enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Bodrum’dan dünyaya açılan kapınız; “BODRUM CARGO”

Bodrum’dan dünyaya açılan kapınız; “BODRUM CARGO”
Spread the love

Tuba Kadik; girişimci, azimli, hedefleri olan genç bir kadın. İstanbul’da yaşadığı yoğun iş ortamından sıyrılıp, nefes almak için geldiği Bodrum’da, 16 yıl boyunca erkek hakimiyetinin yüksek olduğu kargo sektöründe elde ettiği başarı ve deneyim ile Bodrum’dan farkındalık yaratmayı amaçlıyor…

Çiçek Bozoğlu BG Dergi Söyleşileri

Zor bir sektörde (kargo sektörü) çalışmayı seçen bir kadın girişimci olarak, bize kendinizden bahseder misiniz?

-1974 İstanbul doğumluyum. 2003 yılında kargo sektöründe işe başladım. İşe ilk başladığım dönemlerde kargoculuğun bana göre olmadığını düşünüyor, nasıl devam edeceğimi bilemiyordum ama para kazanmam gerekiyordu ve bu işi yapmak zorundaydım. Halbuki kişiliğime çok ters düşen bir meslekti ama ben bir profesyoneldim ve işin gerektirdiklerini en iyi şekilde gerçekleştirmeliydim. Ve böylece, aralıksız 16 yıl çalıştıktan sonra ise “Bu işi bir daha yapmayacağım, kargonun K’sini dahi duymak istemiyorum” diyerek işimi bıraktım, İstanbul’dan ayrıldım ve bu yılın Ocak ayında Bodrum’ a taşındım.

İşin mutfağından gelip 16 yıl boyunca kendinizi geliştirdikten sonra bu işi neden bıraktınız?

-Müşteri yapısı değişmişti. Hızla büyüyen ve hızla gelişen e-ticaret sitelerine yetişemedi, geride kaldı. Halbuki son 5 yılda e- ticaret şirketleri bugünün profilini öngörüyordu. Kargo sektörünün buna hazır olması gerekliydi. Saha çalışanı olmamdan ötürü en ufak yaşanan olumsuz bir hizmet direkt bana yansıyordu. Artık dayanacak hiçbir gücüm kalmamıştı ve rahatsızlanmıştım.

Ne oldu da geri dönmeye karar verdiniz? Bu sefer nasıl fark yaratacaksınız?

-Her şeyden uzak kalıp düşündükçe, kendimi iyice irdeledikçe, rahatsızlanana kadar bu mesleği neden sürdürdüğüm sorusunun cevabını düşündüm ve buldum. Tutku. Kargoculuğa tutkuluymuşum. Bu sefer tutkunun nedeni sorguladım. Aile olma duygusunu ve inancımı yansıttığının farkına vardım. Ülkemizin her bucağında yaşayan ve her rengini, her etnik kökenli insanını ayırt etmeden tek çatı altında toplayan bir iş. Bütün bunların dışında kargoculuk bilgim de çok fazlaydı. Ülkemizde kargoculuk mesleğinin en donanımlı, en bilgili, en yaratıcısı ve sektörün her yönden gelişmesini en çok isteyen kişilerin başında gelmekteyim… Bilgimi, yoğun tecrübemi ve kargo sektöründe yapılması gereken isteklerimi harmanlayan bir yapı ile; kurumsal şirketlere, bankalara, e-ticaret sitelerine ve kargo şirketlerine danışmanlık ve kurumsal çözüm üreterek maddi alanda ciddi kazanç ve avantajlar kazandıracak bir hizmet anlayışı ile Cargo Solition Partnership şirketini kurdum. Bodrum Cargo’yu ise Bodrumlularla aile olabilmek, Bodrumlulara kargo alanında çözüm ve hizmet verebilmek, kısacası tüm Bodrumluların kargo alanında işlerini kolaylaştırmak için kuruldu…

Bodrum Cargo ile nasıl hizmet veriyorsunuz ?

-Yaşadığım yere hizmet etmek, kargo alanına farklı değerler kazandırmak, Bodrumlulara uluslararası kargo alanında destek olabilmek ve sevdiğim işi, yaşadığım şehirde yapabilmek için Bodrum Cargo’yu kurdum. Uluslararası gönderimlerde çok hızlı, güvenli ve garantili hizmet ağımız bulunuyor. Her gün dünyanın 193 ülkesine gönderim sağlıyoruz…

Cargo Solution Partnership şirketi bir kargo şirketi mi?

-Cargo Solution Partnership şirketi kurumsal şirketlere, bankalara, yoğun kargo gönderimi olan e-ticaret şirketlerine ya da kargo şirketlerine danışmanlık hizmeti veren, süreçleri yöneten bir iş ortağı. Şöyle ki; bir şirketin kargo alanında partneri olma görevini üstleniyoruz.  Kargo şirketleri ile tüm görüşmeleri, süreçleri, operasyonel ve finansal alanda olan tüm işlemleri biz takip ediyoruz, biz üstleniyoruz. Şirket bizimle çalışmaya başlamayı tercih ettiği zaman sadece bizimle görüşüyor. Biz ise onu temsil ederek, çalıştığı tüm kargo şirketleri ile olan işlemlerini sürdürüyoruz. Kargo şirketlerinden tekliflerin alınması, analiz ve simülasyon raporlarının oluşturulması, kargo operasyonların kontrol edilmesi, finansal kontrollerin yapılması, kargo alanında çözümler üretilerek şirkete avantaj kazandırılması gibi yüksek memnuniyet getirecek bir sürecimiz mevcut…

Ataerkil bir meslekte kadın olmak zor mu?

-İlk günden beri çok zordu. Bu meslek benim kişiliğimi değiştirdi, sertleştirdi. Hizmet verdiğim çevrenin sanayi alanı olmasının da etkisi büyüktü. Kargocu denildiğinde güçlü, kuvvetli, çevik bir erkek görmek daha güven veriyordu onlara. Karşılarında beni gören önce şaşırıyordu, sonra alışıyordu. Mesleğimin ilk yıllarında çok daha yoğundu bu tepkiler gittikçe daha azaldı diyebilirim.

Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde de aktifsiniz, neler yapıyorsunuz?

“Kimse Kimsesiz Olmasın” isimli bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmeye çalışıyorum. Ömrünün başlangıcındaki bireylerle ömrünün son aşamalarına yaklaşan bireylerin bir aile olmalarını, kimsesizlik ve yalnızlık gibi duyguları hissetmemelerini, huzurevinde yaşayan büyüklerimizin birikim ve tecrübeleri ile kimsesiz çocuk evlerindeki çocuklarımıza büyükanne/büyükbaba olmalarını böylelikle birbirlerini tamamlamalarını amaç edindim. Proje, huzur evleri ile kimsesiz çocuk evlerinin aynı çatı altında faaliyet göstermelerini, aynı sofrayı paylaşmalarını öngörüyor. Bu projenin dışında ise, şirket gelirinin  % 5’ini Koruncuk ( Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar ) Vakfı’na bağışlıyorum.

Son zamanlarda herkes kargocu oldu gibi bir izlenim mevcut. Sizin düşünceniz nedir?

-Maalesef öyle, aslında kargo sektöründe çalışan herkesin kargo tecrübe diploması olması gerekiyor. Belli bir tecrübeden sonra yönetici olması gerek ve hızla kargo sektör akademisinin kurulması gerekiyor ve de herkes kargocu olmamalı, herkese kargocu denilmemeli! Nasrettin Hoca ağaçtan düşmüş, ağrısından dolayı sızlanıyor. Etrafındakiler ise “Sabırlı ol”, “Nazlanma” gibi telkinlerde bulunuyorlar. Nasrettin Hoca soruyor; “Hiç ağaçtan düştünüz mü?”  Hep birlikte; “Hayır!” diyorlar. İşte o zaman Nasrettin Hoca şöyle diyor; “Siz gidin, ağaçtan düşen yanıma gelsin…”  Nasrettin Hoca’nın bu fıkrası benim için çok anlamlıdır…