KANLI KUR’AN Yılmaz Bozkurt Yazıları

Yılmaz Bozkurt
Yılmaz Bozkurt
  • 01.07.2020
  • 5.508 kez okundu

Eski Muğla Grubu için tarihi fotoğraf toplama çalışması sırasında Ali Sayman’ın getirmiş olduğu bir çoğu 1920’li ve 1930’lu yıllara ait değerli tarihi fotoğrafların yanındaki mumlu beze (muşamba) sarılı bir cep Kuran’ı Kerim’i beni darmadağın etti.

Bu cep Kuran’ı  Kerim’inden etkilenmemi sağlayan neden, bezinin bazı yerlerindeki yüz kusur yıllık kan lekeleriydi. Çünkü bu Kur’an Yemen’de, Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda Muğlalı  gazimizin göğüs cebinde yer alan bir cep Kuran’ı Kerim’iydi. Bu yüzden bu  Kur’an da ilk olarak “Ah o, Yemen’dir, suyu çemendir/Giden gelmiyor acep nedendir” ağıtını gördüm.

Yemen 20.Yüzyılın başında Osmanlı Devleti’nin en uzak eyaletlerinden biriydi. Oraya gidebilmek için dağları, çölleri ve denizleri aşmak gerekiyordu. Gidenler ya Yemen yolunda, ya Yemen’de savaşırken ya da dönüş yolunda can veriyordu.

Yemen gazimizin kanını taşıyan bu Kur’an ‘da Huş Kalesi’nden su almak için aşağıya inen askeri birliğimizin şehadetini gördüm. ”En kötü ölüm susuzluktan ölmektir” diyen gazilerimizi gördüm. At pisliklerinin içinde yemek için arpa taneleri arayan askerlerimizi gördüm. ”Kavm-i necip (peygamber kavmi) olarak adlandırdığımız, ”din kardeşimiz” Arapların ihanetini gördüm. Bu Kuran’da hem Yemen’e gidişte, hem Yemen’de; hem de dönüş yolunda onlarca badireyi atlatıp sağ salim vatanına dönebilen gazilerimizin sevincini gördüm.

Bu Kur’an Yemen’den sonra Çanakkale’de de savaşmış, vücudu şarapnel parçalarıyla dolu olarak, günlerce ölümle pençeleşmiş, aldığı yaralardan akan kanlar sonucu göğüs cebindeki Kur’an bezi al renge boyanmış Yemen , Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı gazimiz Ali Sayman’a aitti.

Bu Kuran’da “Çanakkale içinde vurdular beni/ Ölmeden mezara koydular beni” ağıtını gördüm. Çanakkale’de “Sizlere savaşmayı değil ,ölmeyi emrediyorum “diyen komutanımızı ve gözü kapalı mermilerin önüne atlayan  kınalı kuzularımızı gördüm. Bu Kuran’da Kanlısırtta, Bomba Sırtı’nda, Kirte’de, Kerevizdere’de, Anafartalar’a, Conkbayırı’nda, Kabatepe’de, Morto Koyu’nda can veren binlerce Mehmetçiğimizi gördüm.

Bu Kur’an da metre kareye 6.000 merminin düştüğü, mermilerin birbirleriyle havada çarpıştığı  Çanakkale can pazarını gördüm. Bu Kuran’da Çanakkale’deki insanların feryatlarını, son nefesini veren askerlerimizle birlikte “su! su!” diye inleyen yaralı askerlerimizi gördüm.

Bu Kuran’da ,22 gün 22 gece devam eden ,Mustafa Kemal’in “hattı Müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” dediği Sakarya Muharebesi’ni gördüm. Mangal Dağı’nda, Duatepe’de, Türbetepe’de toz duman içinde düşmanla göğüs  göğüse  ölümüne savaşan kahraman askerlerimizi gördüm.

Bu Kuran’da düşmanı kovalayan süvarilerimizi, İsmet Tayyaresi’ni ve kahraman havacılarımızı gördüm. Günlerce, gündüz saklanıp, gece yürüyüşü yaparak Polatlı’dan Haymana’ya gidip düşmanı yanıltan askerlerimizi gördüm.

Bu Kuran’da bandaja sarılı kırık kaburgalarıyla ölümü göze alıp savaşı yöneten “Başkomutan Mustafa Kemal”i gördüm.

Bu Kuran’da Büyük Taarruz’da Başkomutan’ın “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz”dir emri üzerine düşmanı kovalayan askerlerimizi ve düşmana ölüm kusturan topçularımızı gördüm. Dumlupınar’da düşmanı bozguna uğratan yiğitlerimizi gördüm.

Bu Kuran’da dokuz gün ,dokuz gece düşmanı kovalayıp İzmir’de denize döken  kahraman süvarilerimizi gördüm.

Bu Kuran’da 1884 doğumlu, Yemen, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı gazimiz Muğlalı Hacı Şükrü oğlu Ali Sayman’ın kanını gördüm. Yıllarca bu vatan için mücadele etmiş, çocuklarına ve torunlarına şerefli bir ad ve geçmiş bırakmış bir kahramanımızı gördüm. Muğla arastasında semercilik yapan ve 1961 yılında vefat eden “Semerci Ali”yi gördüm.

Başta Ali Sayman gazimiz ve amcam rahmetli  olmak üzere bu vatan için can veren, bu vatan için kanını akıtan. Bu vatan için  mücadele eden tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Hayattaki gazilerimize de uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. Vatan sizlere minnettardır.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
YORUM YAZ