Atatürk’ü Anlamak

Ş. Didem Keremoğlu İstanbul doğumlu. Kültür Okulları'nda okudu. Üniversite eğitimini İngiltere’de tamamladı. Kısa bir dönem için İngilizce öğretmenliği yaptı. Daha sonra sektör değiştirerek uzun yıllar sivil havacılık alanında çalıştı. Uluslararası havayollarında yöneticilikler yaptı. Dış ülkelerde görevlendirmeler aldı. Kısa öykülerden oluşan ilk kitabı Yine Hüzzam, 2019 yılında çıktı. İkinci öykü kitabı Evliliğim Sadist Bir Monolog, 2021 yılında okuyucu ile buluştu. 2024 yılında ise üçüncü öykü kitabı Hayat Kaldığı Yerden, çıktı. Öyküleri, ortak kitap ve seçkilere alındı. 2024 yılında, Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü Yarışması'nda yedi öykülük dosyasıyla birinciliğe değer bulundu. Ellinin üstünde öyküsü, yazı ve yaptığı söyleşiler Kitap-lık Dergisi, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Sözcükler, Edebiyat Haber, Virüs, Yeni Gelen, Oggito, Berfin Bahar, Parşömen Fanzin, Hayal, Deliler Teknesi, Panzehir Edebiyat, Mersin Sanat, Kasabadan Esinti, Gerçek Edebiyat, Bulut Yazar, Eskişehir Sanat, AksiSanat gibi çeşitli basılı ve sanal edebiyat dergi ve platformlarında yayımlandı ve yayımlanmaya devam etmekte. Yaşadığı, Muğla'nın Bodrum ilçesinde sivil toplum kuruluşları ve okullarla birlikte edebiyat üstüne geliştirdiği projeleri hayata geçiriyor. Yerel basında köşe yazıyor.

    Atatürk’ü anlamak:

    Zamanın ötesinde bir lideri okumaktan geçiyor.

    Atatürk’ü anlamak, onu sadece tarihin tozlu sayfalarına hapsetmek değil, ideallerini ve felsefesini özümsemeği gerektiriyor.

    Atatürk’ü anlamak, bir kahramanı yüceltmekten öte, devrimleri kavramak; O’nun aklın ve bilimin ışığında bir toplum inşa etme mücadelesini içselleştirmek…

    Değerli okur; çağının çok ilerisinde düşünen, dogmalara sıkışıp kalmayan, aklı ve bilimi pusula edinen bir fikir adamı olan Atatürk’ü konuşuyorsak O’nun düşünce dünyasını anlamadan, inşa ettiği Cumhuriyet’i tam anlamıyla kavramak asla mümkün değil. Medreselerden modern okullara, saltanattan halk egemenliğine, ümmetçilikten ulus bilincine geçiş; bu medeniyet sıçraması, insanın düşünce yapısının değiştirilmesiyle mümkün kılındı. Sorgulayan ve akılcı bir toplum yaratmayı ve bireyin devlet karşısında olduğu kadar inanç karşısında da bağımsız bir özne olmasını hedefleyen Atatürk’ün öncelediklerinden biri de eğitimdi.

    “Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı ve yüksek bir toplum halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.” Cümlesiyle eğitime yüklediği anlam ortadadır. Atatürk, eğitimin bireyin eleştirel düşünmesini, sorgulamasını ve üretken olmasını sağlayan bir araç olduğunun fevkalade farkındadır. Ezbere dayalı bir sistem yerine analitik düşünmeyi teşvik eden, öğrenciyi pasif bir alıcı değil, aktif bir üretici hâline getiren bir eğitim anlayışı benimsemek, onun mirasına sadakatle yaklaşan gelecek yönetimlerin en büyük sorumluluklarından biri olacaktı. Ve farkındaysanız bir önceki cümlem ” Dili Geçmiş Zaman” da.

    Ayrıca ekonomik, kültürel ve düşünsel bir süreç olarak gördüğü bağımsızlık; dışa bağımlılığı azaltan sanayi hamleleri, köylüyü ve üreticiyi destekleyen politikalarla O’nun yalnızca emperyalizme karşı verdiği savaşı değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlık konusundaki kararlılığını da anlatmaktan geçmiyor mu?

    İşte sırf bu amaca hizmet eden bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapacak olan Bodrum Belediyesi, Nurol Kültür Merkezi’nde 3 Mart 2025, pazartesi günü saat 14.00-16.00 arası, “ATATÜRK’Ü ANLAMAK” başlığı altındaki konferansa hepimizi davet etmekte.

    Tabii ki orada olacağız. Dileğim gençlerimizin de orada olması.

    Atatürk’e, bazen bir çocuğun masum gülüşünde, bazen bir gencin atak heyecanında rastladığımız cinsten bir şevkle yaklaşıp anlamak lazım. Ve anlatmak…

    Boynumuzun borcudur!

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 2 Yorum
    1. Aliye dedi ki:

      Çok güzel özetlemişsiniz.
      Bu topraklara ve geleceğine yatırım yapmak isteyenler, mümkünse farklı bir bakış açısına sahip bir tanıdıklarıyla birlikte bu konferansa katılmalı.

    2. Ayşe Sevgi ORHAN dedi ki:

      Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak ve anlatmak,her yetişkin ülke
      miz insanının,ilk hedefi olmalıdır.