enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Öğretmenler Gününden Geriye Kalan…

24 Kasım 2020 Salı günü bütün dünyada Öğretmenler Günü kutlandı.

Bir ülkenin insan zenginliğinin emanet edildiği, başarılı olan her insanın geriye baktığında hürmetle andığı, değeri o gün değil ama zaman geçince anlaşılan öğretmenleri senede bir gün anmak tabi çok derin anlamı olan sembolik bir ritüel.

Ülkemizde öğretmenlerin yeri biraz farklıdır. Her yerde sanki bir aile büyüğü gibi saygı görürler. Özel hayatlarında bile üzerlerinde kesin bir otorite atmosferi vardır. Hatta ebeveynler bazen biraz aşırıya kaçarak çocuklarını öğretmenin adıyla korkuturlar.

Özellikle bu yıl yakın çevremde ÖĞRETMEN kavramının EĞİTMEN kavramı ile özdeşleştiğini gözlemledim. Hatta spor çevremde sporcuların, antrenörlerinin Öğretmenler Gününü kutladığına şahit oldum.

Şirketlerde eğitim görevini sürdüren kişiler için de aynı kutlamaların yapıldığını gördüm.

Sosyal medyada her köşede birileri kendince bir hocayı kutladı. Facebook, instagram, whatsapp, linkedin, twitter v.s. kalpler, çiçekler, böcekler, emojilerle doldu taştı.

Bazıları Ulu Önder Atatürk’ün sözlerini tekrarlarken bazıları da peygamberlere kadar uzandı.

Çevremde her türden öğretmene karşı daha önce görmediğim bir düşkünlük, bir özlem yaşandığını hissettim.

Acaba milletçe öğrenmeye aç mı kaldık? Etrafımızda her gün dönen olumsuz olayları görüp, işin temelinde eğitim eksikliğini gördüğümüz için mi öğretmenlerimize ve eğitmenlerimize daha çok değer vermeye başladık?

Peki, bu vesileyle bebeklikten itibaren bize en temel eğitimi veren “adap” ve “edep” öğreten aile büyüklerimizi hatırlayan oldu mu? Ne de olsa onlar ilk öğretmenlerimiz. Antrenörünü bile düşünen biri ana-babasını unutmamalı. Hatırladıysa bravo.

Gene de merak ediyorum; Yılda bir kez hatırlanmaları karşısında onlar ne düşünmüştür acaba?

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.