enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Kim “İrtibat”lı? Kim “İltisak”lı?

Bu iki kelime de özgürlükler açısında çok tehlikelidir.

Bu iki kelime aslında masum olan insanlara çamur atabilmenin en önemli araçlarıdır.

Önce kelimelerin anlamlarına bakalım:

İRTİBAT: Türk Dil Kurumu Sözlüğündeki karşılığı, “Bağlantı”dır.

İLTİSAK: Arapça’dan Türkçe’ye geçmiştir. Türk Dil Kurumu’ndaki karşılığı, “Kavuşma, bitişme, birleşme”dir. Ancak bu anlamlarına aykırı olarak, “Gönüllü veya gönülsüz başka kişilerin mesajlarını uygulama hali” olarak da kullanılmaktadır.

Bu iki kelimenin hukukta kullanılması özgürlükleri aslı astarı olmayan şekilde ciddi şekilde zedeleyebilmektedir.

Örneğin bir arkadaşınız sizi yemeğe davet eder siz de gidersiniz. O yemekte hayatınız boyunca görmediğiniz bir kişi de o yemektedir ve kişi aslında bir terör örgütü mensubudur; ama bunu kimse bilmemektedir.

Yemek sırasında da bu bilinmemektedir.

Ev sahibi anı olsun diye bir de selfi çeker. Yemeği bırakın, bir de resimde o kişi ile aynı kareye  girersiniz.

Yemeği yersiniz ev sahibine teşekkür edersiniz. Aradan aylar geçer, bir bakarsınız, günün birinde,  bir mahkeme celbi gelir.

O celbe göre, bilmem hangi terör örgütünün, bilmem kaç kişilik davasında, siz de o terör örgütü ile “İrtibatlı ve de iltisaklı” olmaktan sanıksınız.

Tabii bu, ancak Türkiye ve az gelişmiş ülkelerde olabilecek adalet ve hukuk dışı bir olaydır. Çünkü hukuk devletlerinde önce araştırma yapılır ve o fotoğrafta olan kişilerin gerçekten o terör örgütü için birlikte çalışıp çalışmadıklarına bakılır ve de bu çok kolay bir çalışmadır.

Ama bizim gibi ülkelerde birilerine çamur atmak için bazı siyasal iktidarlar tarafından ya da darbe dönemlerinde darbeciler tarafından kullanılan ahlâksız bir yöntemdir.

Bunu niye mi yazdım?

Biliyorsunuz AKP iktidarı, halkın vergilerinin oluşturduğu hazinenin gelirlerini dolara endeksli TL mevduatına tahsis  uygulaması ile dövizin ateşini düşürdüğü gün herkes, “Erken seçim geliyor” demeye başladı. Laf aramızda sizlerin de okuduğunuz gibi, bundan daha önce asgari ücretin 4.253 lira olarak belirlendiği gün, “Erken seçim en geç Haziran’da; hatta daha önce de olabilir” diye yazmıştım!

Neyse gelelim asıl konuya, irtibat ve iltisaka.

Erken seçim gündeme gelince, yapılan tüm anketlerde, Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş‘ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimin daha ilk turunda açık ara farkla geçerek kazanacakları görülüyor.

Durum böyle olunca, önce Ekrem İmamoğlu’na saldırmaya başladılar. Yok efendim, belediyede 550 küsur kişi teröristmiş ya da terörle irtibatlı ve iltisaklıymış mış.

Akılları sıra çamur atarak İmamoğlu ve Yavaş’ı seçimde saf dışı bırakıp Erdoğan’ın önünü açmak. Bilmiyorlar ki böyle bir şey yapmaya kalkarlarsa, muhalefet sokaktan Ali’yi, Ahmet’i bile aday gösterse, Erdoğan’ı ezer geçer.

İspatı mı?

Al bak İstanbul seçimlerine. İmamoğlu alnının akıyla seçildiği halde, haksız bir şekilde mazbatasını elinden aldılar ve seçim tekrarlandı. Ne oldu? Bu kez oy farkı 800 bine yükselip, kafalarına balyoz gibi indi!

Son olarak;

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu; kara para aklayan, milletin malına mülküne çöken SBK’ın (Sezgin Baran Korkmaz) uçağına bile binmedin mi? Al sana irtibat ve iltisak.

Ya da şimdi organize suç örgütü lideri yaftasını yapıştırdığınız Sedat Peker‘in Karadeniz’de yaptığı mitinglere senin valilerin izin vermedi mi? Seçimde dağıttığınız Türk kahvelerini Sedat Peker vermemiş miydi partinize? O kahveleri hem Erdoğan hem de sen hiç dağıtmadınız mı?

Şimdi ikinizi de, organize suç örgütü lideri Sedat Peker ile irtibatlı ve iltisaklı diye suçlasalar ne olacak?

Bir AKP milletvekili  mafyadan ayda 10 bin dolar alıyor diyen sen değil miydin Süleyman

Soylu?

 

Peki bu ismi açıklamadığın için, alanla da, verenle de iltisaklısın deseler ne diyeceksin?

Ya da, suçun üzerini örtmek, suçu gizlemek suretiyle suça iştirakten dolayı seni günün birinde suçlarlarsa ne olacak?

Şu irtibat ve iltisak palavralarına sarılıp makamlarınızı ve adlarınızı daha fazla yıpratmayın.

İnanın bu yanlış stratejiniz yüzünden muhalefet, için için göbek atıyor!

27 Aralık 2021-Pazartesi-Fatih Güllâpoğlu

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.