enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

BİR MARMARİS GÜNLÜĞÜ / Nuran Yüksel yazıları…

nuran-yüksel-bodrum-gündem-yazıları-marmaris

8 Ocak Pazar günü, ayaz bir Bodrum sabahında yollara düştük. Bizim gibi Muğla’nın tüm ilçelerinden gelen STK’ların temsilcileriyle Marmaris’te buluştuk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Muğla için hazırladığı ancak henüz resmileşmeyen projesine karşı haklı itirazlarımızın sesini güçlendirmek için bir araya gelmiştik.

Bodrum un henüz alt yapısı bitmeden (su, katı atık, arıtma) planlar yapılmadan bir tek çivinin dahi çakılmaması gerekirken dayatılan planlama, bizde olduğu gibi tüm diğer ilçelerde ki düşünülenlerin sonunda duyarlı insanları hareketlendirmişti.

30 yıl önce Sadun Bora, Can Pulak’ın çok özel çabalarıyla özel çevre koruma bölgesi ilan edilen bölgemizdeki yerler, bu planlamayla tamamen değişiyor.  ÖÇK ile “Yavaş Kent” ilan edilen Akyaka  sulak alanının imara açılarak, bu muhteşem ovanın Marmaris merkezine benzeyeceğini düşünmek bile istemiyoruz. Göcek, Hisarönü, Knidos için planlananlarla, hayal edebildiklerimiz ile neredeyse aklımız çıkıyor. Turizm gelirlerinin %20 sini, bununda %80’inin Muğla kıyılarından geldiğini bilerek sessiz kalmak topraklarımıza ve yaşam alanlarımıza ihanet etmek demektir.

MUÇEP (Muğla Çevre Platformu )kendilerinin ve çocuklarının yaşam alanlarının katledilmesi anlamına gelen bu planın gerçekleşmesine ve bölgemizdeki bundan sonrada gerçekleşmesi düşünülen her türlü tahribata karşı birlikte mücadele etmek üzere kurulmuştur.

Diyoruz ki; doğayı yok etmek sadece insanları değil, tüm canlıları yok etmektir. Kısaca geleceğimizi yok etmektir. İnançla, coşkuyla, bilgi ve bilinçle MUÇEP in güçlenmesini diliyorum.

9 Ocak sabahı, 40 yıllık dostlarımızın Kızılyaka’daki çiftliklerinde gün doğarken uyandım. Gökova’nın o muhteşem manzarası önünde bir kez daha saygıyla, inançla, tutkuyla eğildim. Yaprakları dökülmüş, ceviz, kayısı, şeftali ağaçları arasındaki narenciyelerin turuncu ve yeşilin muhabbetini resmedebilmeyi çok isterdim. Henüz yeni doğmuş kuzunun sesi, diğer kuzuların, tavukların, hindilerin sesleri arasında kayboluyordu.

Evet… Kızılyaka’da hayat vardı, heyecan vardı. Unutulmayan dostlar ve anılar vardı. Sevgi vardı, aşk vardı. Her şeye rağmen umut vardı. Ülkem, sevdiklerim, vazgeçmeyeceğim değerlerim için umutlarımı, her şeye rağmen çoğaltmaya devam ediyordum.

Öğleden sonra iki yıldır inmediğim Marmaris merkezin de dolaştık.  Çarşı Bodrum’a göre çok daha hareketliydi. Çakmacıların olduğu kapalı çarşı hariç hemen hemen tüm kepenkler açıktı. Benim çocukluğumdaki Marmaris’i ve çarşıyı elbette artık görmem mümkün değildi. Uzun süredir İzmir’in Karşıyaka sına benzemeye çalışan, şehirleşme yolunda büyüyen bir Marmaris sonunda şehirleşmişti. Elbette mutlu değildim. Ancak Marmarisliler artık hiçbir alt yapı sorunlarının kalmadığı için memnundular.  Yerel yönetimin seçim sonrası tüm dere yataklarında yaptıkları ıslah çalışmalarıyla, artık su baskınlarından kurtulduklarını söylüyorlardı. Sahil boyunca kaldırılan büfelerin işgal alanları düzenlenerek halka açık hale getirme ve anayola paralel bisiklet yolunun yapımı hızla sürüyordu. Ana ve ara yollardaki asfalt, parke yol çalışmaları çok başarılıydı. Yollar adeta bizdekinin aksine yağ gibi kayıyordu.

Merkez çarşı içindeki “sevgi yolu” nda yürürken bir an kendimi Eskişehir de hissettim. Başkan Ali Acar’ın, Sayın Büyükerşen’den esinlendiği çok belliydi. Restore edilen, yenilenen, en azından boyanan işyerlerinin arasındaki sevgi yolunda refüj, peyzaj alanlarına konan heykel ve görsel çalışmaları çok beğendim. Marmaris’in ortasındaki çirkin grosmarket, cesurca yıkılarak büyük bir meydan ve halkın huzur bulacağı çok güzel bir park haline getirilmiş.

Marmaris çarşısında gezerken daha önce açılışını duymadığım bir işyerini görünce adeta çarpıldım. Tabelada “Kapurcuk Kültür Ve Gastronomi Evi-Geçmişe Saygı, Geleceğe Selam” yazıyordu. Marmaris’in tarihini, kültürünü ve birikimlerini, yerli ve dışarıdan gelenlere aktarmak için geliştirilen bir proje ete kemiğe bürünmüş olarak karşımdaydı. Nasıl heyecanlandım anlatamam. Çok mutlu olmama rağmen, adeta kıskançlıktan çatlayacak gibiydim. Nasıl kıskanmam? Yıllardır Bodrum için hayalini kurduğum ve emek verdiğim projenin küçük bir örneği karşımdaydı.

İçerisi adeta müze gibiydi.  Geçmişine saygı duyan, değer veren, gelecek adına söylenecek sözü olan herkesin burayı görmesini ve destek vermesini öneriyorum ve ancak çekebildiğim fotoğrafları okuyucularla paylaşıyorum.

Kapurcuk Kültür ve Gastronomi Evinin belediye destekli yapıldığını düşünürken, tamamen bir şahıs projesi olduğunu öğrendiğimde çok daha mutlu olmuştum. Çalışanlardan şahsın telefon numarasını alıp kutlamak ve teşekkür etmek için hemen aradım. Karşımda ki ses yeni nesillere Marmaris’in ruhunu aktarmak ve bu ruhun gelişmesine katkı sağlamak amacıyla, çocuklarımıza ışık olabilmek adına yaptığını söylüyordu. Ayrıca turistlik ve özgün yerlerden beklenenlerin artık değiştiğini turizmle ilgilenenler olarak görüyorduk. Yerel kültürü yansıtan işletmelerin yerli ve yabancı turistler için bir çekicilik yaratabileceği tartışılmaz önemdeydi.

Bu bilinç ve anlayış içinde hareket ederek, bu tür ticari oluşumlara öncülük eden Mehmet Baysal’ı yürekten kutluyorum. Ayrıca kimdir Mehmet Baysal diye araştırdığımda, Marmaris Ticaret Odası Başkanı olduğunu öğrenmem umutlarımı bir kez daha çoğalttı.

Kapurcuk Kültür Evinin alt kattaki kafe bölümünde çaylarımızı yudumlarken, yanında tadımlık yediğimiz Marmaris kurabiyesi, susamlı ballı kıyam, parmak tatlısının lezzetiyle zaman tünelinde uzanmıştım çocukluğumun Marmaris’ine.

Sizlerde Marmaris’e gittiğinizde sakın uğramadan dönmeyin Kapurcuk’a. Destek olalım, sahip çıkalım değerlerini koruyanlara, geleceğe taşımaya çalışanlara. En azından Marmaris çam kolonyasından, ballı keçiboynuzlu güllü yer fıstıklı kapurcuk lokumundan dostlarımız ile paylaşmak için alalım. Teşekkürler Marmaris’i Marmaris yapan, Bodrum’u Bodrum yapan değerler.

Bugüne ve geleceğe dair sözü olanların geçmişe saygı duymaları sahip çıkmaları, sözde değil, özde olmalıdır…

Kapurcuk Kültür Ve Gastronomi Evi projesini hayatın içine koyan Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mehmet Baysal’ın projesinin tüm yöneticilere, odalara ve ticaret insanlarına örnek olarak çoğalmasını diliyorum…

Bodrum/10 Ocak 2017

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.