Rahat Olun

Ş. Didem Keremoğlu İstanbul doğumlu. Kültür Okulları'nda okudu. Üniversite eğitimini İngiltere’de tamamladı. Kısa bir dönem için İngilizce öğretmenliği yaptı. Daha sonra sektör değiştirerek uzun yıllar sivil havacılık alanında çalıştı. Uluslararası havayollarında yöneticilikler yaptı. Dış ülkelerde görevlendirmeler aldı. Kısa öykülerden oluşan ilk kitabı Yine Hüzzam, 2019 yılında çıktı. İkinci öykü kitabı Evliliğim Sadist Bir Monolog, 2021 yılında okuyucu ile buluştu. 2024 yılında ise üçüncü öykü kitabı Hayat Kaldığı Yerden, çıktı. Öyküleri, ortak kitap ve seçkilere alındı. 2024 yılında, Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü Yarışması'nda yedi öykülük dosyasıyla birinciliğe değer bulundu. Ellinin üstünde öyküsü, yazı ve yaptığı söyleşiler Kitap-lık Dergisi, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Sözcükler, Edebiyat Haber, Virüs, Yeni Gelen, Oggito, Berfin Bahar, Parşömen Fanzin, Hayal, Deliler Teknesi, Panzehir Edebiyat, Mersin Sanat, Kasabadan Esinti, Gerçek Edebiyat, Bulut Yazar, Eskişehir Sanat, AksiSanat gibi çeşitli basılı ve sanal edebiyat dergi ve platformlarında yayımlandı ve yayımlanmaya devam etmekte. Yaşadığı, Muğla'nın Bodrum ilçesinde sivil toplum kuruluşları ve okullarla birlikte edebiyat üstüne geliştirdiği projeleri hayata geçiriyor. Yerel basında köşe yazıyor.

    Pedasa’da arabalara yönelik soygunlar konuşuluyor bir süredir. Camı kırılan araçlar, didik didik edilen bagajlar… Bunlar münferit olaylar değil. Bir zincirin halkaları. Ve sorun sadece hırsızlık da değil. Sorun, 54 bin kişinin cezaevlerinden tahliyesiyle bağlantılı olarak artan benzeri olayları kanıksadığımızdır.

    Çok yakında yaklaşık 54 bin kişi cezaevlerinden tahliye edildi. Bodrum gibi nüfusu mevsimsel katlanan, yazın kalabalıklaşan, kışın sitelerin boşaldığı, gezi parkurlarının ıssızlaştığı ve doğal olarak güvenliğin de gevşediği yerler -tıpkı diğer sahil kasabaları gibi- tahliye edilen suçlu kalabalığının gözdesi olacaktı elbet.

    Geçtiğimiz günlerde Bitez’de, bir dostuma ait bir villada ve üstelik evin sakinleri olan toplamda beş kişi uykudayken gerçekleşen büyük çaplı soygun, bu tartışmanın turnusol kâğıdı oldu. İlk bakışta “Eyvah, işte başladı!” dedirten olay, Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Bürosu ekiplerinin dört gün gibi kısa bir sürede dosyayı çözmesiyle bambaşka bir yere evrildi. Bölgedeki kamera kayıtlarından saha istihbaratına, teknik takibin titizliğinden koordinasyona kadar kusursuz bir çalışma yürütüldü. Failler tespit edildi, deliller toplandı, para dışında çalınan kıymetli eşyalar gömüldükleri ıssız orman içlerinde bulundu ve sahiplerine iade edildi. Bodrum’da yaşanan bu soygunun sonrası gösterdi ki asayişle ilgili büro, refleksi yüksek, sonuç odaklı ve profesyonel bir güvenlik aktörüydü.

    Elbette Bodrum’un dinamikleri zor. Yazlık-yerleşik dengesi, kısa süreli kiralamalar, mevsimsel iş gücü… Tüm bunlar güvenlik yönetimini karmaşıklaştırır. Bu karmaşıklık içinde son yaşanan bu olayda sergilenen performans, “Bodrum’da güvenlikle ilgili sorun var mı?” sorusundan çok, “Çözüm kapasitesi ne?” sorusuna gayet olumlu yanıt veriyor.

    İyi işleyen mekanizmaları görünür kılmak ve desteklemek suç üstünde de etkili. Bu yazının amaçladığı biraz da budur. Sonuç olarak Bodrum’da güvenlik olgusu tartışmaya açıktır. Olmalı da ama bu tartışmanın merkezine, dört günde çözülen organize bir suçu, büyük çaptaki bir soygunu ve bunu başaran ekiplerin emeğini koymadan konuşmak eksik olurdu. Unutmayalım ki güvenlikle ilgili olarak tekil olayların gölgesinde değil, sonuçlarıyla birlikte konuşmak gerekir.

    Yazının başında sözünü ettiğim ve Bodrum’daki kültür turu rotalarının başında gelen Pedasa’daki olay da çözüldü. Çözülmeliydi de zira bugün park halindeki boş arabalara saldırıda bulunan suç odaklarının yarın ellerinde silahla yürüyüş rotasındaki grupların önünü kesmeyeceğinin garantisi yoktu. Öyle ya, önce araçtan bir şey alıp kaçma cesareti oluşur. Bu diğer suç odaklarınca duyulur. Bir süre beklenir. Suçluların yakalandıklarına dair basına yansıyan bir şey yoktur. Başkaları da bu işe soyunur. Tehlike büyür. Sabah saatlerinde yalnız yürüyen bir vatandaş, kulaklıkla parkurda ilerleyen bir genç, nefeslenmek için kenarda duran bir çift… Ta ki geri dönüşü olmayan bir olay yaşanana kadar!

    Pedasa Antik Kenti gibi bir yürüyüş alanında insanlar, arkalarını da kollamaya başlamışsa sorun bireysel tedbirle çözülecek bir mesele olmaktan çıkmış demektir. Mesele, olası bir saldırının önünün kesilip kesilemediğidir ki kesilmiştir.

    Unutmayalım ki bugün atılacak adımlar yarının manşetlerini belirler. Bu yaşananların şakası yoktur! Güvenlik güçlerimizin başarısı, suç işlendiğinde ne hızla çözüldüğü ile de ölçülür.

    Dört günde çözülen soygun hadisesi ve Pedasa’da yaşanan olayın faillerinin yakalanmış oluşu, kasabamızda yaşanacak olası suça teşebbüs olaylarına karşı caydırıcılığın en somut göstergesidir.

    Rahat olalım ama tedbiri de elden bırakmayalım.

    Ş.Didem Keremoğlu

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
    1. Şule Türel dedi ki:

      Biliyorduk böyle olacağını, bekliyorduk ancak bu kadar kısa zamanda gerçekleşmesi ürkütüyor tabi…
      Neyse ki faillerin kısa sürede ele geçmiş olması içimize su serpti…
      Umarım polisin yakaladıkları arka kapıdan kısa sürede sokaklara salınmaz…