Öğrenciler Siyasete Alet Edilmemeli

Öğrenciler Siyasete Alet Edilmemeli
YK-ENERJI-22052026-830X150PX-1779443064-1114364750
previous arrow
next arrow

Eğitim Gücü Sen’den Uyarı: “Eğitim Çalışanları  Etiketlenmemeli, Öğrenciler Siyasete Alet Edilmemeli”

Bodrum Anadolu Lisesi’nde son günlerde yaşanan gelişmeler eğitim kamuoyunda farklı tartışmaları beraberinde getirirken, Eğitim Gücü Sen Bodrum İlçe Temsilcisi Psikolojik Danışman Muhammet Gedik’ten süreçle ilgili dikkat çekici bir açıklama geldi. Gedik, yaşananların pedagojik boyutuna odaklanılması gerektiğini belirterek, özellikle öğrencilerin bu tür olaylarda taraflaştırılması ve  cezalandırılması ile birlikte okuldan ayrılan ve okulda kalan öğretmenlerin ideolojik olarak etiketlenmesinin uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabileceğine işaret etti.

“Öğrencilerin cezalandırılması değil, anlaşılması ve desteklenmesi gerekir”

“Okullarda yaşanan gelişmelerin öğrencilerin algı dünyasında yarattığı etki göz ardı edilmemelidir. Öğrencilerin ideolojik mücadelelerin taşıyıcısı yapılması, telafisi zor duygusal travmalara yol açabilir. Özellikle öğretmenlerin ‘muhalif’ ya da ‘yandaş’ şeklinde kategorize edilmesi, eğitim ortamını çatışma zeminine çekmekte ve öğretmen-öğrenci güven ilişkisini derinden sarsmaktadır. Bu, yalnızca bireysel psikolojiyi değil, okul kültürünü ve eğitimin niteliğini de olumsuz etkiler.”

Bu tür örneklerde ceza değil, rehberlik ve destekleyici müdahaleler esas olmalıdır.”

“Öğrenciler Krizlerin Nesnesi Haline Getirilmemeli”

“Yaşanan süreçte eğer bir yönlendirme ya da planlı etki varsa, bunun sorumluluğu öğrencilerde değil, onları bilinçli olarak etkileyen yetişkinlerde aranmalıdır. Bugün ihtiyacımız olan şey, empati ve psikolojik destek odaklı bir yaklaşımdır.”

“Okul iklimi zarar görüyor, öğretmenler etiketlenmemeli”

Açıklamada, okul ikliminin son derece hassas bir dengeye sahip olduğuna dikkat çekilerek, yaşanan süreçte okuldan ayrılan öğretmenler kadar okulda kalan öğretmenlerin de öğrenciler nezdinde çeşitli sıfatlarla etiketlenmesinin önümüzdeki süreçte son derece sakıncalı etkiler yaratacağı vurgulandı:

“Bir öğretmenin öğrenciler tarafından ideolojik bir bağlamda algılanması, sınıf içi güven ilişkisini ve öğretim sürecini zedeler. Öğretmenler eğitimde taraf değil, rehberdir. Bu ilkenin ihlali okulun bütün yapısal iklimini olumsuz etkiler.”

“Okul Yönetimi Yalnız Bırakılmamalı”

Gedik, okul idaresinin böylesine hassas bir süreçte zor durumda bırakıldığını ve yönetimin yalnızlaştırıldığını belirterek, tüm taraflara sağduyu çağrısı yaptı. Krizin daha da derinleşmemesi için eğitim bileşenlerinin etik sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti:

“Hiçbir öğretmen yaftalanmamalı, hiçbir öğrenci kutuplaştırılmamalı. Eğitim kurumları, siyasi kamplaşmalardan arındırılmış güvenli alanlar olarak kalmalıdır.”

“Sendikal duyarlılık eğitimin önceliklerini unutturmamalı”

Gedik, açıklamasında bazı sendikaların süreci yalnızca politik bağlamda ele aldıklarına da üstü kapalı bir eleştiri yöneltti:

“Kamuoyuna yapılan açıklamalarda öğrencilerin duygusal gelişimi, okul ortamının hassas dengeleri ya da psikolojik riskler neredeyse hiç yer bulmamaktadır. Eğitimle ilgili açıklamaların, pedagojik çerçevede kalması hem çocukların hem de öğretmenlerin yararınadır.”

Eğitim Gücü Sen Bodrum İlçe Temsilcisi Psikolojik Danışman Muhammet Gedik’in açıklaması, olaylara pedagojik bir çerçeveden yaklaşılması gerektiğini hatırlatarak, eğitim bileşenlerinin öğrenci merkezli ve yapıcı bir tutum benimsemeleri gerektiğine işaret etti. Açıklama, sürecin herhangi bir ideolojik kutuplaşmaya dönüşmeden, eğitim ortamının sürdürülebilirliğini gözeten bir anlayışla yönetilmesi gerektiği yönünde bir hatırlatma niteliği taşıdı.

Eğitim Gücü Sen bu açıklamasıyla, okul ikliminin yeniden iyileştirilmesi için eğitim sürecinin paydaşları olan öğrenci, öğretmen, eğitim yöneticileri ve öğrenci velilerini empati ve iş birliğine davet etti.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.