EMANETE HIYANET…

BAŞAR MÜNİR
BAŞAR MÜNİR
  • 03.02.2015
  • 1.551 kez okundu

başar-münir-köşe_bodrum_gundem

Gazetemiz Bodrum Gündem’in müdavimleri, bir süredir köşe yazısı yazmadığımı fark etmiş olabilirler. Aslında heybemde yazacak çok şey var; sadece olan biten karşısında dilim tutulmuş vaziyetteyim. Bu bakımdan, bu yazıyı ayların birikiminin dışavurumu olarak okumanızı rica ediyorum.

Beni yazmaya iten, çevremde gelişen bazı olaylar ve ardarda okuduğum bazı haberler. Önce olayları ve haberleri vereyim, daha sonra da yorumumu yazayım.

Geçenlerde, Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’nde müzik öğretmenliğimizi yapmış sevgili Fuat Niksarlı hocamız, emekli maaşını almak üzere Ziraat Bankası’na gidiyor. Banka henüz açılmamış olduğundan kapıda sıraya giriyor. Önünde yaşlıca bir kadın var. Daha sonra bir kadın daha geliyor, hocanın arkasına geçiyor. Daha sonra gelen adam ise kapının diğer tarafında beklemeye başlıyor ve sıra oradan uzamaya başlıyor. Hocanın önündeki kadın dönüyor ve –tabir kadınındır- “Burası karılar kuyruğu, karşıda bekle,” diyor. Diğer sıradakiler de buna destek çıkıyor. Banka sırasında harem selamlık..! Fuat hocamız, köy enstitülü. Pazarören’de öğretmenlik yapmış, tam bir cumhuriyet öğretmeni. Ortalığı birbirine katmış tabii ve kuyruklar birleşmiş. Durum bu kadar vahim.

Aynı günlerde, İngiliz The Independent Gazetesi’nde bir başlık: Turkish president Recep Tayyip Erdogan: I want to be like Queen of UK.” (Türk Cumhurbaşkanı RTE: Birleşik Krallığın kraliçesi gibi olmak istiyorum.)

Bekir Bozdağ:  (başkanlık sistemi ile ilgili bir konuşmasından) Onlara da (CHP’ye) tavsiyem başkanlık sistemini onlar da öğrensinler belki oradan bir ihtimal, belki bir çatı aday bulurlar, oradan bir çatıya çıkış yolu bulabilirler. Bir ihtimal var ama o ihtimale de dönüp bakmıyorlar. Anlaşılan iktidar niyetleri olmayınca öyle arayışları da olmuyor.”

Ve son haberimiz yine Bodrum Gündem’den;

“Mehmet Kocadon’a yakınlığı ile bilinen meclis üyesi Niyazi Atare’nin sosyal medya üzerinden yazdığı “Ankara çok soğuk, ama bimi yalnız bırakmam. Umutlu hissediyor” ve “Sürprizlere açık olmak lazım,” mesajları konuşuluyor.

Nitekim başkanın çevresindeki bazı kişiler de hemen kampanyaya başlamış durumda: “Büyük başkanımı 8 haziranda sadece vekil olarak değil turizm bakanı olarak görmek istiyorum.”

Bodrum’da siyaset yapmakta olan bir dostumuzun yakarışı ise şu şekilde: “Ben siyaseti namussuzlar kadar cesur, Sev-r’i yırtıp, Lozan’ı yapacak kadar akıllı, ne ezen nede ezilen hakça bir düzeni sağlayacak kadar adil yapacağım”

Ve evet, tahmin ettiniz, bu dostumuza yaşam hakkı verilmiyor. Sadece o mu? İzmir’de de, İstanbul’da da örnekleri çok. Birebir tanıdıklarım hem de, işkembe-i kübradan çıkarmıyorlar sözlerini.

Sözlerim acı gelecek, kesinlikle eminim ki “muhalefete muhaliflik” ile suçlanacağım. Ama durum tam da budur.

Sevgili CHP’liler..!

CHP, bizim için değerli bir partidir. CHP, bu ülkenin temellerini koyan bir partidir. CHP, atamızın partisidir. Sizlere gereğinden çok daha fazla anlam yüklememizin de, sevmemizin de, kızmamızın da, eleştirmemizin de sebebi budur.

Bu bakımdan, lütfen kendinize geliniz..!

Rejim değişikliği kapıda. Meşruti monarşiden bahseden bir cumhurbaşkanımız var. Halk hiç olmadığı kadar birbirine düşmüş durumda. İnsanlar banka kuyruklarında birbirlerine giriyor. Ülkenin her yeri TOKİ tarafından talan ediliyor. Fabrikalar kapanıyor, yatırım yok. Ürettiğimiz tek şey betondan binalar. Hırsızlıkların konuşulması ve araştırılması bile engelleniyor. Tarihin en buhranlı dönemlerinden birini yaşıyoruz.

Sizin gündeminiz ise bambaşka. Biliyorsunuz ki (veya bilmelisiniz ki) sizlere verilen oyların büyük bir çoğunluğu, AKP’nin oy potansiyeli en güçlü karşıtı olduğunuz ve seçim barajının mantıksızlığından dolayı “kerhen” verilen oylar. Kendinizi İzmir, Muğla, Eskişehir, Edirne gibi yerlerde güçlü görüyorsunuz. Güçlüsünüz de, diyecek yok. Ancak, bu güçlü olduğunuz yerler size yetiyor anlaşılan. Muğla’da “fermuar sistemi” diyorsunuz. Genel merkez adam atayacak. Kontenjan için yapılanlar ortada. Bir nabız yoklama yapılıyor belli ki. Çok da açık edilmiyor ki, “olmaz,” dendiğinde “zaten öyle bir şey yoktu,” denilebilsin.

Ülkenin CHP’ye emanet olduğunu iddia ediyorsanız, CHP’nin de bizlere emanet olduğunu bilecek ve ona göre hareket edeceksiniz ve emanete hıyanet etmeyeceksiniz!

Tarih AKP’nin yaptıklarını yazacak, buna eminiz. Ancak sizin yaptıklarınızı da yazacak. Tüm bu olaylar yaşanırken Yalova’da kesilen ağaçları da yazacak, İzmir’de olanları da yazacak, Şişli’de olanları da, Muğla’da olanları da.

“Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. “

Vah benim güzel ülkem…!

Başar C:MÜNİR

02.02.2015

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ