Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Biz Bodrum’un sokaklarını, siyasetini, gündemini yazarken Muğla’da bambaşka bir değişim oldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam A.Ş.’nin (MUBRAŞ) yeni tüzüğünden haberiniz var mı?
Yol kenarındaki bir tabela, kavşaktaki billboard, bir LED ekrandaki görüntü. Bunlar sadece reklam değildir. Bunlar aynı zamanda ekonominin nerede döndüğünü ve kimin göründüğünü anlatır. Nisan 2026 ile birlikte Muğla’da bu yeni düzenin merkezinde tek bir söz sahibi var: Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam A.Ş. (MUBRAŞ).
Bildiğiniz üzere MUBRAŞ’ın yönetim kademesinde de son dönemde bir değişiklik yaşandı. Daha önce Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanlığını yapan Levent Arkan yürütürken, hakkında devam eden adli süreçler nedeniyle bu göreve Bodrum’dan Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı olarak atanan Selçuk Şimşek getirildi.
Eskiden açık hava reklamcılığı daha dağınık bir yapıydı. Ajanslar vardı, özel mülk sahipleri vardı, farklı izin süreçleri vardı. Şimdi tablo daha net: reklam alanı sınırlanıyor, izin merkezi tek elde toplanıyor ve görünürlük planlanıyor.
Yani artık mesele “kim reklam verecek?” değil. Asıl mesele: “kim nerede görünecek?”
Ekonomi görünürlüğe bağlanınca denge değişir. Açık hava reklamcılığı sadece bir tanıtım işi değildir. Özellikle Muğla ve haliyle Bodrum gibi turizm ve ticaretin yoğun olduğu yerlerde bu alan: milyarlarca liralık bir pazar, yerel ekonomiyi besleyen bir döngü ve aynı zamanda görünürlüğün gücü demektir.
Şimdi bu döngü tek bir merkezde toplanıyor. Bu da doğal olarak yeni bir soruyu gündeme getiriyor: “Ekonomiyi kim yönetecek, görünürlüğü kim belirleyecek?”
Örneğin tarlanda başkasının reklamını yapamayacaksın. En çarpıcı değişimlerden biri belki de burada. Artık özel mülkiyet bile reklam üretim alanı olamayacak. Yani Bodrum’da yol kenarındaki bir tarlanın, bir duvarın, bir boş arazinin reklam değeri eskisi gibi serbest değil.
Görünürlük bir güçtür. Burada asıl kritik nokta görünür olan kazanır. Reklam alanı dediğin şey aslında bir güç alanıdır. Kim görünürse o konuşur veya konuşulur. Kim görünmezse oyundan düşer. Bu yüzden açık hava reklamcılığı sadece ticari değil, aynı zamanda kamusal bir güç dağılım aracıdır.
Şimdi bu güç tek merkezde toplanınca tartışma da kaçınılmaz oluyor: Erişim eşit mi olacak?
Alan dağılımı şeffaf mı olacak? Herkese aynı mesafede mi duracak?
Sözgelimi seçim zamanlarında açık hava reklamlarının siyasi iletişimdeki ağırlığı da dikkate alındığında, alan tahsisi ve görünürlük konularında eşitlik ve şeffaflık ilkesi daha kritik hale gelecek. Bu noktada yönetimin hangi siyasi yapıda olduğundan ziyade, sistemin tüm aktörlere eşit uygulanıp uygulanmadığı üzerinde yoğunlaşacak.
Sistem değişti, soru değişmedi. Yönetim yapısı da değişti, isimler de değişti, model de değişti.
Ama asıl soru yerinde duruyor: Bu yeni düzende ekonomiyi ve gücü gerçekten kim yönetecek?
Muğla’da kim görünür olacak, kimin üstü çizilecek, kimler kazanacak ve kimler sadece izleyecek. Muğlalılar şimdi bu soruların cevabını merak ediyor…