enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Yalanlar ve Utanmazlıklar!

Bugün itibariyle halkın canını acıtan değil artık ağır yaralayan, en önemli yalana bir göz atalım:

ENFLASYON YALANI!

Şahısa bağlı rejimin sistematik yalancısı TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) dün Eylül ayı yıllık enflasyonunu açıkladı: Yüzde 19.58. Yalan!

Çünkü yıllık emekli maaşları, kamu çalışanlarının maaşları bu yalan verilerle hesaplandığı, özel sektörde de işçisine zam yapan işletmeler bu oranlara göre hareket ettiği için; TÜİK’e söyletilen yalanlar nedeniyle, tüm çalışanlar ve emekliler artık ağır yaralı; yani yoğun bakımlık hale geldiler!

İyi Parti Mali İşler Başkanı Ümit Dikbayır, eşi Nigar hanımefendi ile geçen yıl Ekim ayından bu yana ayın aynı günlerinde, aynı marketten günlerinde ve aynı pazardan temel gıda maddelerinden oluşan alışveriş yapmışlar. Hepsi fişlerle belgeli. Market de Sakarya’nın en uygun fiyatlı marketi. Ve bu alışverişe göre gıdada bir yıllık artış yüzde 48.8. Bunu Fox’ta İsmail Küçükkaya’ya belgeleri ile açıkladı.

Bu ezici pahalılığı zaten hepimiz bizatihi yaşamıyor muyuz? Yaşıyoruz.
Halkın büyük bölümü eti de, beyaz eti de unuttu. Makarna artık hergün yeniliyor maalesef.

HESAP ORTADA

Bir insanın insan gibi yaşaması için neler gerekli? Barınacağı bir ev ilk şart.
Elektrik, su, doğal gaz ve ulaşım paraları, ödenmesi gereken olmazsa olmazlar.

Başlayalım.
Örneğin İstanbul’da kiralar uzaya fırladı desek yeridir. En düşük kira artışları yüzde 50’leri aştı. Bütün büyük illerimizde durum aynı. Tatil yerlerini saymıyorum bile. Bu yıl oralarda yüzde 300-400 gibi artışlar yaşandı.

Doğalgazdan ulaşıma kadar artışların ortalaması ise yüzde 30’un üzerinde.

Bütün bunlar ortada iken, Aralık ayında TÜİK’in yalan enflasyon verileriyle, muhtemelen yıllık yüzde 18 enflasyon derler. Ocak ayında örneğin emeklilerin maaşlarına bunun yarısı olan yüzde 9 yansır. Örneğin 2 bin lira emekli maaşı alan ve artık tam gariban durumuna düşürülmüş zavallı vatandaşıimız sadece 180 lira zam alır.

Durum artık gerçekten çok, çok vahim hale geldi. Bu da, tamamiyle başarısız, artık iflas etmiş Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’ndaki şahısa bağlı rejim yönetiminin sonucu.

OT GİBİ YAŞARSAN!

Farkındaysanız, bu hesaba, tatil, dışarıda yemek, kafeler, sinema, tiyatro, maç, luna park vs. gibi etkinlikleri saymıyorum. Yani bir insanın., “Ot gibi” yaşarsanın hesabını yapıyorum.

Yine farkındaysanız, doğumundan eğitimine kadar çocuk yetiştirme masraflarını da katmadım.

Eee o zaman?

TÜİK aracılığıyla şahısa bağlı yönetim, toplumun büyük kesimine ne diyor?

Şunu diyor:
İyi yaşama, sürün!

Diğer yanda da, lüks saraylar, lüks uçaklar, dünyanın en pahalı yiyeceklerinden oluşmuş rüya sofralar, obinlerce dolarlık, çantalar, kıyafetler, milyonlarca dolarlık araç filoları. Yetmedi, bu iktidar eliyle zenginleştirilmiş politikacı çocuklarının yüzmilyonlarca dolarlık servetleri, gemi filoları vesaireler.

Bu düzenin böyle mi gideceğini sanıyorsunuz?

5 Ekim 2021-Salı-Fatih Güllâpoğlu

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.