enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

71.Yıl Dönümünde, BEYAZ DEVRİM Süreci ve Sonucu

previous arrow
next arrow
Slider

Dörtlü Takrir’den güç sarhoşluğuna ve ardından darağacına giden bir sürecin kahramanı Ali Adnan (Ertekin) Menderes…

DÖRTLÜ TAKRİR (BİLDİRİ)

19 Ocak 1945 tarihinde TBMM gündemine getirilen ve kamuoyunda ”Toprak Yasası veya Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu “ olarak da bilinen“ Çiftçiye Toprak Dağıtılması ve Çiftçi Ocakları Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı” uzun bir süre Meclis ve ülke gündemini meşgul etmiştir. TBMM’de bu kanun tasarısı görüşülürken, toprak ağalarının 5000 dönümden fazla olan topraklarının, 5000 dönümden sonraki kısmının kamulaştırılarak, yoksul ve topraksız köylüye dağıtılmasının gündeme gelmesi üzerine, bu kanun tasarısına Emin Sazak, Adnan Menderes ve Refik Koraltan gibi milletvekilleri karşı çıkmış ve sonrasında da; Ali Adnan Menderes, Refik Koraltan ile Celal Bayar ve Fuat Köprülü tarafından 12 Haziran 1945 tarihinde “Dörtlü Takrir” olarak adlandırılan bir bildiri yayınlanır.

İsmet Paşa’nın “Parti içi muhalefet istemem, muhalefet yapacaklarsa başka parti kursunlar…” çıkışı üzerine, dört milletvekilinden Adnan Mendres ile Fuat Köprülü 21 Eylül 1945 tarihinde CHP’den ihraç edilirler. İhraçları eleştirdiği için Refik Koraltan’da ilerleyen süreçte ihraç edilmiştir. Celal Bayar ise İhraç edilmeyi beklemeden 1945 Eylül’ünde Milletvekilliği’nden, 1945 Aralık ayında ise CHP’den istifa etmiştir. Ardından bu dört kişi 7 Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti’yi kurarlar.

AÇIK OY, GİZLİ SAYIM…

Demokrat Parti’nin kurulup örgütlenmeye başlamasının ardından 1947’de yapılması gereken seçimler, Demokrat Parti’nin tam olarak örgütlenmesini tamamlamadan, 21Temmuz 1946 tarihine çekilmiştir. 1946 seçimleri “Açık oy, gizli sayım” uygulamasıyla demokrasi tarihimizdeki yerini almıştır. Demokrat Parti, bu seçimlerde 61 milletvekili, CHP ise 397 milletvekili çıkarmıştır.

14 MAYIS 1950 SEÇİMLERİ VE “BEYAZ DEVRİM” SÜRECİ…

1950 seçimlerinde Demokrat Parti’nin önünü kesmek için, çoğunluk sistemi uygulanmıştır. (1 dipnot) Çoğunluk sistemi ile birlikte günümüzdeki “Gizli oy, açık sayım” uygulamasına geçilmiştir. CHP’nin, Demokrat Parti’nin önünü kesmek için uyguladığı çoğunluk sistemi ters tepmiş, 14Mayıs 1950’de yapılan seçimlerde, Demokrat Parti 416 milletvekili çıkararak (CHP-69 milletvekili) tek başına iktidara gelmiştir.

Bu durum,  “Beyaz Devrim” olarak adlandırılmıştır. II. Dünya Savaşı yıllarında yaşanılan sıkıntıların bedelini (2 dipnot) Halk iktidar partisi olan CHP’ye kesmiştir. Oy oranları %55 ‘e karşı % 39 olmasına rağmen, milletvekili sayısı arasında, seçim sisteminden dolayı çok büyük bir uçurum oluşmuştur.

GÜÇ SARHOŞU ADNAN MENDERES…

Adnan Menderes, Ezan’ın Türkçe okunması uygulamasından vazgeçerek, Ezan’ın Arapça okunması yasağını kaldırır. Halka, “Eğer siz isterseniz Hilafeti bile geri getirebilirsiniz…” söylemini dile getirir. Ardından Genelkurmay başkanı dahil çok sayıda generali bir gecede emekliye sevk eder, Anayasa hükmüne rağmen TBMM’den izin almadan Kore’ye asker gönderir. Türkiye’yi NATO’ya sokar.

Daha sonraları Türkiye’de bir çok karanlık cinayet ve olayların arkasında olan, sonraları “Kontr-Gerilla” ya da “Gladio”  olarak adlandırılan “Seferberlik Tetkik Kurulu”nu (Özel Harp Dairesi) kurar. Bu dönemde gerek Marshall Yardımı, gerekse dış borçlarla kısmi bir rahatlama sağlanır. Ama Kıbrıs Sorunu’nun gündeme gelmesinin ardından, 6-7 Eylül olayları yaşanır. Bu olaylar sırasında İstanbullu Rum yurttaşlarımız çok büyük bir yağma ve kundaklama olayı ile karşı karşıya kalmıştır. Bu olaylardan 2018-2019 Futbol sezonuna adı verilen Fenerbahçe’nin ve Milli Takımımızın yıldızı Lefter Küçükantonyadis de nasibini almıştır.

Lefter bu durum şöyle anlatır: “15 gün önce gol attığımda omuzlardaydım. O gün ise kayalar ve boya tenekeleri ile karşılaştım. En kötüsü harçlık verdiğim çocuklar evime saldırdı. Kızlarım küçüktü, onları öldürmeye kalktılar. Çok sordular kim yaptı diye, ama o gün de söylemedim, bugün de söylemeyeceğim…”

SONUN BAŞLANGICI…

Adnan Menderes’in Başbakanlığındaki Demokrat Parti 1954 ve 1957 seçimlerini de kazanır. Buna karşın milletvekili çıkaramadığı Kırşehir’i, “Kırşehir Kanunu” ile ilçe yapar, aynı şekilde İsmet Paşa’nın memleketi olmasından dolayı milletvekili çıkaramadığı Malatya’yı da, Adıyaman’ı il yaparak ikiye böler. Ekonomin kötüye gitmesinin ardından toplumsal gösteriler ve basın muhalefeti artar. Çözümü, gösterilere karşı şiddet, basına da baskı uygulamakta bulur. Ardından muhalefete karşı “Vatan Cephesi”ni oluşturur. Vatan Cephesine katılanların adları her gün TRT radyolarından yayınlanmaya başlar.

SİZİ BEN BİLE KURTARAMAM…

Bu süreçte ana muhalefet partisi genel başkanı olan İsmet İnönü Uşak’ta taşlanır ve başı yarılır. İstanbul Topkapı’da linç edilmeye çalışılır. Polisin gözü önünde olan bu olaya, polis tepkisiz kalır. İsmet Paşa’yı oradan tesadüfen geçen bir inzibat aracı kurtarır. Bütün bunların dışında darbe yapacaklar diye muhalefete yönelik Demokrat Parti milletvekillerinden oluşan ve hem savcı hem de hakim konumunda olan ve itiraz hakkı bulunmayan “Meclis Tahkikat Komisyonları”nı kurar. Bu gelişmeler üzerine, İsmet Paşa Demokrat Partililere hitaben, “Sizi ben bile kurtaramam…” der.

555-K…

İstanbul ve Ankara’da meydana gelen gösterilerde ölümlerin olması üzerine her türlü gösteri yasaklanır ardından Demokrat Partililerin Ankara Sıhhıye’de 5 Mayıs 1960 tarihinde yapacakları mitingi engellemek amacıyla  “555 – K” şifresi ile, ( 5. ayın 5. saat 5 – Kızılay ) organize olup birbiriyle haberleşen muhalefet Atatürk posterleri ve Türk bayrakları ile Sıhhıye’deki  mitingi basarak, mitingi engeller.

 12’YE ÇEYREK VAR…

Bir ABD gazetesinde “12’ye çeyrek var!” başlığı ile yayınlanan ve Türkiye’deki gelişmeleri anlatan yazının basında da yer alması Menderes’i köpürtür. Ardından Kara Harp Okulu öğrencileri 21 Mayıs 1960 tarihinde Kızılay’da sessiz bir yürüyüş düzenlerler.

YOLUN SONU…

27 Mayıs 1960 günü Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyar. Eskişehir’den Kütahya’ya gitmekte olan Adnan Menderes yolda alınır. Tutuklandıktan sonra Demokrat Parti milletvekilleri için Yassıada mahkemelerinde yargılanma süreci başlar.

DARAĞACI…

Yassı Ada süreci Hasan Polatkan, Fatin Rüştü zorlu için 16 Eylül 1961’de İmralı Adası’daki darağacında son bulur. Adnan Menderes bu süreçte hap içerek intihar giriminde bulunmuş, askerin durumu farketmesi üzerine midesi yıkanarak ertesi gün 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edilmiştir. İsmet Paşa idamları engelleyebilmek için çok uğraşmış ama durduramamıştır.

Yılmaz Bozkurt

Dipnot

1) Bir ilde hangi parti daha fazla oy almışsa; o ilin çıkaracağı milletvekillerinin tamamı o partinin oluyordu…

2) Tıpkı İkinci Dünya Savaşı’nı kazanan İngiltere’de Winston Churchill’in Clamente Attel’a karşı seçimleri kaybetmesi gibi…

Yazarın Diğer Yazıları