Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tamer Mandalinci: “Bayramda Küsler Barıştırılırdı, Biz Bayramdan Önce Birbirimize Kırdırıldık”
Butlanın Gölgesinde Sandık Arayışı
Türk siyasetinin son yıllardaki en ilginç kavramlarından biri haline gelen “butlan”, CHP’nin kapısını da çaldı. Ancak Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin CHP Bodrum İlçe Başkanlığı’nda yaptığı konuşma gösterdi ki partililerin asıl gündemi hukuk terimleri değil, sandığın kendisi.
Mandalinci’nin konuşmasındaki en çarpıcı cümle ise şuydu: “Bayramdan önce birbirimize kırdırıldık.”
Bu söz aslında yalnızca CHP’nin değil, Türkiye siyasetinin son dönemdeki ruh halini de özetliyor. Eskiden bayramlarda küslükler biterdi. Şimdi ise bayram öncesi insanlar birbirine küstürülüyor. Üstelik bunu yapanlar da dönüp dönüp “birlik ve beraberlik” nutukları atıyor.
Siyasetin cilvesi dedikleri herhalde bu olsa gerek.
Bodrum’dan Ankara’ya Gönderilen Mesaj
Bodrum CHP İlçe Binası o gün adeta küçük bir kurultay salonuna dönmüştü. Salonda bulunanların ortak duygusu öfke değil, belirsizlikti. Kimsenin derdi koltuk kavgası değildi. Asıl mesele, kararın kim tarafından verileceğiydi. Mandalinci de tam burada sözü sokağa getirdi: “Sokak çok net mesajını verdi.” Evet, verdi. Vatandaş markette fiyatlarla boğuşurken, emekli ay sonunu getirmeye çalışırken, gençler gelecek kaygısıyla yaşarken parti içi hukuk savaşlarının toplumdaki karşılığı oldukça sınırlı kalıyor.
Sokağın söylediği şey çok basit: “Bir an önce karar verin ve önümüze bakın.”
En Uygun Zamanı Bekleyenler Tarihte Hep Geç Kaldılar
Mandalinci’nin konuşmasında dikkat çeken başka bir vurgu vardı: “En uygun zamanda değil, en kısa zamanda sandığa gidilmeli.” Bu cümle aslında siyasetin en büyük hastalığına yapılan bir göndermeydi. Çünkü siyasette “uygun zaman” denilen şey çoğu zaman gelmez.
Önce rapor beklenir. Sonra mahkeme beklenir. Ardından değerlendirme yapılır. Sonra yeni bir değerlendirme daha yapılır. Derken vatandaşın sabrı tükenir. Tamer Mandalinci ise farklı düşünüyor. Diyor ki: “Beklemeyin. Sandık ne diyorsa o olsun.” Demokrasinin özü de zaten bundan ibaret değil mi?
İki Milyon Üyenin İradesi
CHP bugün Türkiye’nin en büyük siyasi örgütlerinden biri. Yaklaşık iki milyon üyesi bulunan bir partinin geleceğinin mahkeme salonlarında değil, üyelerin iradesiyle belirlenmesi gerektiğini savunmak son derece doğal. Mandalinci’nin çağrısı da tam olarak buna dayanıyor.
Eski delege… Yeni delege… Yeni kurulan yapı…
Bütün bu tartışmaların ötesinde asıl olan üyelerin iradesidir. Çünkü siyasetçinin gerçek gücü mahkeme kararlarından değil, sandıktan çıkar.
Butlan Geçer, Sandık Kalır
Türk siyasi hayatı boyunca nice genel başkanlar gördük. Nice kurultaylar yaşadık.Nice mahkeme kararları açıklandı. Bir dönem ülkenin gündemini belirleyen tartışmaların bugün kimse adını bile hatırlamıyor. Ama sandık öyle değildir. Sandık bir kez konuştu mu, tarihe not düşer. Bugün CHP’nin önündeki temel soru da budur: Kararı hukukçular mı verecek?
Yoksa üyeler mi? Tamer Mandalinci’nin cevabı oldukça net: “Üyeler verecek.” Belki de bütün tartışmanın özü burada yatıyor. Çünkü siyasette butlan gelir geçer. Dilekçeler sararır.
Dosyalar raflara kaldırılır. Ama milletin ve üyelerin iradesiyle kurulan sandık, her zaman yerinde durur. Ve günün sonunda son sözü yine o söyler.
Tandoğan Uysal