Başarılı İnsanların Ayak İzleri – Dr. Metin Aycıl Bodrum Gündem Yazıları

Dr. Metin Aycıl
Dr. Metin Aycıl
  • 23.10.2020
  • 3.212 kez okundu

 Tutkulu insanlarla ilişki kurun.

Ateşinizi kaybettiyseniz, çakmakların yanında dolaşın.

Tutku bulaşıcıdır.

Size bunu bulaştıracak insanlarla vakit geçirmeye bakın.

John C. MAXWELL

Öğrencilerimle sohbetlerim sırsında, onların diğer derslerdeki durumlarını da; “sorun yaşadığınız dersler var mı?” diyerek sorarım. Nâdir de olsa, hep bir ağızdan “evet” dedikleri oluyor. “Ne oluyor o derste” diye sorduğumda; “Herkes kalıyor hocam” diyorlar. “Hiç mi geçen yok?” dediğimde ise, “Yirmi beş kişilik sınıfta en fazla beş kişi geçiyor hocam” cevabını alıyorum. Bunun üzerine şu düşüncelerimi paylaşıyorum öğrencilerimle:

Yirmi beş kişilik sınıfta, başarılı olamayan yirmi kişiyle konuşursanız, onlar size ancak nasıl başarısız olduklarını anlatabilirler. Sıradan ve sürüden olmak kolaydır; hatta bazen çekici de gelebilir. Böyle bir seçim yapmak için insan kendisine inandırıcı gerekçeler de bulabilir; aynen sizlerin başta; “herkes kalıyor hocam” dediğiniz gibi.

Yapmanız gereken, dersten başarılı olan beş kişiyle görüşüp, nasıl başarılı olduklarını öğrenmektir. Zamanınızı; dolayısıyla hayatınızı, sizlere, nasıl başarılı olduklarını anlatacak insanlarla geçirmeye çalışın. Başarılı insanların ayak izini takip etmek böyle bir şeydir. Bu şekilde bir hayat yaşarsanız sizler de birer ‘başarı öyküsü’ olursunuz.”

Çoğumuz şu türden gerekçeler sergileyenlere rastlamışızdır: “Başarılı olabilirdim, ancak imkânlarım el vermedi. Yaşadığım ortam da böyle bir açılım yapabilmem için uygun değildi. İyi okullarda okuyabilmem için maddî kaynaklardan yoksunduk.” Bu gerekçeler uzatılabilir. Oysa başarının ilk adımı, sahip olduklarımızı ne kadar ve nasıl kullandığımızla ilgilidir. Kendimize bakmayıp, başkalarının nelere sahip olduklarıyla ilgilenirsek, hayatı tribünden seyretmeye devam ederiz.

Başarılı olmuş ve ismini bütün dünyaya duyurmuş insanların hayat hikâyelerine baktığımızda, bulundukları yere ve kimliğe ulaşana kadar çok çetin mücadeleler verdiklerini görürüz. Bu tür insanların ayırt edici özellikleri, vazgeçmemeleridir. Vazgeçmemeyi sağlayan ise güçlü hayallerdir. Bunu, bir anımı paylaşarak anlatmak istiyorum:

Doktora tahsilim için Avusturya’nın Innsbruck kentine gitmiştim. Alplerin ihtişamı çok etkileyiciydi. Bazen sis vadiyi öylesine kaplardı ki, dağın etekleri gözükmez sadece zirvesi gözükürdü. Bunu hayata benzetirdim. Eğer zirveyi hayal edemezsek, oraya ulaşacağımıza inanmazsak, önümüzü göremediğimiz ilk fırsatta vazgeçeriz.

Bu bağlamda, ABD’li akademisyen, tarihçi, siyasetçi ve ABD’nin 28. Başkanı Woodrow Wilson’un (1856-1926) güzel bir söylemini paylaşmak istiyorum:

Bütün başarılı kişiler hayalperesttirler. Hayaller, sisli bir bahar gününde yeşermeye başlarlar. Kimileri hayallerinin gözden kaybolmalarını izlerlerken, kimileri de onların gözden kaybolmalarına izin vermezler. Hayallerini, o sisli günlerde, güneş doğana kadar büyütürler. Güneş ise, hayallerinin gerçek olacaklarına gerçekten inanan kişilerin üzerine doğar.

Başarılı insanların hayat hikâyelerini okumayı çok severim. Hayallerini gerçekleştirmek için verdikleri uğraş, gerçekten çok saygıdeğerdir. Ancak bir zirveye tırmanmak kadar, orada kalıcı olmak da bir o kadar önemli ve zordur; büyük bir mücadeleyi gerektirir. Kalıcı olmak ise kurumsallaşmayı gerektirir; aksi halde, her şey kişinin ömrüyle sınırlı kalır.

Özellikle dünya ölçeğindeki önemli şirketlere baktığımızda, kurucudan sonraki aile bireylerinin de çabalarını görmek ve takdir etmek gerekir diye düşünüyorum. Bu genellikle göz ardı edilen bir konudur. Üçüncü kuşaktan sonra büyük aile şirketlerinin varlıklarını sürdüremediği veya sürdürmekte güçlük çektiği konusunda yaygın bir kanı bulunmaktadır. Bu görüşte olmadığımı belirtmek isterim; bunu tekâmüle de aykırı bulurum. Son olarak söylemek istediğim şudur:

Woodrow Wilson’un söyledikleri; sadece, başarılı olmuş ilk kuşaklar için geçerli değildir. Sonraki kuşakların da hayalleri, inançları ve çalışma azimleri vardır; tarih bunu göstermiştir ve göstermektedir.

Bir başka yazımda bu konuda somut örnekler vermeyi diliyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. İpek dedi ki:

    Hocam kaleminize sağlık. Her zaman olduğu gibi müthiş bir konuya değinmişsiniz. Benim burdan cebime koyduğum şey, hayallerimizden vazgeçmeyip, hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiği.

    1. Metin Aycıl dedi ki:

      Teşekkür ederim sevgili İpek.

YORUM YAZ