Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

İtibardan İtibarsızlığa Uzanan Yol
Türk edebiyatının önemli şairlerinden İlhan Berk’in adı yıllar önce Bodrum Paşatarlası’ndaki bir sokağa verilmişti. Ancak bugün gelinen noktada o tabelanın yerinde “Gavur Ali Sokak” yazıyor. Daha da acısı, oğlu Ahmet Berk’in ifadesine göre babasının adının yazılı olduğu tabela çöpte bulunmuş. Bu, yalnızca bir tabelanın kaybolması değil, verilen itibarı geri almak, yaşayan yakınlarını ve edebiyatımıza yapılan saygıyı hiçe saymaktır.
“Ya Vereceksin, Ya da Hiç Vermeyeceksin”
Bir sokak ya da caddeye isim vermek, sıradan bir işlem değildir. Bir kültür insanının adı, o şehir için bir onur kaynağıdır. Veriyorsanız koruyacaksınız, yoksa hiç vermeyeceksiniz. Önce yaşarken bir aileyi onurlandırıp sonra onların acısını çöpe atmak, etik de değildir, vicdani de.
Bu Karar Nasıl Alındı?
Büyük ihtimalle belediye meclisinin bir kararıyla yapıldı. Ancak süreç nasıl işledi, ne zaman değiştirildi, hangi gerekçeler sunuldu bilinmiyor. Şeffaflıktan uzak bu tür kararlar, kamu vicdanını zedeliyor. Çünkü mesele yalnızca bir tabela değil, kültürel hafızanın silinmesi.
Herkes Kendi Başına Gelmiş Gibi Düşünsün
Bugün İlhan Berk’in ailesi yaşadığı bu acıyı dile getiriyor. Ama herkes kendi yakınının adının bir gün bu şekilde silindiğini ve tabelasının çöpe atıldığını hayal etsin. Bu, sadece İlhan Berk ailesine değil, hepimize yapılmış bir saygısızlıktır.
İlhan Berk’in Şiirleriyle Yaşayan Hafıza
Şairin adı tabeladan silinse de, dizeleri hâlâ halkın dilinde ve kitap sayfalarında yaşıyor. O, Türk şiirinin kalbine işlediği imgelerle unutulmaz. Sokak adları değişebilir, ama şiirler silinmez.
İlhan Berk’ten “Akşama Doğru”
ey güzel harf güzel kağıt güzel kalem.
sana nehirlerden rüzgârlardan söz ediyorum
benim için nehirleri eğit, su yolları aç.
ben ki daha ağzı lekeli bir çocukken
yürürken gördüm bir gün nehirleri
nehirlerin rüzgârların sözü yaşar…
Benim gazeteciliğim sansasyon değil, vicdani sorumluluktur.
Tandoğan Uysal