Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bir Belediye Başkanı Eline Süpürge Alıyorsa… Bodrum’da yıllardır ne gördük? Bol bol konuşanları…
Basın önünde poz verip ortadan kaybolanları… Makam aracından inmeden halkçılık oynayanları…
Ama ilk kez başka bir şey gördük. Tamer Mandalinci eline süpürge aldı. Fotoğraf çektirip bırakmadı.
Bir saatlik göstermelik şov yapmadı. Gün boyu Bodrum’un tepe ve yamaçlarında çalışan insanların arasında ter döktü.
Hem de bunu belediyenin servis ettiği cilalı fotoğraflardan değil, orada bulunan vatandaşların çektiği görüntülerden gördük. Kaldırım ile araba arasına sıkışmış toprağı kazıyan bir belediye başkanı gördük.
Tozun toprağın içinde çalışan bir başkan gördük. Ağaç budayan, çöp toplayan, hortum taşıyan bir başkan gördük.
Şimdi soruyorum: Türkiye’de bunu hangi belediye başkanında gördünüz?
Tamer Mandalinci’ler Kolay Yetişmiyor
Bir şeyi de açık açık söylemek gerekiyor… Tamer Mandalinci öyle tesadüfen ortaya çıkmış bir isim değil. Bodrum’un köklü ve seçkin ailelerinden yetişmiş, soyu sopu belli, eğitimli, mimar kimliği olan,
ekonomik olarak güçlü bir aile yapısından gelen bir gençten söz ediyoruz.
Üstelik bugün Bodrum Belediye Başkanı olan mimar Tamer Mandalinci, Türkiye Cumhuriyeti’ne bakan vermiş bir aile geleneğinin içinden geliyor. Ama mesele sadece aile meselesi değil. Asıl mesele şu:
Bugün birçok genç kolay yolu seçerken, şöhret peşinde koşarken, “bir yerlere kapağı atmanın” hesabını yaparken…
Tamer Mandalinci genç yaşından itibaren doğduğu kent olan Bodrum için yerel belediyeciliği seçti.
Sahaya inmeyi seçti. Siyasetin en zor alanlarından birine girdi. Öyle aklı bir karış havada gezen, Bodrum’u sadece kartpostal gibi gören bir genç olmadı. Daha önce de yazmıştım: “Tamer Mandalinci’ler kolay yetişmiyor.” Gerçekten kolay yetişmiyor.
Siz Yapamadığınız İçin Rahatsız Oluyorsunuz
Ben çıkıp “şapkamı çıkarırım” dedim diye kıyamet kopuyor. Yok efendim yağ çekiyormuşum…
Yok efendim gazeteciliğime gölge düşürüyormuşum… Hayır efendim. Bu yağcılık değil. Bu, hakkı teslim etmektir. Çünkü alışmışsınız… Eleştiren gazeteci makbul, Takdir eden gazeteci satılmış!
Bir insan doğru bir iş yapınca onu alkışlamak suç olmuş. İyiliği görmek zayıflık sayılmış.
Kötülükten Beslenenler Rahatsız
Bodrum’un en büyük problemi artık sadece beton değil. Kalplerde büyüyen kötülük. Bir insan çalışıyorsa bile hazmedemiyorlar. Bir başkan sahaya inmişse bile rahatsız oluyorlar.
Adam süpürge yapıyor, onlar hâlâ çamur atıyor. Adam temizlik kampanyası yürütüyor, onlar hâlâ nefret kusuyor. İşte Bodrum’un gerçek kirliliği tam da burada başlıyor. Yollardaki toz temizlenir…
Yamaçlardaki çöp temizlenir… Ama bazı insanların içindeki kötülüğü temizlemek maalesef en zorudur.
İşte Bu Yüzden… Ben bugün yine aynı noktadayım. Evet… Tamer Mandalinci ve onunla birlikte gönüllü olarak çalışan temizlik ekibine şapkamı çıkarırım dedim.
Çünkü sahaya indiler. Çünkü emek verdiler. Çünkü Bodrum’un sokaklarına gerçekten dokundular.
Beğenirsiniz, beğenmezsiniz… Siyasi olarak desteklersiniz, desteklemezsiniz… Ama hakkı teslim etmek başka bir şeydir.
İster “abartıyor” deyin… İster “yağcılık” deyin… İster başka bir kulp takın… Böyle çalışan insanlara şapkamı çıkarırım dedim. Nokta.
Tandoğan Uysal