Sea Garden’da Grev 24 Nisan’da Başlıyor

Gazeteci Çiçek Yaman Bozoğlu, Türkiye Otel, Lokanta, Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası (TOLEYİS) ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda, TOLEYİS ile Hapimag Resort Sea Garden Otel yönetimi arasında 26 Ocak’ta başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine sendikanın 24 Nisan Cuma günü grev kararı aldığı açıklandı.

TOLEYİS Marmaris Şube Başkanı Ersin Sancaklı, yaklaşık 30 yıldır otelde süren toplu sözleşme sürecinde, 2026 yılı itibarıyla başlayan görüşmelerde işverenin ilk toplantıda uyuşmazlık tutanağı tutarak süreci sonlandırdığını söyledi. Sancaklı, ardından gidilen arabuluculuk sürecinde de işverenin herhangi bir teklif sunmadığını ve bu nedenle grev aşamasına gelindiğini belirtti. Grevin Cuma günü saat 07.00’de başlayacağını, saat 12.00’de yapılacak basın açıklamasıyla sürecin devam edeceğini ifade etti.

Toplu sözleşmelerin iki yılda bir yenilendiğini belirten Sancaklı, son sözleşmenin 31 Aralık 2025’te sona erdiğini ve 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni sürecin başladığını aktardı. Sancaklı, taleplerinin yalnızca ücret artışlarını değil, sosyal haklar ve çalışma koşullarını da kapsadığını söyledi.

TOLEYİS Sendikası Başkan Yardımcısı Cemalettin Kerten ise sendikanın 48 bin üyesi bulunduğunu, konaklama ve hizmet sektöründe örgütlü olduklarını belirtti. Kerten, Club Med ile toplu sözleşmenin imzalandığını ancak Sea Garden Otel yönetiminin görüşme sürecine katılmadığını ifade etti. Kerten, işverenin ilk oturumda görüşmeyi reddettiğini öne sürdü.

Kerten ayrıca, otelde sendikadan istifaya zorlandıklarını ifade eden çalışanların bulunduğunu belirterek, bu konuda Çalışma Bakanlığı’ndan müfettiş talep ettiklerini ve inceleme sonucunda hazırlanacak raporu beklediklerini söyledi. İfade veren çalışanların beyanları doğrultusunda hukuki süreç başlatacaklarını dile getirdi.

TOLEYİS Genel Merkez Sosyal Medya ve İletişim Başkanı Kenan Karabulut da Bodrum’da sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlardan destek gördüklerini belirtti. Karabulut, Bodrum’da güçlü bir dayanışma oluştuğunu ifade ederek, “Bu süreç yalnızca bir sendika süreci olmaktan çıktı, turizm emekçilerinin ortak meselesi haline geldi. Bodrum’un sosyal medyada veya magazin haberlerinde lahmacun fiyatları ile değil, emekçinin hakkını aldığı Bodrum olarak anılmasını istiyoruz. Turizm sektöründe çalışanların daha iyi koşullarda çalışabilmesi ve haklarını alabilmesi için bu sürecin önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi..

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Turizm Emekçisi dedi ki:

    Bodrum’da yüzlerce Otel Var, Neden Sadece Biz?
    İş arkadaşlarıma ve bu süreci dışarıdan izleyen herkes bir baksın; Bodrum dediğimiz yer yüzlerce otelin, on binlerce turizm emekçisinin olduğu bir dünya markası. Ama ne hikmetse, bizi temsil ettiğini söyleyen bu sendika, koskoca Bodrum’da sadece 2 tesiste (biri biziz) varlık gösterebiliyor.

    İnsan sormadan edemiyor:

    Madem bu kadar güçlü ve işçi dostusunuz, neden Bodrum’un geri kalan %99’unda yoksunuz?

    Diğer binlerce tesise giremeyip, sadece buraya mı gücünüz yetiyor?

    Yoksa derdiniz bizim haklarımızdan ziyade, Bodrum’da elinizde kalan son iki kaleden birini ne pahasına olursa olsun bırakmamak mı?

    Biz Sizin “Son Kaleniz” Olmak Zorunda mıyız?
    Sendika yönetimi, Türkiye gerçeklerinden kopuk rakamlarla masaya oturup ilk toplantıda uyuşmazlık çıkararak şov yapıyor. Ama bu şovun faturası bize kesiliyor. Şirket, enflasyona (TÜFE/ÜFE) karşı ezilmeyeceğimiz bir zam ve tüm haklarımıza yazılı güvence veriyor. Bu, bugünün şartlarında bir “uzlaşma zemini” değil midir?

    Aidatlar Dağa, Sorunlar Bize Kalıyor
    Her ay maaşımızdan bir günlük yevmiyemiz sendikaya gidiyor. Bu tesisten her yıl milyonlarca lira sizin kasanıza akıyor. 48 bin üyeden bahsetmeyi biliyorsunuz; peki o paralarla yaptırdığınız lüks otellerde hangimiz konaklayabiliyoruz? Biz sezon bitip “askıya” alındığımızda, cebimiz boş kaldığında sendika hangi gün kapımızı çalıp “Al kardeşim, bu ayki kiran bizden” dedi?

    Kendi aidatını ödeyemeyen sezonluk işçiye kapısını açmayanlar, şimdi gelmiş bizim ekmek teknemize kilit vurmaya çalışıyor. Yarın öbür gün grev yüzünden misafir gelmezse, bu tesis zarar görürse sendika çekip gider ama biz yine baş başa kalırız.

    Geleceğimizi İpotek Ettirmeyelim
    Bodrum’un geri kalanında sendika yokken oradaki arkadaşlarımız çalışmaya devam edecek; ama biz burada sendikanın “varlık mücadelesi” uğruna ekmeğimizden olacağız. Hak aramaya evet, ama bizi basamak olarak kullanan bir inatlaşmaya hayır! Ekmek yediğimiz tekneyi, sadece iki yerde kalabilmiş bir sendikanın siyasetine kurban etmeyelim.