Dünya Siyasetinde Deprem Ön Sinyalleri

Londra’da yaşıyorum ve devamlı İngiliz ve Fransız haber merkezlerini dinliyor, izliyor ve uzmanların değerlendirmelerine tanık oluyorum. Dünya siyasetinde büyük bir stresin başlamak üzerinde olduğunu görüyorum.

Putin Ukrayna’yı baştan başa zapt etmek istiyor. Durum maalesef bu!

AB ülkeleri devekuşunu oynuyorlar, bunu görmemezlikten geliyorlar. Bu satırları yazdığım zaman, yani 4 Eylül’de Londra saatıyla 20.00 de Fransa’da Ukrayna’ya BARIŞ SONRASI nasıl yardım edilecek diye kuruş etmeyen bir toplantı yapıldı.

Macron, AB’den birçok devlet adamını ve Zelinsky’yi davet etti. Bu toplantı son derece gerçek dışı olarak değerlendirldi politologlar tarafından.

Ben de naçizane basit ve halktan biri olarak çok güldüm. Macron yurt içi problemlerini halka unutturmak için abuk subuk uluslararası toplantılar düzenliyor. İşin komik tarafı ise diğer AB ülkeleri başkanları geliyor ve toplantıda yer alıyorlar.

Şu aşağıdaki resme bakınız. Aklı başında herkes hemen hemen herkes tırstı.

Putin, Çin başkanı Xi Jinpings’in gövde gösterisine Kuzey Kore başkanı Kim Jong Un’da katıldı. İlk defa Putin’i başka bir devlet başkanıyla bu derece mutlu gördüm. Değişik haberlerden uzun uzun yüzünü inceledim.

Nükleer Kapasiteli Kıtalararası Balistik Füzeler

Çin, zafer günü geçit töreninde ilk kez üç tür nükleer kapasiteli kıtalararası balistik füzeyi (Dong Feng-61, Dong Feng-31BJ ve Dong Feng 5C) sergiledi.

Çin Ordusu ayrıca, askeri bir kamyonda sergilenen ilk havadan fırlatılan nükleer füzesi JL-1’i de tanıttı. Devlet medyası CCTV’ye göre, JL-1 ve JL-3, DF-61 ve DF-31 ile birlikte Çin ordusunun “kara, deniz ve hava üçlüsü stratejik nükleer kuvvetlerinin” “ilk yoğunlaştırılmış gösterisini” temsil ediyor.

Evet, iş adamı Trump, Grönland’ı veya Kanada’yı satın almaya veya ABD ‘ye ilave etmek isterken, Gazze’yi boşaltıp orasını Fransa’nın Cote d Azure’ü gibi yapma planları yaparken, dünyaya uyguladığı ve neredeyse her üç günde bir değiştirdiği vergilerle uğraşırken, Rusya meydanı boş bulmaya başladı.

Buna da AB ülkelerinin acizliğini de rahatlıkça ilave edebiliriz.

Rus casusları AB’de cirit atıyorlar. Daha yeni Bulgaristan’da içerisinde Ursula Von der Leyen’in bulunduğu uçağın GPS’i bozuldu, bunu Rusların yaptığını açıkladı Bulgar hükümeti. Rus denizaltıları Büyük Britanya denizlerinde görülmeye başlandı. İşleri şimdilik casusluk.

Kimseyi rahatsız etmek istemem ama önümüzdeki Pazar günü Büyük Britanya’a genel alarm testi yapılacak. Saat 15.00’de herkesin cep telefonunda alarm çalacak. Halka öğretmek için. İngilizlerin uluslararası siyasette koku alma güçleri oldukça kuvvetlidir.

Kimse tam olarak Putin’i anlamadı. Putin, inanın bütün Ukrayna’yı ele geçirmek istiyor ve herkesle oynuyor. Ukrayna başkanına ‘ Gel Moskova’da görüşelim’ dedi. 5 dakika geçmeden Zelensky güldü ve red etti. Bu 3 günlük haber.

Putin Batıyla kedinin farelerle oynadığı gibi herkesle oynuyor.

Biraz önce haber gönderdi, Ukrayna’da hiç bir yabancı asker görmek istemiyorum, diye.

Trump, Alaska’da şow yaptı, Putin’i alkışladı iki kez, arabasına bindirdi.. Burada bazı politikacılar dalga geçtiler. Trump hala iş kafasında, bir Cumhurbaşkanı gibi davranamıyor. Bu konuda ben de hem fikirim.

Siyasi hayatta stres başladı, bu tehlikeli bir deprem ön sinyali olabilir. Tek ümidim, jeolojide olduğu gibi bir küçük mucize belki bu stresi tekrar yok edebilir, yani faylarda olduğu gibi taraflar birbirlerinde uzaklaşmaya başlarlar.

Daha dün bizim Türk basınında bir gazete manşet atmıştı.. ‘’Putin, Zelinsky’i Moskova’ya davet etti.. Bir ışık doğdu’’diye..

Dünyayla alakamız kalmamış.

 

TARİHİN SESİ VE GERÇEKLER

Şimdi biraz da Ukrayna’nın geçmişine bakalım, neden Putin bu ülkeye kafayı taktı? Sorusuna bir cevap arayalım.

Yüzyıllardır süren şiddet, yabancı egemenliği ve iç bölünmelerin ardından, Doğu ile Batı arasında sıkışmış bir ülke olan Ukrayna, bugün her zamankinden daha tehlikeli bir durumda. Krizin temel nedenlerine bir göz atalım.

Rusya’nın Ukrayna işgali dünya medyasına hakim olurken, gözlerimizin önünde patlak veren krizin yolunu açan bu iki komşu ülke arasındaki uzun ve çetrefilli anlaşmazlığın tarihini yeniden gözden geçirmek faydalı olabilir.

İki ülkenin ortak mirasını tam olarak kavramak için, bin yıldan daha eskiye, şimdiki Ukrayna başkenti Kiev’in, aynı anda Ukrayna ve Rusya’yı doğuran ilk Slav devleti Kiev Rus’un merkezinde olduğu döneme gitmeliyiz. 988’de, Novgorod’un pagan prensi ve Kiev Büyük Prensi Büyük Vladimir, Ortodoks Hristiyanlığa geçti ve Kırım’ın Chersonesus kentinde vaftiz edildi.

Vladimir Putin’in yakın tarihli bir açıklamasına göre, o zamandan beri “Ruslar ve Ukraynalılar tek bir halk, birleşik bir bütün” olmuştur.

  1. yüzyıldan kalma bu tablo, Kiev Rus’unun (hem Ukrayna hem de Rusya’nın doğum yeri) Büyük Prensi Büyük Vladimir’in 988’de Ortodoks Hıristiyanlığı yeni devlet dini olarak seçmesini tasvir ediyor.

Ancak son on yüzyıl boyunca, yabancı güçler Ukrayna’yı sürekli olarak parçaladı. 13. yüzyılda, Doğu’dan gelen Moğol savaşçılar Kiev Ruslarını ele geçirdi. 16. yüzyılda, Polonya ve Litvanya orduları ülkeyi batı kanadından işgal etti. 17. yüzyılda, Polonya-Litvanya Birliği ile Rusya Çarlığı arasındaki savaş, Dinyeper Nehri’nin doğusundaki toprakların Rus emperyal kontrolüne girmesine yol açtı. Doğu Ukrayna “Sol Yaka” oldu; Dinyeper Nehri’nin batısındaki ve Polonya tarafından kontrol edilen topraklar ise “Sağ Yaka” olarak adlandırıldı.

Bir asırdan fazla bir süre sonra, 1793’te, Ukrayna’nın Sağ Yakası Rus İmparatorluğu tarafından ilhak edildi. Sonraki yıllarda, Ukrayna dilinin kullanımını ve öğrenimini özellikle yasaklayan bir dizi önlem olan Ruslaştırma uygulandı. Bölge sakinleri ayrıca Rus Ortodoksluğuna geçmeye zorlandı.

Ancak Ukrayna en ciddi travmalarından birini 20. yüzyılda yaşadı. 1917 Komünist Devrimi’nden sonra, diğer ülkeler gibi Ukrayna da 1922’de Sovyetler Birliği’ne tamamen dahil olmadan önce acımasız bir iç savaş yaşadı. 1930’ların başlarında, Joseph Stalin, milyonlarca Ukraynalının açlıktan ölmesine yol açan bir kıtlık başlattı. Stalin daha sonra çok sayıda Rus ve Sovyet vatandaşını doğuya yerleştirdi. Bunların çoğu Ukraynaca bilmiyordu ve bölgeyle gerçek bir bağlantıları yoktu.

Bu tarihi miras, bugün hâlâ açıkça görülebilen derin bölünmelere yol açmıştır. Doğu Ukrayna erken dönemde Rus egemenliğine girerken, batı Ukrayna yüzyıllar boyunca Polonya ve Avusturya-Macaristan gibi Avrupa güçlerinin elinde savruldu. Sonuç olarak, Doğu Ukraynalılar Rusya ile daha güçlü bağlar kuruyor ve Rus yanlısı liderleri destekleme eğilimindeyken, Batı Ukraynalılar Batı yanlısı politikacıları destekleme eğilimindedir. Doğuda daha fazla Rusça konuşan ve Ortodoks dindar var; bazı batı bölgeleri ise daha fazla Ukraynaca konuşan ve Katoliktir.

1991’de SSCB’nin dağılmasının ardından Ukrayna bağımsızlığını kazandı. Ancak ülkeyi birleştirmenin zor olduğu kanıtlandı. ABD’nin eski Ukrayna büyükelçisi Steven Pifer, “Ukrayna milliyetçiliği duygusu doğuda batıdaki kadar güçlü değil” diyor. Demokrasiye ve kapitalizme geçiş sancılı ve kaotikti ve özellikle doğudaki birçok Ukraynalı, geçmiş dönemlerin göreceli istikrarını özlüyordu.

“Tüm bu etkenlerden sonra, en büyük ayrım, bazılarının imparatorluk ve Sovyet dönemine, onu bir trajedi olarak gören diğerlerinden daha olumlu bakması gerçeğinde yatıyor,” diye açıklıyor Ukrayna uzmanı ve Atlantic Council düşünce kuruluşunun eski yazarlarından Adrian Karatnycky. Bu yaralar, binlerce Ukraynalının Avrupa Birliği ile daha yakın bağları desteklemek için sokaklara çıktığı 2004 Turuncu Devrimi sırasında yeniden açıldı.

Harvard’da tarih profesörü ve Ukrayna Araştırma Enstitüsü müdürü Serhii Plokhii’ye göre, bu ayrım ülkenin ekolojik haritalarında da açıkça görülüyor: Bir tarafta ekilebilir arazileriyle güney ve doğu Ukrayna’nın bozkırları, diğer tarafta ise kuzey ve batının ormanlık bölgeleri. Ona göre, bozkır ve ormanlar arasındaki sınırı (doğudan batıya uzanan çapraz bir çizgi) gösteren bu haritalardan biri, 2004 ve 2010 Ukrayna cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullanılan siyasi ayrımlara “çarpıcı bir şekilde benziyor”.

Kırım, 2014 yılında Rusya tarafından işgal edildi ve ilhak edildi. Kısa bir süre sonra, Ukrayna’nın doğusundaki Donbass’ta ayrılıkçı bir ayaklanma, Rusya’nın desteğiyle Luhansk ve Donetsk Halk Cumhuriyetleri’nin kurulmasına yol açtı. Bugün, Rus birlikleri, bölgenin çalkantılı tarihinin izlerini taşıyan fay hatlarından biri olan Ukrayna sınırına yeniden konuşlanmış durumda.

Kievli genç bir dansçı, mavi ve sarı perdelerin (Ukrayna bayrağının renkleri) önünde dans ediyor. 1991’den sonra doğan Ukraynalıların çoğu (sözde “özgür doğan” nesil), ülkelerinin Rus egemenliğinden kurtulup Avrupa Birliği ve Batı’ya katılmasını istiyor.

Evet, tarihten bir bölüm, bütün bu savaşları bugün Ukrayna halkı canlarıyla ödüyor. İhtiras, daha fazla toprak, insan hayatını hiçe saymak, siyasi menfaatler bugün Ukrayna halkına büyük zararlar veriyor.

Basiretsiz bir Birleşmiş Milletler, (bürokrat ve teknokratlarla dolu) ve bu yine basiretsiz bir AB varken, bu savaşın nasıl sona erebileceğini ben çok merak ediyorum. Tek arzum gerilmekte olan fayların aynı streste kalması ve zamanla bir mucizeyle rahatlamasıdır. Çünkü bu büyük fay kırılırsa işte o zaman maalesef felaket olur. Domino etkisiyle başka kıtalara sıçrar… Bizim basın yazmaz ama gerçekten patlamaya hazır onlarca ülke var yeryüzünde…

Daha fazla yazmaya gerek yok.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 2 Yorum
  1. Tülay Vargi dedi ki:

    Ne güzel yazmizsin çok rahat ve anlaşılır..gönlüne sağlık..Sevgiler..

    1. Ronald Karel dedi ki:

      Cok tesekkurler benden de sevgiler