Ayak İzlerini Sürdürenler – Dr.Metin Aycıl Bodrum Gündem yazıları…

Dr. Metin Aycıl
Dr. Metin Aycıl
  • 13.11.2020
  • 1.629 kez okundu

Rockefeller Hanedanlığı

İnsanların sadece yüzde ikisi değişimin öncüsü olabiliyorlar.

Geriye kalanlar ise, ya değişime ağır ağır uyum sağlarlar

ya da değişime direnirler.

Peki, bu yüzde ikilik öncü gruba dâhil olmak için ne yapmak gerekir?

Onlardan birisi olmaya karar verin, hepsi bu kadar.

John C. MAXWELL

1987 yılının yaz aylarıydı.  Arkadaşlarımızla çalışırken, İngilizce olarak yayınlanan Business Week dergisinin bir sayısı,  oldukça üst düzey bir büyüğümüz tarafından, tercüme edilmesi için ofisimize gönderildi.  Derginin başlığında şu yazıyordu:  Is This The End of A Dynasty? Bunun Türkçesi şu anlama geliyor: Bu Bir Hanedanlığın Sonu mu?

Söz konusu edilen, John D. Rockefeller (1839-1937) tarafından kurulan “Rockefeller Hanedanlığı” idi. Buradan hareketle, aile şirketlerinin üçüncü kuşaktan sonra, büyük ölçüde varlıklarını sürdüremedikleri yazıyordu. Benim çalıştığım Topluluk, o sıralarda ikinci kuşak tarafından yönetiliyordu. Günümüzde üçüncü kuşak tarafından başarıyla yönetilen Topluluk, Dünya çapında başarılar sergilemektedir.

Geçen yazımda,  başarılı olmuş ilk kuşaklardan sonra gelenlerin de başarıları sürdürebildiklerinden ve hatta çok daha ileriye taşıdıklarından söz etmiş ve bir dahaki yazımda bunlara değineceğimi ifade etmiştim.

Bunun üzerine, yakın bir dostum benimle bir istatistik paylaştı; istatistiğin kaynağı; www.growwire.com › taking-over-family-business. Buna göre; aile şirketlerinin %30’u ikinci kuşağa, %12’si üçüncü kuşağa ve ancak %3 civarında da dördüncü ve daha ileri kuşaklara intikal edebiliyor.

Geçen yazımda da belirttiğim gibi, ben bu istatistiklerle çok ilgilenmiyorum. Benim işaret ettiğim, “Başarılı İnsanlar” ve onların ayak izlerinin takibi.

Business Week dergisinin konu aldığı ve ‘kaygılandığı’ Rockefeller hanedanlığı ise bugün hâlâ varlığını sürdürüyor. Hanedanlık, altıncı kuşak tarafından kurulan bir vakıf tarafından yönetilmektedir ve 2015 verilerine göre ABD’nin 39’uncu büyük vakfıdır. 2016 itibarıyla toplam varlık değeri 4.1 Milyar Dolar’dır.

Demek ki, araştırmacılar, Rockefeller ailesi için, aileden daha fazla kaygılanmışlar. Şu güzel atasözü geldi aklıma: Zenginin Parası Züğürdün Çenesini Yorar.

Ülkemizde de, sınırları aşan başarılara sahip şirketlerimiz, kaç kuşaktır varlıklarını sürdürüyorlar. Bunların sayıları bugün için çok olmayabilir. Doksan yedi yıllık bir Cumhuriyet olduğumuz düşünülürse, bu sayıların daha da artacağına inancım tamdır.  Cumhuriyetimizin bize sağladığı kazanımlar çok büyük.  Her alanda; özgüvenli, başarılı ve dünya yurttaşı nesiller yetiştirdik ve yetiştiriyoruz. Tabii ki zorluklarımız var, her zaman da olabilir; ancak heyecanımız fazlasıyla büyük. İyimser olmamız için çok sayıda nedenimiz var.

Bizlere heyecan veren, bugün ülkemizde altıncı kuşağının işe başladığı Ali Muhittin Hacı Bekir şirketine değinmeden geçmek olmaz diye düşünüyorum.

1777 yılında, Kastamonu’nun Araç ilçesinden İstanbul’a gelen Ali Muhittin Hacı Bekir tarafından kurulan bu şirketin, üçüncü yüzyılının yolcuğu hepimizin gururudur. Avrupa’da ve ABD’de birçok ödüller kazanan şirket, Turkish Delight söylemini dünyaya ezberletmiştir. Şirketin; Amerika, Avrupa, Japonya, Güney Afrika ve Mısır’da temsilcilikleri bulunmaktadır. Üçüncü yüzyıl yolculuğunda olan şirket sayısı, küresel boyutta da çok değildir.

Şunu düşünmeden edemiyorum: “Yıl 1977. Kastamonu’nun Araç’ı nire, ABD, Japonya, … nire?

Ne güzel söylemiş Aziz Augustinus (354-430):

İnanç, henüz gerçekleşmemiş olan hayallerimize inanmaktır. Bunun mükâfatı da, hayallerimizin gerçekleşmesidir.

Unutmayalım ki:

Büyük başarılar, büyük hayallerden doğar.

Walt Disney’in dediği gibi:

Hayal edebiliyorsanız, yapabilirsiniz de.

Devraldıkları mirası, bugün daha değerli hâle getiren yeni kuşaklara büyük saygı duyuyorum ve başarılarının büyümesini ve gelecek nesillere aktarılmasını diliyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Fevziye AKÖZ dedi ki:

    Hep dediğiniz gibi iflâh olmaz iyimserliğiniz bu yazınızda da hissediliyor. Iyi ki iyimsersiniz, iyi ki yazıyorsunuz. Yeni yazılarınızı okumak dileğiyle..

  2. Fevziye AKÖZ dedi ki:

    Hep dediğiniz gibi iflâh olmaz iyimserliginiz bu yazınızda da hissediliyor. Iyimser yazılarınızı okumak dileğiyle…

    1. Mein Aycıl dedi ki:

      Teşekkür ederim Sevgili Fevziye Hocam..

YORUM YAZ