enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Sergen’in Konuşulmayan Tarafı

Yıl sanıyorum 2009 idi. O yıllarda sahibi olduğum prodüksiyon firmasının mali bazı işleri için Beşiktaş Otim’deki Polat Rezidens’in girişindeki İş Bankası’ndaydım. Asma katta bazı imza işlerini hallettikten sonra merdivenden inerken, bir baktım bankonun önünde Sergen var, kasadaki memure de hızla dolar sayıyor ve 20’lik, 50’lik 100’lük dolarları hızla tomarlar haline getiriyordu.

Saat 11.00 sıralarıydı. Sergen eşofmanlı idi. Saç baş dağınık, gözleri de tavşan gözü gibi kırmızıydı. Belli ki ya hiç uyumamış ya da 1-2 saatlik uykudan sonra apar topar kalkmıştı.

Ben diğer bankoda geri kalan  işimi hallederken, tamı tamına “Tahsilatçı” tipli biri bankadan içeri girip Sergen’in yanına yaklaşıp, “Abicim ben geldim” dedi. Sergen de,  “İki dakika bekle hazırlıyorlar” dedi.

Neyse o sırada paralar Sergen’in elindeki siyah bir çantaya konuldu ve Sergen bu çantayı “Tahsilatçı”nın eline tutuştururken, “Tam 50 bin. İstersen sayıp da al” dedi. Tahsilatçı ise saygılı bir şekilde kafasını yana sallayıp, “Olur mu abi öyle şey. Sen dersen odur” dedi ve çantayla birlikte hızla bankadan ayrıldı. Sergen de uykulu bir halde Polat Rezidens’in içine yöneldi.

Muhtemelen ya orada bir dairesi vardı, ya da bir arkadaşında kalıyordu.

Ama durum belliydi. Bir yerlerde sabaha kadar kumar oynanmış. Sergen elindekileri kaybedince, 50 bin doları borçlanmış, ama bankalar açılınca ödeme sözü vermiş ve bu sözü yerine getirmişti. Olay tüm çıplaklığıyla gözle okunacak kadar açık seçikti.

Kumar borcu önemlidir. Hele bir de mafyatik tiplerle kumara oturup söğüşlenmişsen, aldığın borcu en kısa zamanda ödemek zorundasındır!

Sergen’in daha futbolcuyken, atları olduğu, kumara düşkün olduğu gerçeğini futbol camiasına yakın olan herkes bilir.

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük doğal yeteneklerinden bir olan Sergen’in, maç sırasında el işaretiyle bazı yöneticilerle  “Golüne” bahse girdiği ve golüne girdiği neredeyse tüm bahisleri, bahse girdiği kadar gol atıp kazandığı da bilinen bir gerçektir! Kısacası kumarı maç anına bile taşıyacak kadar kumar düşkünüdür Sergen.

“Acun”Lu Kumar Seyahatleri!

Sergen, futbolu futbolcu yeteneğinin yanı sıra, teknik direktörlük görevi kapsamında da çok iyi bildiğini ispatladı.

Sergen Beşiktaş’a geldiğinde elindeki dar kadro ile büyük bir başarıya imza atıp, takımına hem şampiyonluk, hem de Türkiye Kupası’nı kazandırdı.

Ama ikinci yıl? Yani bu sezon?

Şampiyonlar Ligi’nde sıfır başarı, bol gollü yenilgiler, Süper Ligimizde de ardı ardına gelen yenilgiler. Üstelik de kadroyu dünyaca ünlü ayaklarla takviye ettiği halde!

Sergen’i bu sezon da dikkatle izledim. Kamera ona yaklaştığı zamanlarda yüzünü, ruh halini incelemeye çalıştım. Birçok maçta gözlerin yine uykusuz baktığını, kirli sakallarla saçını başını bile toparlamadan sahaya çıktığını gözlemledim. Bu gözlemleri yaparken, “Eyvah, kumara ayırdığı zaman yine çok artmış, yandık” dedim bir kaç kez!

Maymun iştahlılığı ile de tanınan Sergen’in, anlaşılan geçen sezon kazandığı büyük başarıyı yeterli gördüğü ve “Takım da nasıl olsa oturdu bu rüzgârla yürür gideriz; biraz da keyfime bakayım” yanlışlığına düştüğünü görmemek mümkün değil.

Nitekim camiadan aldığım bilgilere göre, Acun’un yakın arkadaşı olan Sergen; Acun’un özel uçağıyla akşam gidip sabah dönmecesine sık sık Karadağ’a gidip, buradaki ünlü Casino’larda Acun ile birlikte kumar âlemlerine daldığı da biliniyor.

Kırmızı Koltuk’taydı

Sergen’i bire bir 1997 yılında tanımıştım. Star’da Kırmızı Koltuk programını sunuyordum ve bir Pazar günü konuğum Sergen’di.

Bugüne göre çok daha genç olan ve yıldız futbolcu konumundaki Sergen programa 10 dakika kala hala ortada yoktu ve yüreğim ağzımdaydı. Camdan bakarken siyah renkli Porsche 911’ini hızlıca park ettiği zaman rahatlamış, makyajını da program koltuğuna oturtup yaptırmıştım.

Gelmeyeceksin diye ödüm patladı dediğimde, “Merak etme abi veremeyeceğim hiç bir sözü tutmadım bugüne kadar” demişti. Bu büyük yetenek, Kırmızı Koltuk’ta sorularıma verdiği cevaplarla yüksek zekâsını da milyonlarla paylaşmıştı.

Sergen budur. Söz verir gelir takımı şampiyon da yapar, ama onun ötesi yoktur. Kumar hastalığını da tedavi ettirmediği sürece, kimse Sergen’den uzun süreli başarılar beklemesin.

Keşke başarabilse, kumar hastalığından kurtulsa ve futbol dünyasında “Teknik Direktör” olarak yıldızını sürekli parlatsa; yine Beşiktaş’a ya da başka takımlara Avrupa başarıları da kazandırsa.

Ama hayat maalesef “Keşkelerle” yürümüyor!

14 Aralık 2021-Salı-Fatih Güllâpoğlu

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.