Hiçbir şey için geç değildir

1963 yılında İstanbul’da doğan Ahter Kutadgu, Saint-Joseph Fransız Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1988 yılında İstanbul Barosu’na kaydolarak avukatlığa adım attı. Kurumsal kariyeri boyunca Ditaş, Mobil Oil, Unilever, Nestlé, Sabancı Holding, Türk Telekom ve Doğan Holding gibi Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen şirketlerinde hukuk ve kurumsal ilişkiler alanlarında üst düzey yöneticilik yaptı. Aynı zamanda Nestlé'nin Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika bölgesinden sorumlu sürdürülebilirlik başkanlığı görevini de üstlendi. YASED, TOBB, TOG ve ÖSGD gibi pek çok sivil toplum kuruluşunda yönetim kurulu ve başkanlık görevleri yürüten Kutadgu, uzun yıllar kamusal ilişkiler, itibar yönetimi, organizasyonel yapılanma ve kriz yönetimi alanlarında danışmanlık verdi. Bugün Bodrum’da yaşamını sürdüren Ahter Kutadgu, avukatlık mesleğini aktif olarak sürdürmekte; aynı zamanda Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan ile Yönetim Kurulu Başkanı’na danışmanlık yapmaktadır. “Kızlarıma Notlar” ve “Anadolu” adlı iki kitabı bulunan Kutadgu, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Evli ve üç kız babasıdır. Ayrıca, resim sanatına sevdalı bir sanatsever ve icracı olarak suluboya eserleri ile de tanınmaktadır

    Bu yazım biraz özel olacak ama bir miktar genel ilgiye de hitap edebileceği umuduyla kaleme aldım. Yanılıyorsam affola!

    Yaşım 62, 37 yıllık ve halen devam eden bir iş yaşamı. Üç kız, bir kız torun ve çok şanslıyım her daim beni destekleyen, “Çoban Yıldızım” bir eşim var. 3 naçizane kitap yazdım, belki okyanusta bir damla olurum dileğiyle. Sürekli okumayı ve araştırmayı seviyor, ülkemizde ve dünyamızda olanlarla kendimce ilgileniyor ve çoğunlukla, ne yazık ki, kaygılanıyorum ama asla umudu kaybetmeden. Yani aslında “standart” sayılabilecek bir yurttaşım.

    Durum böyleyken, geçen yıl bu zamanlar biri bana insan resmi yap dese “çöp adam bile çizemem ben” derdim. Bu arada resim sanatına meraklıyım izleyici ve naçizane koleksiyoner olarak, muhtemelen bir ressam torunu olduğum için. İlkokuldan bu yana elime fırça almamıştım ta geçen yıl Kasım ayına kadar.

    Ne olduysa o, geçen yıl Kasım ayında oldu. Abartmıyorum, bir anda “ben neden resim yapmıyorum ki” dedim kendi kendime. Eğitimim ve iş yaşamım zorunlu olarak  beni iliklerime mükemmelliyetçi yapmıştı ama aslından çok da sıkılmıştım bundan. Bu sıkılmışlığın da verdiği cahil cesareti, nasıl ki rahmetli dedem bize değeri parayla ölçülemez eserler miras bıraktı belki ben de çocuklarıma-torunlarıma eserler bırakabilirim düşüncesi ve en önemlisi de “hiçbir şey için geç değildir” inancıyla resim dersleri almaya başladım sevgili Mine Zereyalp’ten (sabrı için için kendisine müteşekkirim) sonra küçük kızımın eğitimi için İstanbul’a gittim. Orada ustaların atölye çalışmalarına katıldım. Resim sanatı üzerine bol bol kitap okudum, video izledim ve günde en az 5-6 saat resim çalıştım (çoğu kez gece yarıları).  Çalıştıkça geliştim, hiç kompleks yapmadan hocaların sert eleştirilerini başımın üstüne koydum. Çünkü ben resimde öğrenciydim ve hala öyleyim ve öyle olmaya devam edeceğim. Yaptığı iş  ne olursa olsun işini ciddiyetle ve iyi yapmaya çalışanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.

    Evet, “hiçbir şey için geç değildir” yeter ki kendinize bir amaç edinin ve çok çalışın.

    Sabrınıza çok teşekkür ederim.

    Sevgim ve saygımla

    Ahter Kutadgu

    REKLAM ALANI
    Yazarın Son Yazıları
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.