Yıl Yeni Dert Eski

Ş. Didem Keremoğlu İstanbul doğumlu. Kültür Okulları'nda okudu. Üniversite eğitimini İngiltere’de tamamladı. Kısa bir dönem için İngilizce öğretmenliği yaptı. Daha sonra sektör değiştirerek uzun yıllar sivil havacılık alanında çalıştı. Uluslararası havayollarında yöneticilikler yaptı. Dış ülkelerde görevlendirmeler aldı. Kısa öykülerden oluşan ilk kitabı Yine Hüzzam, 2019 yılında çıktı. İkinci öykü kitabı Evliliğim Sadist Bir Monolog, 2021 yılında okuyucu ile buluştu. 2024 yılında ise üçüncü öykü kitabı Hayat Kaldığı Yerden, çıktı. Öyküleri, ortak kitap ve seçkilere alındı. 2024 yılında, Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü Yarışması'nda yedi öykülük dosyasıyla birinciliğe değer bulundu. Ellinin üstünde öyküsü, yazı ve yaptığı söyleşiler Kitap-lık Dergisi, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Sözcükler, Edebiyat Haber, Virüs, Yeni Gelen, Oggito, Berfin Bahar, Parşömen Fanzin, Hayal, Deliler Teknesi, Panzehir Edebiyat, Mersin Sanat, Kasabadan Esinti, Gerçek Edebiyat, Bulut Yazar, Eskişehir Sanat, AksiSanat gibi çeşitli basılı ve sanal edebiyat dergi ve platformlarında yayımlandı ve yayımlanmaya devam etmekte. Yaşadığı, Muğla'nın Bodrum ilçesinde sivil toplum kuruluşları ve okullarla birlikte edebiyat üstüne geliştirdiği projeleri hayata geçiriyor. Yerel basında köşe yazıyor.

    31 Aralık gecesi saat tam 00.00’da sihirli bir şey olacakmış gibi birbirimize “mutlu yıllar” diledik.

    Sanki saat 00.01’de kira düşecek, enflasyon sıfırlanacak ve dünya barışı gelecek. Bu kadar mı romantikleşir insan yahu?

    Yeni yılın ilk sabahına zamlar kapıda. Benzin, motorin ve LPG’nin tabelalardaki fiyatı değişti bile. Doğalgaz ve elektrik zamları yolda. Sobayı tütsü, elektriği idare lambası niyetine yakacak millet.

    Sosyal medyada atanamayan bir öğretmenin paylaşımına rastladım:

    “2024 hedefim: Atanmak.”

    Altındaki yorum:

    “Aynısını 2014’te de yazmışsın.”

    Bu ülkede hedefler bile 10 yıllık planlar gerektiriyor.

    Atanmayı bekleyen 500 bin öğretmenimiz varmış. Ama bakanlık haklı, gençler biraz sabırsız. Bakın hapisteki gazetecilere. Hapiste ama hâlâ mesleğini yapabiliyor birçoğu! Atanamayan öğretmenler de biraz sabır gösterseler ya! Meydanlarda daha çok toplanırlarsa amaçlarına ulaşır, öğretmenliği, hükümlülük sonrası cezaevinde yapabilirler. İçeride okuma yazma bilmeyen çok vatandaş var. Hem mesleğini yapıyor olurlar hem vatana millete hizmet hem de vicdan tatmini!

    Yurt dışına kapağı atmaya çalışan gençler ve öğrenci gençlerimiz de zorda. Pasaportlarıyla hayalleri arasına duvar örülmüş bir yıldı 2024.

    Vize başvurularda ücretleri peşin peşin ödeyen T.C. Vatandaşı vize onayı alamazsa malumunuz parayı iade de alamıyor.

    İyi yere tezgâh açılmış!

    Bir de hayatı başka boyutta yaşayanlar var. Geçenlerde bir tanesi, yılbaşı ağacını altından yaptırmış. 3 milyon TL’ye mal olmuş. Altına yorum yazmışlar:

    “Bu ne kibir!”

    Hemen cevap vermiş:

    “Kibir değil, yatırım!”

    Yılbaşını Dubai’de kutlayan başka bir fenomenimiz, yaptığı alışverişin fişini paylaşmış: 87 bin dolarlık kıyafet.

    Altında yorum:

    “Çocuklar aç, sen lüks içindesin.”

    Cevap:

    “Çocukların benimle ne alakası var? Onlar da büyüsün, fenomen olsun.”

    Bodrum’da da değişen bir şey yok. Yılbaşını dışarıda kutlamak, bu yıl da magazin programlarına malzeme olacak cinsten.

    Bir mekânda yılbaşı menüsü kişi başı 21 bin TL. Menüyü görünce “Altın mı yiyoruz?” diye sordum, garson ciddi bir şekilde, “Evet, tatlının üstünde var,” dedi.

    Ama tabii ki bu yılbaşı gösterisi sadece kutlama yapmaya gelen tatilciler içindi. Çoğunluk yine evinde oturup televizyon başında geri sayım yaptı. Çünkü Bodrum’da bir yılbaşı kutlamasına katılmak, aylık kira parasını bir gecede harcamak anlamına geliyor.

    “Biz neden kendi şehrimizde eğlenemiyoruz?” diye soran arkadaşım; Bodrum Belediyesi meydanda ücretsiz konser düzenliyor ya.

    Yeme içmeni bir zahmet yanında götür!

    Bodrum’un fenomenleri de boş durmadı tabii. Yılbaşına, esas sahibinin kim olduğu meçhul bir yatta sırtında 10 bin dolarlık bir elbiseyle girip “Herkes eşit, yeter ki hayal edin,” yazmış sosyal medyasına kızımız.

    Filistin’de bebekler ölmeye ve silah sanayi altın devrini yaşamaya devam ederken dünya iklim krizinden yapay zekâya, jeopolitik tansiyondan toplumsal dönüşümlere kadar, etik ve sosyal pek çok sorun ve soruya cevap aramaya 2025’de de devam edecek.

    2024’te rekor seviyelere ulaşan sıcaklıklar, doğal afetlerin şiddeti ve sıklığı ile teknolojiyi kontrol etmek mi, yoksa onun tarafından kontrol edilmek mi? diye sormaya devam edeceğiz. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, bu yılın sonunda iklim krizinin geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşabileceği konuşuluyor.

    Bölgesel çatışmalar, göç krizleri; sınırların ötesine uzanan bu problemleri aşmak küresel bir bilinç gerektiriyor.

    Sonuç olarak, yeni yıla girmek tam anlamıyla bir umut pazarlaması, diye düşünsem de yeni yıl hepimize mutluluk, sağlık, barış, hak hukuk adalet ve bolluk getirsin, diye diledim ve yolladım evrene.

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 4 Yorum
    1. AG dedi ki:

      Hayatımızın özeti👏

    2. B. Zeynep dedi ki:

      Kalemin tükenmesin

    3. Meral Beylem dedi ki:

      Yıl yeni olmuş kaç yazar? Eski,eskimeyen ve yeni yılda da eskimeyecek olan derterimizle başbaşa olacağız senin de vurguladığın gibi sevgili Didem. Ülkemin acı gerçekleri bunlar…Kalemine sağlık.

    4. Nursel Erkmen dedi ki:

      Bizim gençlerimiz işsiz ama Suriyeli öğretmen ve doktorlar görev başında.Sistem insana yakışır bir şekilde rayına oturmadıkça yılların sayısının önemi kalmıyor.Her yıl aynı söylemler