enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

34.The Bodrum Cup Özel Röportajlar

34.The Bodrum Cup ile ilgili Bodrum Gündem’e özel değerlendirmeler.

Bodrum Gündem Haber

34.’sü düzenlenen American Hospital The Bodrum Cup başladı.  The Bodrum Cup Komite Başkanı Süleyman Uysal, The Bodrum Cup Onursal Başkanı Erman Aras, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz ve Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat Bodrum Gündem’e özel değerlendirmelerde bulundular.

The Bodrum Cup Başkanlığının 8. Yılı olduğunu belirten Komite Başkanı Süleyman Uysal Gazeteci Fatih Bozoğlu’nun sorularını yanıtladı;

Erman Aras’la çok zor şartlarda başlayan The Bodrum Cup şimdi çok büyük bir aşamaya geldi. 30 yıl boyunca Erman Aras bu işi belli bir noktaya getirdi ve ‘Bu işi artık gençlere vermek, daha da büyütmek ve kurumsal hale getirmek lazım’ dedi. Ondan sonra görevi devralan Süleyman Uysal profesyonel anlamda çok da iyi bir ekip kurarak artık kurumsal ve sürdürülebilirliği kesinleşmiş ve yakında bir Akdeniz markası olabilecek bir hale getirdi. Bodrum Cup’ın 34. yılı, neler söyleyeceksiniz?

“Her organizasyonda bizimle berabersiniz, siz de takip ediyorsunuz. İnanılmaz bir enerji var. Bazen Bodrum merkezinden sesler yükseliyor ‘The Bodrum Cup’ta ne oluyor? Bunları doğru yapmıyorlar, yanlış yapıyorlar’ diye. Hepsine saygı duyuyoruz ve dinliyoruz. Bazen gönlümüz kırılıyor, bazen onlar bizim tarafımızdan çok yanlış duyuluyor. Bodrum Cup’la ilgili konuşulacak çok şey var ama bunu yapan insanların hikayesini konuşmak lazım. İnanılmaz bir emek var. The Bodrum Cup’ı yapan komite, yılı 11 ay yaşıyor. İnsanlar bunu anlamakta çok zorlanıyor. Yabancı katılımcılarımız vardı, onlara hikayemizi anlattığımızda çok şaşırdılar. Yabancılar için birilerinin gönülden bir araya gelip böyle bir şey yapmak istemeleri, bunun içine siyaset, hamaset karıştırmamaları, bir beklentilerinin, çıkarının olmaması insanları garip geliyor. Bizce bu garip değil, olması gereken…”

Mavi yolculuğun bir felsefesi vardı, bu bir deniz gezisi değil, başka bir şeydi. Bakanından tutun da yazarlarına kadar birçok ünlü insan da onu yaşamıştır. The Bodrum Cup da aynı bir felsefe artık sanırım.

“Aslında bu felsefeyi çok iyi bilenlerin okulu. Çünkü bu söylediğinin arkasındaki bilgileri bilmeyen, bunları okumamış, tüyleri diken diken olmamış olanın da bizim ekibimizde yeri çok yok. Yeri geliyor avukat arkadaşımızı kapıda biletleri toplarken görüyorum. Biz biraz eşit düzlemde çalışıyoruz, bizde bir lider, bir patron, bir alt-üst ilişkisi yok. Hepimiz eşit bir şekilde buna katkı sağlıyoruz ve sadece ne kadar katkı sağladığımızı ölçümleyebiliyoruz. Biz de yaşlanıyoruz. Ben organizasyonunu başına geçeli 8 yıl olmuş. 8 yıldır ülkede olmayan kalmadı. Ama biz ne olursa olsun, iyi şeyler de olmalı. Biz o iyi şey olmaya devam etmek istiyoruz. O yüzden herkesin eleştirisine saygımız var. Zaten bu eleştiriler sayesinde ve bunları duyabildiğimiz için bu kadar iyi olduk. Sadece Bodrum’un değil Türkiye Cumhuriyeti’nin en güzel organizasyonu…”

The Bodrum Cup Akdeniz’e de ulaşacak diye düşünüyorum. The Bodrum Cup’ın içinde yapılan gastronomi ile ilgili şeyler de çok büyük bir marka oldu.

“Aslında The Bodrum Cup’ın içinde bazı şeyler oluştu. Oluştular ama ayrı da çok güzel oldular onlar başka Bodrum Cup’lar haline geldiler. Mesela Tirhandil Cup oldu ve o artık bağımsız bir cup oldu. The Bodrum Cup’ın sadece kardeş organizasyonu, kendi göbeğini kendi kesiyor. Bu bizim için gurur verici bir şey. Bundan daha mutlu olunacak bir şey yok. Ayrıca Mavi yolculuk mutfağını da ön plana çıkarmak için çok ciddi çalışmalar yaptık. Pandemi bizi biraz üzdü. Çünkü gastronomi ve pandemi çok hassas bir nokta idi. Yavaş yavaş o günler de geri geliyor. Hep beraber olmak o kadar güzel ki bunun tadına herkes varmalı…”

Yolunuz açık pruvanız neta olsun… Süleyman Uysal’ın söylediği gibi o kadar önemli bir şeyi paylaşıyorlar ki, hani tesviyede bir arada olmak. O kadar önemli ki bunu başarmış olmaları, hani avukat arkadaşın kapıda bilet kesmesini başarabilmek gençlere nasip oldu. Geçmişten, gelenekten geleceğe giden yol hakikaten çok güzel oluyor.

Onursal Başkan Erman Aras The Bodrum Cup ile ilgili değerlendirmeleri şu şekilde;

Dile kolay, tam 34 yıldır devam eden bir etkinlik. Artık etkinlikten çıktı ve marka haline dönüşen bir olay haline geldi. O kadar çok kişi bu The Bodrum Cup’la ilgili konuşuyor ki ama esas konuşması gereken kişi bu işin yaratıcısı ki ve onu uzun bir süredir izliyorum ne zorluklarla buraya kadar geldiğini çok iyi biliyorum. Ama en önemlisi ve en çok saygı duyduğum şey durmasını bilip, bundan sonrasını gençlere teslim edip bu işin onlarla devam etmesinin gerektiğini de söyleyebilecek kadar kendine güvenen, kendinden emin bir insan var: Erman Aras

“Teşekkürler, yine çok güzel bir Bodrum sabahındayız. 34 yıl, dile kolay ama biz bu heyecanı seviyoruz. Sonra yaptığımız işi gerçekten güzel, çünkü burada, bu kadar güzel denizciyi yetiştirebilmenin bir gururu da var. Biz yola çıkarken gençlere bu sevgiyi alıştıralım istedik. Deniz kullanmayan ve denizi sevmeyen hiçbir kimse ne doğayı ne denizleri koruyabilir. Bu sene ki mottomuz Akdeniz. Akdeniz’in sürdürülebilir olmasını istiyoruz, çünkü milyonlarca insan Akdeniz’den ekmek yiyor. Peki, korumazsak nasıl ekmek yemeye devam edilecek? O yüzden biz 34 yıl önce başladık ve yelkeni gençlere öğretelim istedik. Biz eskiden süngerci kasabasıydık. Değerli süngercilerimizin, balıkçılarımızın bu bilgi birikimlerini gençlerimize verelim istedik. Bunu kitap içinde veremezsiniz. Denizin üstünde böyle bir organizasyon yaparak onların bilgi birikimlerini aktarmaya çalıştık. Onlar da o kadar çok sevdiler ki ve yeni gelen gençlerimiz ve yelken kulüplerimizin artmasıyla o kadar güzel bir aile oldu. Bodrum’daki yelkencilik aynı zamanda Türkiye’nin de yelkenciliği. Çünkü charter yatlarının da bir merkezi olarak bakarsak hatta bu yıl Akdeniz Forumu’nu yaptık, onlar da kabul etmiş durumdalar. Bu yıl buradaydılar ve çok güzel toplantılar yapıldı. Mavi yolculuğun merkezi Bodrum. Ama bütün bunların sürdürülebilir olması gerekiyor. Bu işin sürdürebilmesi, bizden sonra da devam edebilmesi, kişilere bağımlı kalmaması için organizasyonu gençlere bıraktım. O yüzden gururluyuz. Gençlerin sahip çıkmış olması ve bir de Bodrum Cup’ın en güzel meyvelerinden bir tanesi STS Bodrum Okul Gemisi’dir. Bodrum Cup’a çıktığınızda bir eksikliği fark ediyorsunuz; denizcilik bilgisini gençlere daha iyi aktarmamız lazım. Hep beraber oturduk ve bir tane yelkenli okul gemisi yaptık. Cumhuriyet tarihinin ilk ve tek yelkenli okul gemisi. Bodrum Cup birçok teknenin yapımına vesile oldu, aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin ilk yelkenli okul gemisini de yapıp hediye etti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da sadece bu yarışa girip en azından derece almak için yapılan tekneler var. Bu ekonomimizi canlandırıyor, gençlere denizi sevdirmemizi sağlıyor. Bir ülkenin ileri gidebilmesi için bundan daha güzel bir ortam olamaz. Bodrum Cup çok güzel adam yetiştiriyor ve bence çok güzel bir eğitim kurumu. Biz de bu yüzden bu işin en çok bu tarafını seviyoruz…”

Bodrum Cup’a Milas’ın da katılmış olması çok çok önemli ve değerli. Belki Yatağan da katılacak. İleri de Bodrum-Milas-Yatağan-Kavaklıdere bir destinasyon oluşturacak. Bunda Bodrum Cup’ın da mutlaka buna bir etkisi olacaktır.

“Biz öncüyüz. Bir defa Karya olarak bakalım. Karya zamanında burada Artemisiamız, korsanlarımız vardı. Bu gelenek bugün burada yürüyor, yani genlerde var. Karya dediğin zaman zaten saydığın bu bütün coğrafya beraber. Bodrum Cup’ta gittiğimiz yerlerden birisi Çökertme. Biz zaten Milas’a yıllarca gidiyoruz. Şimdi Milas Belediyesi’ni de yanımızda götürüyoruz, onlar da bizimle beraberler. Milas Kaymakamı aynı Bodrum Kaymakamı gibi çok sportmen birisi. Bir defa Bodrum Cup’a bakış açıları, destekleri, bunlar çok güzel şeyler. Şu anda Bodrum ve Milas’ın birçok konuda birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bodrum Cup da bunun çok güzel bir örneği. Bodrum Cup çok işe yarıyor ama bu da en değerli şeylerden bir tanesi…”

Çok teşekkürler, elinize emeğinize sağlık. O kadar çok bir süreçten geldiniz ki, elinizde çanta ile dolaşıp sponsor bulmaya çalıştığınızı, teknelere yakıt bulabilmek için tek tek akaryakıt istasyonlarını dolaştığınızı biliyorum. Sonuçta Bodrum Cup buraya geldi. Artık büyük bir marka. Artık, Bodrum’un, Muğla’nın, belki Türkiye’nin en önemli markası.

“Şimdi Akdeniz’in en büyüğü olması için uğraşıyoruz…”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile yaptığımız röportajın detayları şu şekilde;

Başkanım Bodrum’a hoş geldiniz. Bu aralar sürekli Bodrum’dasınız.

“Bodrum sürekli çağırıyor, devamlı etkinlikler içerisinde. Tabii Bodrum’un özelliği ve güzelliği bu. Her türlü ulusal ve uluslararası toplantıya açık ve burada, Bodrumlu olan çok değerli insanlarımız var. Dolayısıyla sosyal hareket çok fazla. Şimdi de sarı yaz, etkinliğin en güzel zamanı…”

Bodrum Cup’la ilgili neler söyleyeceksiniz?

“34 yıl boyunca geliştirerek uluslararası boyutta da kendisini tam olarak ifade eden ve yerini alan bir etkinlik, gerçekten çok güzel. Bodrum’a da bu yakışıyor. Muğla sadece Bodrum değil. Fethiye, Marmaris, Göcek, Datça var ama amiral gemisi Bodrum. Bunu hiçbir özel ayrım yaparak söylemiyorum. Tabii ki öbür kısımlarımızda da çok önemli etkinlikler var ve onlar da daha çok gelişecekler. 34 yıldır devam eden bir Bodrum Cup var. Bu büyük bir emek, sabır ve gerçekten çok iyi bir iş birliği. Yerel yönetimler ve diğer kurumlarla yapılan anlaşmalar, büyük bir birikim, organizasyon. Ben emeği geçen herkese, başta başkanları olmak üzere ki birbirlerine de gayet güzel bir şekilde devrediyorlar, ayrılan başkan hâlâ yanlarında ‘Bana ihtiyaç duyuyor musunuz?’ diye bakıyor. Yerel yönetimlerimiz yanlarında. Dolayısıyla çok güzel bir etkinlik. Muğla’nın gelecekte de sadece bu etkinlik değil başka etkinliklerle de uluslararası boyutta yer alabileceğini düşünüyorum. Çok önemli bir kapasite var. Hep söylediğim ve sayın bakanlarla da konuştuğum şey şu; Muğla’nın özel olarak bir master plana ihtiyacı var. Master plan çok basit bir olay değil. Çünkü turizmde master plan yapmak istiyorsanız dünyadan Türkiye’ye Türkiye’den Muğla’ya bakmak gerekiyor. Çok önemli birikimin olması, o birikimleri de çok iyi analiz edip senteze varmamız gerekiyor. Yani bir yol haritamızın çizilmesi lazım. Her bölgeyi, kıyıdaki her destinasyonlarımızı artı kırsala, kültüre doğru turizmimizi arttırmamız gerekiyor. Bunu yaparken de büyük bir telaş ve rant heyecanıyla, istemeyerek arsızlığıyla demek durumdayım, tahrip ederek değil. Bizim bunu 10 yıllarca kullanacağımız bir değerimiz var. Bu değerleri bugün için tahrip edip yarına hasarlı olarak götürmememiz gerekiyor. Bu hassasiyet içinde büyük master planın yapılıp bunu hem bakanlıklar ve merkezi yönetimle hem de yerel yönetimler ve diğer kuruluşlarla ilgili hep beraber görev tarifi yapmamız lazım. Bizler ne yapmalıyız? Yerel yönetimler bu master plan içerisinde nerede görev almalı? Bakanlık hangi konularda görev almalı? Sivil toplum örgütleri ve diğer kuruluşlar, kurumlar, buradan nemalanan tüm sektör bu konuda hangi katkıyı yapmalı? Bunu yapabilirsek çok yerinde olur. Niye ben yapmıyorum sorusunu kendime sorduğum için söylüyorum. Bu çok boyutlu bir şey. Diğer aktörler benim yaptığım bir master planın içinde değilse benim master planım olmuş oluyor. Bu doğru değil. Bizim yaptığımız bir master plan olmalı. Bence bakanlık bunda görevi itibariyle ön olmalı. Ben de içinde olmalıyım. Biraz önce tarif etmeye çalıştığım diğer aktörler de içinde olmalı ve bizim geleceğe gerçekten doğru bakabilen bir vizyon tarif etmemiz lazım. Ama biz şu anda Muğla Üniversitesi Turizm Bölümü ile bir master plan çalışması yapıyoruz…”

Başlandı yani.

“Başlandı ama sadece Muğla ve Büyük Şehir Belediyesi olarak yapıyoruz. Tabii ki diğer kurumları da içine alacağız, onlarla konuşacağız, ama bunun çok daha fazla katılımcılarla yapılmasında yarar var. Tahrip etmeden bu güzel coğrafyadan kazanmayı, tabii ki ekonomik olarak bize katkı sağlamasını temin edeceğiz ama tahrip etmememiz gerekiyor. Bu konuda biraz hatalarımız var, biraz fazla obur davranıyoruz. Bunu bir yavaşlatmak lazım, biraz dinlenmeye ihtiyacımız var diye düşünüyorum…”

Bin yıllar önce de aynı şeyi söylemişler ‘Tanrım beni yavaşlat’ diye duvara yazmışlar. O yazıyı birkaç kez okumak lazım. Çok teşekkürler…

Turizmle, denizle ilgili bir master plana ihtiyacımız var ve bu master planla ilgili çalışmanın başlatıldığını öğrendik. Bununla ilgili detayları da süreç içinde görelim, izleyelim ve sizle aktaralım.  Çünkü bu çok önemli bir karar ve bu kararın da mutlaka uygulanması gerekiyor. Sadece Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak değil bütün katılımcıların da içinde, başta tabii ki Bodrum olması gerekiyor. Belki Bodrum’da denizden çıkıp karadan devam eden bir özel bir hat destinasyonu sağlamak bile olabilir.

Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz The Bodrum Cup ile ilgili şunları söyledi;

Bodrum Belediyesi tarımsal hizmetler deyince akla ilk akla gelen isim Başkan Yardımcı Tayfun Yılmaz’dır. Sebebi ise hakikaten başarılı işler yapması. Köylü ile iç içe çok başarılı eserler de kazandırıyor. Kendisinden Bodrum Cup’la ilgili hem tarım hem de turizm olarak bir değerlendirme yapmasını istiyoruz.

“Başkanımız Sayın Ahmet Aras, meclisimizin ikinci oturumu nedeniyle meclis toplantısında. Öğle itibariyle kendisi de açılışa katılacak. Kendisini temsilen ben de Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Milas Belediye Başkanımıza refakat ediyorum. Bodrum Cup her şeyden önce bir işin sürdürülebilir ve o işin gerçekten isabetli olduğunu, arkasında ciddi bir gayretin olduğunu göstermektedir. 34 yıldır sürdürebilir olması ve gelişerek devam etmesi bunun en önemli göstergesidir. Bu iş Bodrum’a gerçekten değer katan, ekim ayı içerisinde hem ekonomisine hem turizmine ciddi manada katkı sunan bir etkinlik. Tarımla ilgili bahsettiğiniz konularda bizi sadece görevimizi yapıyoruz. Bunun dışında ekstra bir şey yapmıyoruz. Hep de böyle olmalı. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’ne ilk göreve başladığımızda bizim ciddi rekoltelerde ürün üretmekten ziyade turizmi tarım turizmi veya agro turizm ile çeşitlendirerek hem sürecini yaymak hem de Bodrum’un sadece deniz-kum-güneşten ibaret olmadığını, yüzölçümünün %50’lik kısmının da tarımsal nitelikte kırsalda konuşlandığını göstererek Bodrum’un farklı bir yüzünü göstermektir. Etrim’de kurmuş olduğumuz ve resmi açılışını nisan ayında yapacağımız Garaova Tarım Parkı’na Bodrum Cup katılımcılarının ilgisini görmek bizi gerçekten mutlu etti. Önümüzdeki süreçte bu tarım turizmi dediğimiz konuyu daha da geliştirerek aynı Bodrum Cup’ta 34 yıldır sürdürülen başarı gibi aynı paralel yolda yürümek hedeflerimizden biridir…”

Bu çok çok önemli, özellikle Garaova’da yetişen ürünlerin belki gastronomi anlamında kullanılmasında da çok önemli olabilir. İşte ‘Kaya Güneri’nin gayığında Garaova’nın ürünleri kullanılıyor’ demek bile oradaki tarımı, köylüyü, üretimi desteklemek anlamına gelebilir.

“Zaten tüm etkinliklerde bu anlamda çalışmalarımız var. Şu an merkezdeki Belediye Meydanı’nda kurulu olan bir standımız var. Ayın zamanda yarışmaya katılan vatandaşlarımıza, turizmcilerimize, denizcilerimize de yerel ürünleri kullanmalarına yönelik birtakım etkinliklerimiz, faaliyetlerimiz var. Bunu önümüzdeki süreçte geliştirerek sunmaya devam edeceğiz…”

Kolay gelsin. Tarımla turizmin bir araya gelmesi ve bir araya geldiğinde ekonomiye katkı sağlaması çok önemli. Bodrum aslında bunu başarmaya tohumla başladı. Onun ötesinde kurulan tekno park, lavanta bahçesi, İsmail Tonguç Eğitim Merkezi o kadar önemli ki Bodrum Cup’a katılmak için gelen misafirlerimizin oraya ilgi gösterdiklerini duymak da beni çok mutlu etti. Bodrum turizm açısından aşama aşama işleri başarıyor. Turizmi sadece deniz-kum-güneşin dışına çıkartarak bir bütün haline getirmek için bir uğraş veriliyor ve başarılıyor diye düşünüyorum. Bodrum da bunun öncüsü olacaktır.

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat The Bodrum Cup’ı şöyle değerlendirdi;

Bodrum ve Milas birbirinden ayrılmaz, etle tırnak gibi iki ilçe. Belki buna Yatağan’ı bile koymak lazım. Çünkü denizden çıkıp, Milas, oradan Yatağan’a, Kavaklıdere’ye gidilecek bir destinasyon bile hazırlanabilir. The Bodrum Cup’a destek vermeye başladınız, artık Bodrum’la Milas tek bir ilçe gibi hareket ediyor. Bu çok önemli. Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, The Bodrum Cup’la ilgili neler söyleyeceksiniz?

“Güç birliği her zaman iyidir. Zaten tarih ve coğrafyadan gelen birbirimize bir bağlılığımız var. Bu anlamda birkaç yıldır belediyelerimizin öncülüğünde güzel çalışmalar yapılıyor. Valiliğin oluşturduğu turizm destinasyonunda Bodrum, Milas, Yatağan ve Kavaklıdere bir destinasyon oluşturuyor. Birbirlerini çok iyi tamamlayan değerlere sahipler. Özellikle Bodrum Cup üzerinden kardeşliğin perçinlemesinden biz de son derece mutluyuz. Geçen yıl yangının yarattığı psikoloji ile Çökertme Bodrum Cup’a dahil edildi. Geçen yılki o hüzün içerisinde çok duygulandık, gururlandık. Belki de o üzüntülü halimizde işi pek kavrayamadık. Bir de ilk olması itibariyle tam olarak nerede olmamız gerektiğini bilemedik. Ama bu ve bundan sonraki yıllarda Çökertme ve Milas’ın de bu organizasyon içeresinde bulunması konusunda uzun istişarelerimiz var. Çökertmedeki vatandaşlarımızın ve esnafımızın da uluslararası bu markanın getirilerinden faydalanması hem Çökertme’nin hem de Milas’ın tanıtımına katkıda bulunması bakımından bizim burada bulunmamız çok önemli. Basın toplantısında yer alan amblemlerin içinde Milas Belediyesi’nin de bulunması bize çok büyük gurur verdi…”

Çok yakıştı.

“Evet çok yakıştı. Sahil şeride çok uzun bir ilçe olmamıza rağmen denizcilik organizasyonları ile yeni yeni tanışıyoruz. Bu konuda Bodrum’un bize iyi bir rehberlik ve yoldaşlık yaptığını da ifade edebilirim. Bodrum Cup’ın bu yılki organizasyonunda sadece manevi olarak değil maddi olarak da bulunuyoruz. Bodrum’un dünya markası haline gelmiş çok ciddi bir organizasyonu hem denizciliğimizin gelişimi hem de ülkemizin ve bölgemizin tanıtımı açısından bizce çok değerli. Bu sene ilk etabın Çökertme’den başlaması bizim için çok anlamlı. Başta Erman Ağabey’e Süleyman arkadaşıma, çalışma arkadaşlarına, bu organizasyonda görev alan, destek olan bütün kişi ve kuruluşlara yürekten teşekkür ediyor, başarılı yarışlar diliyorum…”

Çok teşekkürler, kolay gelsin. Bodrum, Milas, Yatağan ve Kavaklıdere destinasyonu sağlanırsa ortaya güzel bir tat çıkacaktır. Bu, Bodrum’da denizden çıkıp karadan Kavaklıdere’ye doğru uzanan bir yürüyüş demektir. Tarih, kültür, belki gastronomi de olmak üzere birçok şeyi içerebilecek bir destinasyon olacaktır. Bodrum Cup’ı en büyük faydalarından bir tanesi turizme vereceği bu destektir ki zaten bugüne kadar hep vermiştir. 34 yıldır çok önemli etkiler ve yeni oluşumlar sağlıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.