enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

BUNUN BİR BEDELİ OLMALI..

10.05.2010
0
A+
A-

Bodrum son günlerde yerli ve yabancı misafirleri ağırlamaya başladı. Turist olarak gelenlerin yanında siyasilerde ardı ardına geliyorlar.

Hangi kasaba hatta hangi büyük şehir bu kadar çok siyasiyi ağırlamıştır. Pek azdır. Peki bu kadar önemli devlet adamlarını, bürokratları ağırlıyorsak eğer, bunun bir bedeli olması gerekmez mi? buy Propranolol


 


Bu kadar değerli, bu kadar önemli bir kente sahipsek ve siyasiler ilk çoban ateşini buradan yakarak, Türkiye’ye seslenerek mesajlarını iletiyorlarsa, bunu hizmete dönüşmesini istemek en doğal hakkımız değil mi? Geçtiğimiz haftalarda Vural Öger ile yaptığımız söyleşide “Varlıklılar, bürokratlar, devlet adamları Antalya’dan veya başka bir yerden ev almayı tercih etmezler. Onlar Bodrum’dan ev almayı tercih ederler. Çünkü burası özeldir, burası bir tarzdır. Onlar bu tarzı almak isterler” Çok da haklı, herkes Bodrum diyor, buraya yerleşmeyi, burada yaşamayı istiyor.


Lakin bunun bir bedeli olmalı, değil mi?


 


Kuşadası yıllar öncesinde hemen herkesin tatil denildiğinde aklına gelen bir yerdi. Ya şimdi? Eğer Efes ve Meryem Ana olmasaydı, orada turizmden bahsedilebilir miydi? Antalya çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekiyor, görece olarak iyi gelir de elde ediyor. Peki ama neden herkes Bodrum’a yerleşmeyi burada yaşamayı tercih ediyor. Çünkü standardın dışında, çünkü özel, çünkü hala iki katlı evlerimizi kaybetmedik, hala mavi yolculuk var, hala… Bu hala’lar nedeni ile Bodrum yerli ve yabancı turistler tarafından da siyasiler ve bürokratlar tarafından da tercih ediliyor.


Bunun bir bedeli olmalı değil mi?


 

buy brand Cialis online

İşte bu bedel sakın ola bize TOKİ betonları olarak dönmesin. Yeşilin ve mavinin birde mandalina renginin yok olması olarak, iki katlı evlerin çok katlı evler olarak, bölge kültürün unutulup arabesk karmaşası olarak, sadece yaz sezonunda gelinen sonra da burada yaşayanları kışın karanlık sokaklar ile baş başa bırakarak, mavi yolculuğu yok ederek, trafiği İstanbul trafiğine döndürerek, tarımı yok ederek, ormanların rant için yakılması olarak dönmesin. O bedel Bodrum’a ödenecekken, Bodrum’dan alınmasın.


 


Bizim istediğimiz bedel çok şey değil, çok da basit aslında. Yavaş büyütelim kasabamızı. Büyüdükçe kasabamız o kalabalıkta hepimiz yalnız kalıyoruz çünkü. Merhaba diyecek kimse kalmıyor etrafta yabancılaşıyor. Yeşilimizi, mavimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi siz misafirlerimiz korumayın, sadece bizim korumamıza izin verin. O bile yeter. 


 


Geçen hafta Giritliler gecesinde sohbet ettim bir kaçı ile. Gaztecilik açısından bakmıştım önce, ama ortaya başka bir şeyler çıktı bu sohbetlerden.


İçim acıdı…


Yaşlısı, genci ağız birliği etmişcesine aynı şeyi söylediler. Biz artık evlerimize kapandık, dışarı çıkasımız yok. Kimseyi tanımaz, merhaba verip, almaz olduk diyorlar. Bir hengamedir, bir telaştır gidiyor Bodrum’da. Yaşam sakin değil artık diyorlar. Dostluk, arkadaşlık, komşuluk gitti gidiyor. Yabancı kaldık kendi yurdumuzda diyorlar.


İçim parçalandı…


Ben de Bodrum’a sonradan geldim ya, acaba bende mi iteledim buranın o güzel insanları ötelere?


Yok değil!!!


Erectile Dysfunction Onların hissettiklerini tam yüreğimin ortasında hissedebiliyorsam, onların yalnızlığına, ötelenmelerine canım yanıyorsa bende Giritliyim, Garaovalıyım, Bodrum’luyum. Bedel ancak böyle ödenir diye düşünüyorum, buralar için, bura insanları için canın yanabiliyorsa için acıyorsa, kalbin sıkışıyorsa eğer.


Misafirlerimiz, yerli yabancı turistlerimiz, siyasilerimiz bir tek şey istiyoruz sizlerden, tek bir bedel, bırakın buraları korumayın vazgeçtik, ama bizim korumamıza izin verin yeter!


 


Yoksa yarın, gelecek yeriniz, satın alabileceğiniz tarzınız kalmayacak buralarda…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.