Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Konacık’tan Gürece istikametine doğru yoldayım. Bir takside. Ana yolun üstündeki kulübemsi beton yazıhanesinden bindim taksiye. Su kanalının üstüne oturttukları yazıhane, evime en yakın olan durak. Ne begonvilli bir çardağı ne de bir bardak çayı var ikram edecek. Durağın kimliksizliğine pek yakışır bir de şoför düşüyor kısmetime.
Yaşamakla yaşamamak arası bir mutsuzluk var yüzünde.
Selamsız bir hınç!
Makas ata ata yol alıyoruz. Kulaklığımda Kafka. Öykülerini dinliyorum. Arabada okuyamam, teknede de. O yüzden nefret ederdim yolculuklardan.
Artık sesli kitaplar var…
Yol boyunca sağlı sollu yeni inşaatlar başlamış, hafriyat kamyonları dur durak bilmeden…
Kimi de henüz biten siteler sağlı sollu. Grimsi ya da toprak rengi kaplama yüzeyler giydirilmiş onlarca konut.
Beyaz badanalı evlerin insanı saran ferahlığı, göz alabildiğine uzanan o beyaz uyum gittikçe yok olmakta.
Bodrum, Akdeniz’in incisi… Beyaz evleri, mavi kapıları ve begonvilleriyle akıllara kazınmış masalsı sahil kasabası, diye bellediğimiz.
Ancak son yıllarda, Bodrum’un beyazı, beyazın o eşsiz yalınlığı giderek kayboluyor. Denizden Kale’ye doğru mavinin içinden yaklaşırken nefes kesen o aklık…
Artık yok!
Artık, taş görünümlü diye yutturulan iç karartan renlerdeki kaplama yüzeyler kullanıyorlar yapılarda.
Artık, çürük bir diş gibi onca beyazın arasından ve hiç utanmadan; mağazalar, siteler, oteller seçiliyor.
Giderek de çoğalıyor.
Habis, kara bir ben gibi metastas yapa yapa yayılıyor.
Bodrum sadece bir tatil beldesi bir Akdeniz kasabası değil, aynı zamanda ikinci bir yaşam arayışıyla bu coğrafyaya taşınan binlerce insanın evi.
Aynı düşünen bizlerin gettolaştığı, nefeslendiği…
Ne yazık ki bu yoğunluk, bölgenin özgün mimarisine ve ruhuna zarar vermeye devam ediyor.
Yeni yapılan yapılar, geleneksele saygı duymaktan daha çok gösteriş anlayışını taşıyor!
Her neyse, bu yazının amacı zaten yeterince yazılıp çizilen bu dönüşümün ardındaki nedeni anlatmak değil.
Bu yazının kaleme alınışındaki esas amaç Bodrum’un beyazının korunmasına yönelik ne yapılabilirin -daha da geç olmadan- cevabını aramak.
Yasal düzenlemelerin yetersiz kalması sorunuysa eğer, bunu aşmak çok da zor olmamalı.
Kentin kimliğini yansıtan beyazın, yüzey kaplamalarında kullanılmasını sağlamak çok mu zor?
Gri ya da toprak rengi kaplama yerine niye beyaz olanların tercih edilmediğini tek merak eden ben değilim. Çok insan dillendiriyor bunu.
Kentin beyaz tercihi sadece estetik bir olgu değil, aynı zamanda Bodrum’un tarihine, iklimine ve kültürüne uygun yaşam biçiminin bir parçası.
Balıkçı’nın bile daha az anılır olduğu, beyaz kotasının gün ve gün daha fazla delindiği bir Bodrum giderek sıradanlaşacak.
Yitecek…
Peki, çözüm ne?
Bodrum’un, en azından beyazını kurtarmak için bir çözüm önerisi var mı?
Yerel yönetim de eminim bunu görüyor, çözüme yönelik proje üretiyordur, diye düşünüyorum.
Yeni yapılaşmalarda -eski dokuyu korumaya özen göstermek adına- kullanılan kaplamaların beyazda kalmasını sağlamak çok mu zor?
Müteahhitlerin, beyaza karşı duran bu ısrarının nedenini tane tane anlatır mı bana biri?
Bodrum’un beyaz kimliğine saygı göstermek, beyazını olsun kaybetmemek çok mu imkânsız?
İşte kafamda bütün bu sorular, direksiyonda, elinde telefon Arapça konuşan şoför, yolun sağ tarafında yeni başlayan bir başka site inşaatının perdelemesiyle kapatılan eşsiz manzara, solda barakamsı dükkanlar…
Şoför bey, bari sigara içmeseniz. Midem bulandı, diyorum, Türkçe biliyorsunuz, değil mi? Dışarı fırlatıyor izmaritine kadar dayanan sigarasını. Hataylıyım, ben diyor.
Yürümeyen trafikte cama kucağındaki bebeği dayıyor esmer bir vatandaş. Uykuda mı baygın mı olduğu anlaşılamayan bebeğin başı boynundan bağımsızmış gibi sallanıyor.
Abla, çocuk aç, diyor. Suriyeli ben, kimsem yok! Şoför Arapça bir şeyler söylüyor. Anlamaz gözlerle bakıyor kadın.
Hataylı olduğundan kuşku duyduğum Arapça konuşan taksiciyle Roman olduğundan emin olduğum Suriyeli mülteci kisvesindeki dilenci kadın…
Bodrum’da…
Gerçeküstü bir film sahnesi gibi yaşıyorum ânı.
Didemcim negüzel bir konuya dokunmuşun aynı hisleri paylaşıyorum dahada geç olmadan keşke önlem alınabilse en azından bundan sonra …harikasın 👏👏🌺❤️
Kanayan ,yaramız … mülteciler ve beyazı grilesen Bodrum. Nasıl ,net ifade ettiniz Başkanıyem …hep düşünmüştüm dür ,sizde harika dile getirdiniz. Kimler görecek ….
Tebrikler cnm benim.. Yüreğinize, emeğinize sağlık 👏 umudumu , güçlendirdirdiniz. İnanıyorum. Siz peşini bırakmıyacaksiniz. Kaleminiz …güçlü. Yola devam. 👏🌟