enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Neden Kişisel Gelişim? – Metin Aycıl Bodrum Gündem yazıları

                                   Bugün, dün olduğundan daha bilge olmayan birisine ben “insan” demem.

                                                                                                                              ABRAHAM LINCOLN (1809-1865)

Bana hayat felsefemin ne olduğu sorulduğunda ben de bu soruyu, kendimce hayatın tanımını yaparak cevaplamaya çalışıyorum ve şöyle diyorum:

Hayat gelişim odaklı bir yolculuktur.

Yine bu çerçevede, yukarıda Abraham Lincoln’ün söylemini yeri geldikçe, her fırsatta ve her ortamda vurguluyorum.

İnsan yaradılışı gereği, anlam arayan bir varlıktır. Bu arayışın nihaî hedefi ise “Neden Buradayım?” sorusuna cevap bulmaktır. Bana göre bu, mutluluğun anahtarıdır. Mutluluğu şu şekilde tanımlıyorum:

Mutluluk, kendi hayat ışığımızın coşkusuyla yaptığımız yolculuktur.

Kısaca bu nedenlerden ötürü kişisel olarak gelişmek zorundayız.

Kişisel Gelişim kendimize yaptığımız yolculuktur. Bu yolculukta dış dünyanın etkilerinden; diğer bir ifadeyle, çevremizin kendi değerleriyle bizi biçimlendirmesinden arınarak kendi benliğimizi bulmaya çalışırız. Bu yolculuk aynı soğanın dış kabuklarını soyarak cücüğüne erişmeye benzer. Bu yolculuk bir anlamda Zümrüdüanka kuşunun yolculuğu gibidir.

İnsanlar gelişimin iyi bir şey olduğu konusunda hemfikirdir; ama çok az insan kendisini bu sürece katmak konusunda isteklidir. Neden?

Gelişmek için değişmek gerekir.

İnsanların çoğu değişime karşı isteksizdir.

Oysa işin gerçeği şudur:

Değişim olmadan gelişim olamaz.

Gelişim, konfor alanımızı terk etmemizi gerektirir.

Bir kuşun uçmayı öğrenmesini gözlerimizin önüne getirelim: Kuş yuvasında güvendedir. Başlangıçta annesi ona gerekenleri getirir. Sonra uçma eğitimleri başlar. Uçuş eğitimleri annesinin gözetiminde gerçekleşir. Ustalaştıktan sonra ise yuvayı terk ederek özgürleşir; bu kuşun doğası gereğidir.

Kişisel Gelişim de bundan çok farklı değildir.

Değişime karşı en büyük tehlikelerden biri de şudur:

İnsan tahammül ettiği sürece değiştiremez.

Değişime karşı, çeşitli bahanelerle direnmek bağımlılığı ve tutsaklığı beraberinde getirir. Hiç unutmuyorum, 1978 yılında Almanya’daydım. Hafta sonu TV’deki bir programda bir Sicilyalı, Sicilya’yı anlatıyordu. Ekonomik olarak geri bırakıldığını, çok göç verdiğini, vb. olumsuzlukları anlata anlata bitiremiyordu. Hatırladığım kadarıyla kendisi, bizim Ağa dediğimiz türden biriydi. Röportajı yapan kişi dayanamadı sordu:

Programa başladığımızdan beri sürekli olumsuzluklardan bahsediyordunuz, neden hâlâ buradasınız?

Sicilyalı şu ilginç cevabı verdi: “Sicilya fahişe bir kadın gibidir, nefret edersiniz; ama terk edemezsiniz.

Bu bağımlılığın ve tutsaklığın en çarpıcı örneğidir. Yıllar sonra bu anımı, böyle bir yazıda kullanacağım aklıma gelmezdi doğrusu. İnsan yaş aldıkça anılarına sığınıyor.

Bu tür çarpıcı örneklere çoğumuz tanık oluyoruzdur. Tüm bu örnekleri şu ortak paydada toplayabiliriz düşüncesindeyim:

“İnsan bildiği cehennemi, bilmediği cennete tercih ediyor.”

Gerçekten sahip olduğumuz tek şey, kendimizi geliştirme yeteneğimizdir. Potansiyelimizi tam olarak ortaya çıkarmanın yolu Kişisel Gelişimdir; ancak gelişmemizi kendi sorumluluğumuz hâline getirmezsek, bu asla gerçekleşmeyecektir.

Kişisel Gelişim konusunda yol aldıkça potansiyelimiz ortaya çıkmaya başlar. Potansiyelimizi keşfetmek eşsiz bir coşku ve büyük bir haz.

Şu söylemi tekrar etmek istiyorum:

“Potansiyelim Tanrı’nın bana armağanıdır, benim onunla yaptıklarım ise, benim Tanrı’ya şükranlarımdır.”

Yolculuğumun bu noktasında bu hissiyatımı paylaşabildiğim için Tanrı’ya ne kadar şükretsem azdır.

Yazının başlarında şu ifadeleri kullanmıştım:

“İnsan yaradılışı gereği, anlam arayan bir varlıktır. Bu arayışın nihaî hedefi ise “Neden Buradayım?” sorusuna cevap bulmaktır. Bana göre bu, mutluluğun anahtarıdır…”

Yazının sonunda da “Neden Buradayım?” sorusunu başka şekillerde sormak istiyorum:

“Seni bir cümleyle anlatmak isteseler, bunun ne olmasını istersin?”

“Seni anlatmasını istediğin üç özelliğin nedir ya da ne olmasını istersin?”

Herkesin kendisini ifade eden en anlamlı cevabı bulmasını diliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Fevziye AKÖZ dedi ki:

    Metin hocam yeniyılda da kişisel olarak gelişmeyi diliyorum

    1. Metin Aycıl dedi ki:

      Sevgili Fevziye Hocam, ben de her gün bir önceki günden daha fazla gelişebilmiş olmayı diliyorum.
      Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum.