Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Yaşar Kemal “O iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık..!” diye yazmış “Demirciler çarşısı cinayeti” romanının başında. Son günlerde o kadar güzel insan ayrıldı ki aramızdan. Sözlerin bittiği yerde sadece yutkunuyorum. Kalbim daralıyor.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanını, Ferdi Başkanı ölümüyle tanıdım tüm Türkiye gibi. Manisalıları kıskandım, onlar çok şanslıymış. Ferdi Başkan gibi bir başkanı, gerçek bir sosyal demokrat siyaset insanını tanımışlar. Birbirlerine dokunmuşlar. %6 oy oranına sahip Manisa’da %60 oy oranıyla değişime evet deyip seçmişler. Tanısak da, tanımasak da Hayatta bir insana dair görüp görebileceğimiz en büyük acıyı yaşadık Ferdi Başkanın ölümüyle.
Siyasetin ve siyasetçinin bittiği bir zaman da, Ferdi Başkanın varlığını ve yaptıklarını görmek siyaset adına umutlarımı ve heyecanımı çoğalttı. Eminim siyasetin içinde daha nice Ferdi Başkanlar var. Yeter ki onları görelim ve sahip çıkalım. Onları tanımak ve tüm ülkeye tanıtmak için elim bir kazaya kurban gitmelerini veya tutuklanmalarını beklemeyelim. Onun gibi karşılıksız sevmeyi bilen, sohbet ettiği, elini sıktığı insanları, güler yüzüyle samimiyeti ve çalışkanlığı ile yüreğini kazanan siyaset insanlarını görelim, sahip çıkalım, yol verelim, yol açalım.
Bugün Bu dünyadan Bodrumdan tanımaktan onur duyduğum çok güzel bir insanı daha uğurladık. Bodrum’da kürek sporunun tanıtılmasına, sevilmesine çok büyük katkı veren bir insanı, Galatasaray spor kulübün de aktif kürekçi ve antrenör olarak görev yapan, uluslar arası yarışmalarda altın, gümüş ve bronz madalyalar kazanan, spor akademisyeni, yazar bir insanı uğurladık. O denize, doğaya ve sporun birleştirici gücüne tutkuyla bağlıydı. İster amatör, ister profosyonel olsun öğrencilerine her zaman sporun sadece bir yarış değil, bir yaşam disiplini olduğunu anlatmaya çalışırdı.
Bodrum merkezde oturduğum dönemde 15 yıl kadar önce, zaman zaman iç limandan dışarıya çıkan çifte teknelerinde kürek çekenleri görür bir gün bende yapabilir miyim diye iç geçirirdim. Yıllar sonra Bitez’e yerleştik. Birkaç sene sonra Bitez’de bir Kürek kulübünün açıldığını duyunca heyecanla görüşmeye gittim. Görüşmede genç birini arayan gözlerim onun yumuşak sesiyle karşılaştığında şaşırmıştı. Yöneticiyi arıyorum soracaklarım var dedim. Yönetici de antronör de benim deyince karşılıklı oturduk. Yaşımın 60 geçtiğini sağlık ve mutluluk için yüzmekten başka yaş alan vücuduma zarar vermeyecek bir deniz sporu yapmak istediğimi kürekle ilgili bilgi almak istediğimi söyledim. Gülümseyen yüzü, sakin sesiyle kürek sporunun ilerleyen yaşlarda yapılabilecek en doğru spor olduğunu nedenleriyle bir bir anlattı. Onu dinleyene kadar hiç öyle düşünmemiştim. Sonra bana nereli olduğumu, kaç yıldır Bodrum’da yaşadığımı sordu. Ben de Bodrum’un yerlisi olduğumu söyleyince çok şaşırdı. “inanmıyorum, Bodrum’un yerlileri hele kadınları, hele bu yaşta denize bile zor girerler, siz üstelik kürek çekmek istiyorsunuz” dedi. O anda belki de biraz Bodrum milliyetçiliği damarımla hemen başlamak istediğimi söyledim. Ertesi günü sabah 8’de ben kürekte, Celal hocam dümende denizdeydik. Ellerim, sürekli birbirine çarpıyordu, çok heyecanlıydım. O ise sürekli sakin ses tonuyla “olacak olacak diye cesaret veriyordu. Ertesi günü yanıma yine yerli bir arkadaşımı Meral’i alarak gittiğimde çok sevinmişti. Halikarnas Kürek kulübünde Bodrumlu, yerli ve benim gibi emekli yaş almış anneanne ve babaannelerin olması çok önemliydi. Kürek sporunun her yaşta yapılabileceğine örnek olacaktık. Geçen sürede küreğe olan hâkimiyetimizi ve ilgimizi gördükçe “onlar Bodrumlu, çocukken sandal kullanmışlar” diyerek takılırdı bize.
Evet, öğrenmenin yaşı yoktur. 60’ından sonra kürek çekmeyi öğrendim. Sabah gün doğarken çıkılan denizde ki duyguları anlatmam mümkün değil. Sonsuz maviliklerde suların ortasında denizde damla misalisin.
Celal Hoca Bodrum için büyük şanstı. Yerel yönetimde ve siyasette aktif olarak çalıştığım dönem de ona yardımcı olabilmeyi çok istedim. Onun Bodrum ve deniz sporları için yapmak istediklerini yaptığı ve sevdalısı olduğu sporun çocuklarımız ve üç tarafı denizlerle çevrili memleketimizde ne kadar önemli olduğunu anlatmaktan bende yorulmuştum CELAL Hocam gibi. Aslında talepleri o kadar küçük isteklerdi ki. Zaten en büyük zenginliğimiz deniz ve havamız önümüzde bedavaydı. Çok üzgünüm. Celal Hocaya layık olamadık. Bodrumlular ve yöneticiler olarak. Çocuklarımızın kürek sporunu hak ettikleri gibi yapmalarını sağlayacak alt yapıyı hazırlamasına destek olamadık.
Yolu doğru olanın yükü de ağır olurmuş. Ferdi Zeyrek Başkanımızın da, Celal hocamızın da yükü çok ağır oldu bu dünya da. AMA GÜZEL İNSANLAR GÜZEL ANILARLA ANILIRLAR VE YAŞARLAR. Önemli olan o izleri bırakabilmektir. Ferdi Başkanımız için Manisa’da onu uğurlamaya gelen on binlerce insana, Bodrum da Celal Hocamızı uğurlamaya gelen insanlara “merhumu nasıl bilirdiniz” diye sorulduğunda yürekten söylenen ve gözyaşlarının maviliklere karıştığı tek bir yanıt vardı. “İYİ BİLİRDİK” Hem de çok iyi bilirdik.
Anılarınız, hayalleriniz vazgeçmediğiniz sevdalarınız ışığımız olacak. Sizi hiç unutmayacağız güzel insanlar.
Nuran Yüksel /Haziran 2025/Bodrum