enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

SOSYAL MEDYADA YAS, ÖNCESİ VE SONRASI… Serkan Ceylan Yazdı…

15.09.2015
0
A+
A-

Son günlerde ülkemiz gündeminde, nefes almamıza bile olanak vermeden gelişen kötü haberler, nerdeyse bir karabasan gibi üzerimize çöktü. Plan B online

sosyal medyada provokatörlerHer an her saniye elimizdeki telefonlara ya da bilgisayarlarımıza bakarken gözlerimizi kapatıp sanki korkulu bir rüya görmüşüz de, bir türlü uyanamıyormuşuz gibi yüzümüzü ekşiterek, biraz buruk, biraz da endişeli bir yüz ifadesi takındık. Sokakta yürürken yanımızdan “Ne!!!”, “Aman!!!” ya da “Gördünüz mü?” diye sayıklayarak geçen, yüzünde dehşet ifadeleri taşıyan, akıllı telefonlu insanlar geçti. Kimi zaman haberin kaynağı olan ajans ya da gazete bile sosyal medyada yayılan söylenti ya da haberin peşine takılmak zorunda kaldı. Zira onlar daha muhabirlerine ulaşamadan “sosyal medya” da kaynağı belli olmayan onlarca haber, fotoğraf ve paylaşım belki de 10 binlerce kişiye ulaşmıştı bile.

Tüm bu kargaşa içerisinde siz, biz, ben kısaca çoğumuz 24 saatimizin yarısını bu paylaşımları kovalayarak geçirdik. Arabada, evde, işte, okulda, otobüste, sofrada…

sosyal-medyada-yas-bodrumgundem-2Geçirmek de istedik. Zira içimizdeki öfkeyi, endişeyi, korkuyu ve telaşı birbirimizle paylaşmak, derdimizi, fikrimizi duruma göre çözüm yollarımızı birileri ile paylaşmak sesimizi duyurmak zorundaydık. Bizim gibi düşünen aynı endişe ve korkuları paylaşan başka insanlarında olduğunu, yalnız olmadığımızı hissetmek zorundaydık. Düne kadar sadece kapı komşumuz, iş arkadaşlarımız en fazla misafirlikte karşılaştığımız 5-10 kişiye derdimizi anlatabilirken, şimdi elimizdeki bir avuçluk cihazla tüm dünyaya çağrıda bulunabilirdik.

Öyle de yaptık…

Bu en doğal hakkımızdı…

sosyal_medya_yalanı-bodrumgundem-2Ancak tam da bu noktada işler biraz karmaşıklaşmaya başladı:

Sosyal medya ağı dediğimiz ağ ülkemizde ağırlıklı olarak Facebook ve Twitter üzerinden yayın yaparken, içerik ve bilgi akışı çoğunlukla yeni yeni çıkmaya başlayan, kendilerine çeşitli gurup, kuruluş ya da siyasi akımların ya da simgelerin (bazen de kişilerin) adını takmış topluluk sayfalarından gelmeye başladı. Her olay ile ilgili, tam da oradan, o an gönderildiği söylenen videolar, fotoğraflar, duyumlar bombardıman şeklinde yayınlanmaya başladı. Yayınlandıkça yaygınlaştı, yaygınlaştıkça gerçek gibi algılandı, gerçek gibi algılandıkça daha çok yaygınlaştı ve yaptığımız gözlemlerde 15 dakika içerisinde 158.000 tekil kullanıcıya erişen paylaşımlar oldu. Günün sonunda 1 milyon (yanlış okumadınız) kişinin tıkladığı fotoğraflar oldu. Ve o can alıcı soru; o kargaşada, o telaş ve acı anında doğal olarak birçoğumuzun aklına gelmedi.

buy Lasix online sosyal_medya_yalanı“Acaba bu bilgiler/görseller/videolar gerçek mi?”

Sonuçta gelinen noktada neyin gerçek neyin olmadığı da büyük ölçüde önemini yitirdi, sanırım o sıkıntılı anda bile en çok tıklanan, en çok öfkemizi ya da beklentimizi dışa vuran paylaşımı yapmak bizim için yeterli oldu. Bu karambolde photoshop fotoğraflar ile linç edilen ünlüler, karalanan firmalar, kişiler bir yana, yoktan kahramanlık taslayan fırsatçı uyanıklar diğer tarafa uçuşmaya başladı. Ve bu uçuşanların hepsi olmasa bile, birçoğu aslında iyi ve doğru şeyler yapmak isteyen bizlerin sayesinde hedefine ulaştı.

Sosyal medya bu karamsar ve baskı kokan atmosferde çok ama çok önemli bir görev de üstlendi aslında. Haklısınız, görülmeyeni görmek ve göstermek, duyulmayanı duymak ve duyurmak, üstü örtülmek isteneni açığa çıkarmak konusunda engellenemez bir araç oldu. Fikirlerimize sözcü, duygularımıza tercüman, kimi zaman da öfkemize ayna oldu. Yasımızı paylaşmamıza, içimizi dökmemize vesile oldu…

Oldu olmasına da…

Dünden bugüne geriye ne kaldı?

Anlık öfke paylaşımlarından, gaza gelmelerden, atıp tutmalardan sonra ne değişti?

Kime ne somut faydası oldu?

Hangi şehit yavrusunun yarasına merhem oldu?

Kaç Aylan’ın daha hayatta tutunmasını sağladı?

Vicdanımızı rahatlatması, bir şeyler yapmamız gerektiğini hissettiren pişmanlığımızı bastırmak dışında bize ne bıraktı?

Sen, ben, bizim oğlan dışında paylaştıklarımız dış çemberimizde kaç kişiye ulaşabildi?

sosyal_medya_yasar_kemal_icin_yas_ilani_istiyor-bodrumgundemSanırım artık sosyal medyada bu ani gaza gelmeleri sorgulamamızın, dolduruşa gelip paylaştığımız saçma sapan içeriklerin vebali ile hesaplaşmamızın vakti geldi.

Sosyal medyayı da arabalarımızda bizi ölümden korusun diye milyon dolarlar harcanarak geliştirilen emniyet kemerini boş koltuğa bağlayıp, nazik bedenimizle üstüne oturarak kullandığımız gibi kullanmaya devam edersek, tüm bu harcadığımız zaman ve emeğin, dijital dünyada bir sabun köpüğü kadar bile yaşayamayacağı gerçeğini kabul etme zamanı…

Bir şeyleri değiştirmek için, güzel bir projeyi tüm dünyaya tanıtmak için, gerçek hayata dair her şeye yeni bir pencere açabilmek için kullanmak varken, “bizi beğenmeyen maymun olsun” tarzı paylaşımlara o çok ama çok değerli vaktinizi ayırmaya, emek sarf etmeye gerek var mı?

Ne dersiniz?
buy Promethasin online

Serkan Ceylan

Sosyal Medya Uzmanı/Bodrum-15 Eylül 2015

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.