CHP Muğla’da kadınlar neden yok sayılıyor?

Siyasette en tehlikeli şey fikir ayrılığı değildir.

En tehlikelisi, farklı düşüneni yok saymaya başlamaktır.

Son günlerde CHP Muğla’da yaşanan gelişmeleri takip ediyorum. Görevden alınan İl Başkanı Nail Kızıl ile seçilmiş İl Kadın Kolları Başkanı Sema Gençoğlu arasında uzun süredir devam ettiği konuşulan gerginlik, artık parti kulislerinin dışına taşmış durumda.

Muğla’daki gazeteci meslektaşlarımızla görüştük. Parti yöneticileriyle konuştuk. Birçok isim aynı olayları farklı cümlelerle anlattı.

Anlatılanların ortak noktası şu…

İddiaya göre İl Kadın Kolları Başkanı Sema Gençoğlu bir süredir parti içi WhatsApp gruplarında yer almıyor ve toplantılardan da haberdar edilmiyor.

Bu iddialar doğruysa mesele kişisel bir kırgınlığın çok ötesindedir.

Çünkü CHP’nin tüzüğü, seçilmiş kadın kolları başkanlarına parti yönetimi içerisinde önemli görev ve temsil yetkisi tanıyor.

Hatırlayalım…

Sema Gençoğlu 8 Temmuz 2024’te üyelerin oyuyla İl Kadın Kolları Başkanı seçildi.

Nail Kızıl ise 19 Ekim 2025’te İl Başkanı oldu.

Parti kulislerinde anlatılanlara göre kırılma noktası, Nail Kızıl’ın Başkan seçilmesini kutlamak için il kadın kollarının düzenlediği bir kahvaltı organizasyonu olmuş. İddiaya göre önceki İl Başkanı Zekican Balcı’nın davet edilmesi ve protokolde yer alması, Nail Kızıl’ın hoşnutsuzluğuna neden olmuş hatta Kızıl salonu erk etmiş. Bir diğer mevzu ise Sema Gençoğlu’nun eşinin İl Başkanı Nail Kızıl’ın sevmediği kişilerin sosyal medya paylaşımlarını beğenmesi imiş.

Bu anlatımların doğruluğunu tabi ki taraflar açıklığa kavuşturabilir. Bu bir taraf asıl sorgulanması gereken başka bir konu var.

Bir siyasi partide kişisel kırgınlıklar, seçilmiş yöneticilerin kurumsal görevlerinin önüne geçebilir mi?

Siyaset, sevdiğin insanlarla çalışma sanatı değildir.

Siyaset, birlikte çalışmak zorunda olduğun insanlarla ortak hedefe yürüyebilme becerisidir.

CHP’nin kuruluş felsefesinde “biat” değil, ortak akıl vardır.

Farklı düşünmek ihanet değildir. Eleştirmek düşmanlık değildir.

Aynı fotoğraf karesinde bulunmak da kimsenin kişisel egosuna bağlı olmamalıdır.

Geçtiğimiz Cuma günü milletvekillerinin de katıldığı basın açıklamasında yaşananlar ise kamuoyunda ayrı bir tartışma başlattı.

Toplantıya katılan bazı isimlerin anlatımına ve habere yansıyan görüntülere göre Nail Kızıl’ın atanmış ilçe başkanı ile il gençlik kollarını protokole çağırıp seçilmiş  İl Kadın Kolları Başkanı’nın protokolde yer almaması yönünde bir tavır sergilemesi hatta arka sıralara geçmesinin istemesi ipleri hepten germiş.

Bu iddiaların doğru olup olmadığı konusunda en doğru açıklamayı elbette taraflar yapacaktır.

Ancak görüntülerin ve tanıklıkların yarattığı algı bile başlı başına CHP adına sorgulanması gereken bir tablo ortaya koyuyor.

Çünkü kadınları siyasetin merkezine koyduğunu söyleyen bir partide, seçilmiş kadın temsilcisinin kendisini dışlanmış hissetmesine yol açacak görüntüler oluşuyorsa, burada herkesin dönüp kendine bakması gerekir.

Muğla’da kadın seçmen yalnızca sandık günü hatırlanacak bir kitle değildir.

Kadın kolları yalnızca seçim zamanı afiş asan, kapı çalan insanlar da değildir.

Onlar partinin vitrini, emeği ve sahadaki en büyük gücüdür.

Bu nedenle kişisel anlaşmazlıklar, kurumsal saygının önüne geçmemelidir.

Ben Nail Kızıl’ı ilk tanıdığım günden beri nazik ve iletişime açık biri olarak bilirdim.

Tam da bu nedenle ortaya çıkan bu tabloyu kendisine yakıştıramıyorum.

Belki anlatılanların eksik tarafı vardır.

Belki olayın farklı bir boyutu vardır.

O halde bunu kamuoyuna açıklamak da yine kendisinin sorumluluğudur.

Çünkü sessizlik bazen en ağır cevaptır.

CHP bugün zaten ülke genelinde önemli bir hukuki ve siyasi süreçten geçiyor.

Parti kamuoyunda “butlan” tartışmaları konuşulurken, Muğla’da enerjinin parti içi kırgınlıklara harcanması ne örgüte ne de seçmene fayda sağlar.

Muğla seçmeni kavga görmek istemiyor.

Birlik görmek istiyor.

Kadınların yok sayıldığı bir görüntü ise hangi parti olursa olsun kimseye kazandırmaz.

İster seçilmiş ister atanmış isterse a politik olsun, hiçbir kadın kamuoyunun önünde küçük düşürülecek bir muameleyle karşı karşıya bırakılmamalıdır. Ortaya çıkan görüntü ve anlatımlar, CHP’nin savunduğu eşitlik anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

“Genel Başkanım” dediğiniz Sayın Özgür Özel’in de böyle bir tabloyu onaylayacağını hiç düşünmüyorum. Kadınların emeğini ve temsilini gölgeleyecek davranışlar, kimseye kazanç sağlamaz.

Benim açımdan ortaya çıkan tablo, siyasi nezaket adına ciddi bir kırılmadır. CHP’ye yakışan; kadınları tartıştırmak değil, onları hak ettikleri saygıyla temsil etmektir.

 

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.