükkanımıza koyuyoruz. Sera, turfanda olmaz. Domates zamanı domates, pırasa zamanı, pırasa. Pırasa zamanında domates satmak yok. Kendim yemeyeceğim şeyi millete hayatta yedirmem. Gönül rahatlığı ile satmak lazım.?

ali durmaz bakkal (7)Bir hayaliniz daha var sizin. Ali dedenizin arabasını çalışabilir hale getirmek.

?Ali dedem annemin babasının, Mercury eski dört kapılı bir aracı var. Üzerinde kurşun delikleri var, onlara dokunmayacağım aynen kalacak o delikler. Onu yapıp, Pazar günleri gezeceğiz. Ali dedemin anısını öyle canlandıracağız. Hedefte o var. Amerikan versiyonu bu araç. Sıralı sekiz silindirli. Otuz senedir güneşin yağmurun altında ama halen kromlarına bakıp saçınızı tarayabilirsiniz. Eskiler öyle araba yapmış. Şimdi emperyalist sistem gelince, altıncı sene arabalara binemiyorsunuz. İşte o araçla dedemin yaptığı gibi Bodrum sokaklarında gezeceğiz. Tayyip benzini ucuzlatırsa, sadece Pazar değil her gün gezerim.?

İşte 2 metrelik 150 kiloluk dev adam kocaman sermayelere böyle kafa tutuyor. Onun gücü saflığından, kocaman gövdesindeki temiz yüreğinden ve geçmişe olan saygısından geliyor. Hırslarından, kötü tutkularından arınmış mütevazi  dev bir adam Ali Durmaz?

Buy Prozac
.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

  1. emel dedi ki:

    2 hafta önce döndüğüm ve gördüğüm Bodrum kültürü;

    Normalde yarım porsiyon sayılması gereken ama bir porsiyon diye masanıza gelen her yemek en az 20 tl. Buna tüm lokantalar ama tüm lokantalar ve her çeşit yiyecek (pide, kebap, balık, meze, döner, ev yemeği hepsi) ağız birliği etmişçesine dahil. Marketler hatta Türkiye çapındaki tüm marketler pahalı, en az %30 fiyat farkı var. Hediyelik eşyalar da %40 oranında tüm tatil yörelerinden pahalı. Halk gelen turisti söğüşleme derdinde, elin mahkum havası mevcut, Organik ürünleri değil almak el sürmek bile yürek ister. Otelleri özensiz, otel fiyatına pansiyonda kalınıyor. Alkollü yemek 2 kişi 300 civarı, tabi ölçe tarta yerseniz. Kısaca Bodrum kültürünü ben göremedim, gören olduğunu da sanmıyorum.