Faizde Dünya Şampiyonuyuz, Refahta Neden Değil?

Faizde Dünya Şampiyonuyuz, Refahta Neden Değil?
polat-galle-27.02.2023
previous arrow
next arrow

İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye’de uygulanan yüksek faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ergun, 2026 yılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kararları ve IMF projeksiyonlarına göre Türkiye’nin yüzde 37 politika faiziyle dünyanın en yüksek faiz uygulayan ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını belirtti. ABD’de faiz oranının yüzde 3,75, Euro Bölgesi’nde yüzde 2,15 ve Japonya’da yüzde 0,75 seviyesinde bulunduğunu ifade eden Ergun, Türkiye’deki faiz oranının ABD’nin yaklaşık 10 katı, Avrupa’nın ise 17 katından fazla olduğunu kaydetti.

İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı;

“Faizde Dünya Şampiyonuyuz, Refahta Neden Değil?

2026 yılı TCMB kararları ve IMF projeksiyonlarına göre, Türkiye bugün %37 politika faiziyle dünyanın en yüksek faiz uygulayan ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır.

ABD’de faiz %3,75, Euro Bölgesi’nde %2,15, Japonya’da ise yalnızca %0,75 seviyesindedir. Türkiye’nin faizi; ABD’nin yaklaşık 10 katı, Avrupa’nın ise 17 katından fazladır.

Yüksek faiz, üreticinin krediye ulaşmasını zorlaştırmaktadır.

Sanayici yatırım yapamamakta, esnaf işletme sermayesini çevirememektedir.

Çiftçi ekim yaparken, gençler iş kurarken yüksek faiz duvarına çarpmaktadır.

Vatandaş konut, araç ve ihtiyaç kredilerine erişmekte büyük güçlük çekmektedir.

Türkiye, dünyanın en yüksek faizlerinden birini öderken enflasyon hâlâ çift hanelerde seyretmektedir. IMF verilerine göre 2026 yılı ortalama enflasyon beklentisi %28,6 düzeyinde bulunmaktadır.

Bir yanda yüksek faiz, diğer yanda yüksek enflasyon… Bedeli ise millet ödemektedir.

Bugün geldiğimiz noktada vatandaşın cebindeki para erirken, üretim yerine finansal rantın teşvik edildiği bir ekonomik tablo ile karşı karşıyayız.

Türkiye’nin ihtiyacı, yalnızca faizi yükselten veya düşüren günübirlik politikalar değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı; üretimi, ihracatı, tarımı ve sanayiyi merkeze alan kalıcı bir kalkınma modelidir.

Çiftçinin tarlada, sanayicinin fabrikada, esnafın dükkânda kazanacağı bir ekonomik düzen kurulmadan ne enflasyon kalıcı olarak düşer ne de refah artar.

Faize değil üretime, borca değil yatırıma, sıcak paraya değil alın terine dayalı bir ekonomi anlayışı şarttır.

Dünyanın en yüksek faizlerinden birini uygulayan bir ülkenin vatandaşları hâlâ geçim derdi yaşıyorsa, ekonomik modelin yeniden sorgulanması kaçınılmazdır.”

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.