enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Neleri Arar Olduk – Muhsin Durucan Bodrum Gündem yazıları

Neleri Arar Olduk – Muhsin Durucan Bodrum Gündem yazıları

En başta özgürlüğümüzü arar olduk! İşte en belirgin örnekleri: Aşılarını yaptırmış olan  65 yaş üstü yurttaşlarımızın sokağa çıkma haklarını yitirdiklerini arar olduk. Toplu taşıma araçlarından yararlanmayı arar olduk. Sağlığı, adaleti ve eğitimi arar olduk!

Hayat pahalılığı, işsizlik, sevgi ve saygı eksikliği, bencillik, v.b. hiç mi hiç hoşlanmadıklarımız oldu! Neleri aramaz olduk ki… Başta erdem (Ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği fazilet, güven, doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçakgönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak adı… İnsanın ahlaksal olarak iyiye yönelmesi, ruhsal yetkinlik…) temiz çevre, barış ve kardeşlik yiten değerlerimiz arasında yerini aldı. Bunları ve kimi güzellikleri arar olduk!

Buyurunuz aşağıdaki şiirimize dönüş yapalım. Bizi sokan, canımızı acıtan vız vız arıyı bile arar olduk! Kıbrıs kökenli şair  Gülşen Şenderin’in  dörtlükleriyle neleri arar olduğumuza içselleştirerek göz atalım:

Arıyı Arar Olduk

Temiz hava arı su, kim sevmez çiçekleri
Servet yüklü dünyayı, her şeyi bozar olduk
Yaşadıkça tükettik paraladık renkleri
Bir kemirgen misali çevreye zarar olduk.

Düş pembe emel mavi, siyah yazar ayrılık
Ele güle ihanet, bülbül bilmez gayrilik
Yeşili tükettik biz ceremesi sayrılık
Bulutlar sorun toplar biz bizi kırar olduk.

Küresel ısınmanın özde ukde ülfeti
Buzullar gemi olmuş dağıtıyor külfeti
Su azaldı kalmadı toprağın bereketi
Organik tarım zorda taşları tarar olduk.

Atıklar duvar gibi hijyeni sokar derde
Elektronik çağının yan etkisi her yerde
Fast food çıktı çıkalı yemek kültürü nerde
Sanal ortam türedi, duyguyu satar olduk.

Kâr peşinde koşarken ormanları kül ettik
Beton kentler uğruna dokuyu zebil ettik.
Alt yapısı olmadan yerleşime el ettik
Baraj, metro, yol ağı, tarihi yakar olduk.

Emeğin, terin gücü, insanlığa yetmedi
Yalan, riya, iftira, kirlilikler bitmedi
Saygı, dürüstlük çöktü,  doğru kıymet etmedi
Handikap tuzağında hazıra konar olduk.

Çağlar boyu gelişim, sanayiye erişim
Sıcak para tezgâhı, fırtınalı değişim
Kırsal yaşamdan kente, göçten göçe derişim
Yalnızlık emzirirken kafayı yorar olduk.

Ne olurdu bilinçli yaşayıp mutlu olsak
Savaş yerine barış türküleriyle gülsek
Kirliliğe dur desek, çevre kıymeti bilsek
Nemelazımcılıkla top yekûn heder olduk.

Gülşen’e bülbül gerek, arıya yayla çiçek
Temiz insan, temiz ruh böyle akar gelecek
Aşk, sevgi tümlendi mi asık yüzler gülecek
Doğada var olmada arıyı arar olduk.
Gülşen Şenderin
*