Yapay Zekâ Çağının Gençlerini, Analog Korkularla Büyütüyoruz

Yapay Zekâ Çağının Gençlerini, Analog Korkularla Büyütüyoruz
polat-galle-27.02.2023
previous arrow
next arrow
Yayınlama: 19.05.2026
A+
A-

19 Mayıs 1919, bir tarihten çok daha fazlasıdır.

19 Mayıs, bir askeri hareketten öte; bir milletin yeniden kendi kaderini belirleme iradesinin görünür hale geldiği dönüm noktalarından biridir.

Gençlik: Hitabe’nin Bugünkü Okunuşu

Gençliğe Hitabe okullarda ezberletilen bir metin olarak hafızalarda yer almakta. Birçok anne ve baba da Gençliğe hitabeyi kendi çocukluk ve gençlik yıllarında defalarca tekrar etti.

Ama belki de bugün ilk kez daha derin bir soruyu sormak gerekiyor: Atatürk’ün “iktidar sahipleri” uyarısını yalnızca devlet yönetimi üzerinden mi anlamalıyız?

Çünkü bir gencin hayatındaki ilk iktidar alanı devletten önce evdir.

İlk otorite: anne, baba ve aile düzenidir.

Bugün çocukların dünyasında kurulan denge çoğu zaman iyi niyetli bir koruma refleksiyle şekilleniyor. Ancak bu koruma alanı zaman zaman fark edilmeden çocukların:

  • cesaretini,
  • merakını,
  • karakterini,
  • özgüvenini,
  • hatta hayal kurma kapasitesini

daraltabiliyor.

Burada asıl soru şudur: Çocukları korumaya çalışırken, onları hayata karşı aşırı hassas ve kırılgan bireylere mi dönüştürüyoruz?

Çünkü bugünün gençliği:

  • yanlış yapmaktan korkuyor (sınav odaklı eğitim sistemi ve sosyal çevrede hata toleransının düşük algılanması nedeniyle),
  • başarısız görünmekten çekiniyor (özellikle sosyal medya ve akran karşılaştırması baskısının artmasıyla),
  • geride kalmaktan endişe ediyor (rekabetçi eğitim ve kariyer ortamı ile hızlanan başarı algısı nedeniyle),
  • duygularını ifade etmekten bile çekiniyor (aile ve toplumsal iletişim biçimlerine bağlı olarak değişen duygusal ifade alışkanlıkları nedeniyle),
  • yurt dışını daha güvenli bir gelecek alanı olarak değerlendiriyor (ekonomik fırsatlar, eğitim ve yaşam kalitesi beklentilerindeki farklılıklar nedeniyle).

Oysa 19 Mayıs ruhu tam tersidir: korku değil cesaret ve bağımsızlıktır bir başka deyişle akıl ve bilimdir.

Bu kadim ruhun İstiklal Marşı ise “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak” diyerek başlamakta.

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında ortada güvenli bir yol haritası yoktu.

İşgal vardı. Yoksulluk vardı. Belirsizlik vardı.

Ama bunların yanında çok kritik bir şey daha vardı: Risk alabilen bir gelecek fikri.

Bugün ise çocukları çoğu zaman: bir yanda aşırı kontrolcü ve baskıcı yaklaşımlar,

diğer yanda ise sınırların net olmadığı serbestlik anlayışı ile, hatasız, risksiz, steril bir dünyaya hazırlamaya çalışıyoruz.

Fakat hayat bulduğumuz dünyamız var olduğu günden beri hiçbir zaman steril değildi ve olmayacak

Ve belki de bu yüzden en çarpıcı gerçek bugün daha görünür hale geliyor: Yapay zekâ çağının çocuklarını, analog korkularla mı büyütüyoruz?

Atatürk’ün Gençlikten Beklentisi

Atatürk’ün hayal ettiği gençlik ise yalnızca sportif başarıya odaklanan bir gençlik değil

O, düşünen, sorgulayan, üreten ve gerektiğinde risk alabilen bir gençlik hayal ediyordu.

Bu nedenle 19 Mayıs’ı gençliğe armağan etti.

Çünkü bir ülkenin geleceğini belirleyen şey: en güvenli sınırlar değil, en cesur zihinlerdir.

Bugün bu noktada soru artık daha yalın hale geliyor: Çocuklarımızı sadece başarılı bireyler olmaya mı hazırlıyoruz, yoksa güçlü ve bağımsız karakterler olmaya mı?

Ve belki de Gençliğe Hitabe bugün yeniden okunduğunda, en sert ama en gerçek cümlesi şudur: Bazen çocukların önündeki en büyük engel kötü niyet değil, aşırı korkudur.

Son Çerçeve

Bugün 19 Mayıs’ı yeniden düşündüğümüzde mesele artık yalnızca tarih değildir.

Mesele şudur: Kurtuluş savasında atamızın önderliğinde milletimiz bağımsızlık için mücadele etti ve kazandı.

Bugün ise milletimiz, kendi çocuklarının zihinsel bağımsızlığını nasıl koruyacağını tartışıyor değil mi?

Ve belki de en kritik soru artık şudur: Yapay zekâ çağının çocuklarını,

Analog korkularla büyütmeye devam mı edeceğiz?

Yorum değil çocuklarımızın ve gençlerimizin ilk otoriteleri olan ailelerimizden biz eğitimciler olarak Atatürkçü bir tutum ve bağlam temelli davranışlar silsilesi bekliyoruz.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.