Bayram, Festival, Gerçekler ve Bir Mermi

Ş. Didem Keremoğlu İstanbul doğumlu. Kültür Okulları'nda okudu. Üniversite eğitimini İngiltere’de tamamladı. Kısa bir dönem için İngilizce öğretmenliği yaptı. Daha sonra sektör değiştirerek uzun yıllar sivil havacılık alanında çalıştı. Uluslararası havayollarında yöneticilikler yaptı. Dış ülkelerde görevlendirmeler aldı. Kısa öykülerden oluşan ilk kitabı Yine Hüzzam, 2019 yılında çıktı. İkinci öykü kitabı Evliliğim Sadist Bir Monolog, 2021 yılında okuyucu ile buluştu. 2024 yılında ise üçüncü öykü kitabı Hayat Kaldığı Yerden, çıktı. Öyküleri, ortak kitap ve seçkilere alındı. 2024 yılında, Şükrü Bilgiç Öykü Ödülü Yarışması'nda yedi öykülük dosyasıyla birinciliğe değer bulundu. Ellinin üstünde öyküsü, yazı ve yaptığı söyleşiler Kitap-lık Dergisi, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Sözcükler, Edebiyat Haber, Virüs, Yeni Gelen, Oggito, Berfin Bahar, Parşömen Fanzin, Hayal, Deliler Teknesi, Panzehir Edebiyat, Mersin Sanat, Kasabadan Esinti, Gerçek Edebiyat, Bulut Yazar, Eskişehir Sanat, AksiSanat gibi çeşitli basılı ve sanal edebiyat dergi ve platformlarında yayımlandı ve yayımlanmaya devam etmekte. Yaşadığı, Muğla'nın Bodrum ilçesinde sivil toplum kuruluşları ve okullarla birlikte edebiyat üstüne geliştirdiği projeleri hayata geçiriyor. Yerel basında köşe yazıyor.

    Bodrum’da 102. Yıl Coşkusu, Uluslararası Etkinlikler, Sorguluyan Beynim, Primatlar Üzerine Bir Yazı

    102 .Yıl’da, resmi özel kurum ve kuruluşlarla birlikte Bodrum Belediyesi, hiç olmadığı kadar görkemli bir tören düzenlemişti. Kuzey Hendeği diye tabir edilen açık hava gösteri merkezini dolduran her yaştan insanımız, Kale’nin görkemli duvarlarında yankılanan şiirler, marşlar, türküler, danslarla duygu dolu saatler yaşadık… Profesyonellikle kotarılmış gösterilerde öğrencilerin coşkusu, öğretmenlerinin emeği büyüktü. Özellikle de okullarımız hele hele Bodrum Anadolu Lisesi anlamlı gösterilere damgasını vuran performanslarıyla harikaydı. Mükemmel kutlama organizasyonu gece de devam etti.

    Sorgulayan beynimse niye böylesi kusursuz bir dizi kutlamanın 100.Yıl dahil bugüne kadar hiç yapılmadığında takıldı kaldı?

    Bodrum için bir başka ilk de 1. Bodrum Uluslararası Film Festivali – BIFF’di.

    Bodrum Kalesi’nin tarihi dokusu beyaz perdeyle buluştu. Festival konukları olan sinema dünyasının seçkin isimleri, seyirciyle bir araya geldi. Büyük bir emek ve belki de yıllar süren hazırlık aşamasından sonra ilk uluslararası sinema festivalimiz boyunca süren paneller, film izlemeleri ve titizlikle planlanmış etkinlikler hiç şüphesiz kentimizin itibarını artırdı. Daim olsun…

    Dünya sinemasının önemli yönetmenlerinden, yazar Tony Gatlif’in jüri başkanı sıfatıyla katıldığı Festival’in açılış gecesinde kürsüye çıkan ve aynı zamanda da festival jürisinde olan Hülya Uçansu ise değer bulunduğu Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü alırken yaptığı konuşmayla geceye damgasını vurdu:

    “…UMUT OLMAZSA OLMAZIMIZDIR.
    (…) Ağzından çıkacak her bir kelimenin korkusunu yaşayan insanlarımız…
    Geleceklerinin hayalini dahi kuramayan gençlerimiz…Hukuksuzluğun şiddetine maruz kalan toplumun her katmanından vatandaşlarımız…
    Bu alacakaranlık tabloda aklımızın karamsar olması çok doğal.
    Ancak kalplerimiz iyimserliğini ve umudu korumak zorunda.
    Çünkü umut olmazsa olmazımızdır.”
    Sorgulayan beynimde ise ulusal ve uluslararası arenada sinemaya büyük katkıları olan Hülya Uçansu’nun değindiği acıtan gerçeklerimizin, niçin orada olan sanatçılarımızdan hiç birinin konuşmasında yer almadığı vardı?

    Siz Amanı Bilir Misiniz Amanı?

    Bodrum’daki bir başka önemli uluslararası etkinlik de Boat Show’du. Her şey en ince ayrıntısına kadar planlanırken hesaba katılmayan belki de tek şey Boat Show dolayısıyla bir hafta boyunca iptal olan Datça feribot seferleriyle Datça ve çevresinden deniz yoluyla Bodrum’a tedaviye gelen onkoloji yani kanser hastalarının durumuydu.

    Malumunuz, Bodrum tam teşekküllü bir onkoloji merkezine sahip bir kent yerleşimi. Ege’nin dört bir yanından Devlet ile anlaşması bulunan bu merkeze tedaviye gelen hastaların sayıca önemli bir kısmı da Datça feribotunu kullanmakta.

    Limanların kapalı olduğu o bir hafta boyunca radyoterapi ve kemoterapi hastaları, tedavinin getirdiği türlü yan etkinin üstüne bir de saatler süren karayolu ile hastaneye ulaşabildi ya da ulaşmadı! O bir hafta için tedaviyi bıraktı. Tedaviyi kesmek zorunda bırakıldı.
    Sorgulayan beynimse kentimizin tanıtımına büyük katkısı olan Boat Show’un ikincisinde limanları bir hafta kapatmanın dışında bir başka yolun bulunup bulunmayacağını takipte.

    Bodrum’da Kültür – Sanat Etkinliklerine Mekân Sponsorluğu Yapan İşletmeler

    Başta Bodrum Ticaret Odası olmak üzere, Kovid 19 Salgını öncesine oranla toplantı mekânları küçülse de bu mekanların kullanımı için iş birliğine hazır oluşu ve özellikle kamu yararına derneklerin kermes satışlarına açtığı meydanıyla Oasis Avm İşletmesi ve kısıtlanan imkanlarıyla işleyişteki bürokratik zorluklara rağmen belediyemiz; çoğunlukla bir karşılık beklemeden STK’lara dolayısıyla halka kapılarını açmaya devam ediyor.

    Kıymeti biline…

    Sorgulayan beynimse sahip oldukları imkanlara rağmen özel okullar ve özel sanat merkezlerinin bu konuda niçin sınıfta kaldığını döndürüp duruyor.

    Primatlara Haksızlık Oluyor

    Haber şöyle:
    “İzmir’de 17-26 Ekim 2025 tarihleri arasında düzenlenen kitap fuarında, …Yayınevi standında bilimkurgu yazarı Kim Bo-young’un ‘Türlerin Kökeni’ adlı kitabının içine tabanca mermisi yerleştirildi.”

    Kitaba mermi yerleştirmek.
    Zekice bir buluş.
    Primatlar düzeyinde yani!

    Vazgeçtim!
    Primatlara haksızlık oluyor.
    Zekâsı amipsi yaratıklar bunlar!

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 3 Yorum
    1. Oya Kariş dedi ki:

      Her zamanki gibi Didem Keremoğlu, Nodrum’da günlük hayatla ilgili çok önemli noktalara parmak basmış. Datça Gerbotu’nun başka bir etkinlik nedeniyle bir hafta çalışamaması… Komşumuz Yunanistan’a gittiğimiz zaman gözlerimiz yaşararak adalar arasında büyük bir yoğunlukla be hiç aksamadan süren feribot seferlerini izliyoruz.
      Kitap arasına konan mermi konusunda yazar zaten söylenmesi gereken her şeyi ifade etmiş.
      Evet , güzel şeyler de olmaya devam ediyor.
      Saygılarımla.

    2. Semiramis Yağcıoğlu dedi ki:

      Şerife Didem Keremoğlu’nun işlek kalemiyle yazdığı bu köşe yazılarını okumak çok yönlü bir yarar sağlıyor Hem kentimizde yapılan etkinliklerden haberdar oluyoruz hem de yazarın sorduğu sorularla ufkumumuz açılıyor. Daha iyisi nasıl yapılır? sorusu müthiş bir farkındalık yaratıyor
      Sağ olun Ş. Didem Keremoğlu

    3. Canan Küçükeren dedi ki:

      Sevgili Didem, emeklerine sağlık, lütfen önemli sorunları yazmaya devam et.
      Kitaba kurşun yerleştirmek, hem de böyle bir toplumda, inan beynime saplandı, toparlıyamıyorum..