Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bir ilçe yönetim listesi, bizzat İlçe Başkanının dile getirdiği gibi, dört kez veto yerse, ortada sadece liste sorunu yoktur.
Bodrum siyasetinde son günlerde konuşulan konu aslında küçük bir teşkilat tartışması değildir. AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene’nin hazırladığı yönetim listesinin İl veya Genel merkez tarafından “sakıncalı isimler” ve teşkilatın dışlandığı gerekçesiyle geri gönderildiği konuşuluyor. Üstelik bu durumun bir kez değil, birkaç kez yaşandığını bizzat İlçe Başkanı Seha Ergene çevresine ifade ediyor.
Bir liste geri döner, bu normaldir. İkinci kez geri döner, dikkat çekicidir. Ama bir yönetim listesi tekrar tekrar gerekçe ne olursa olsun veto yiyorsa artık ortada teknik bir sorun değil, açık bir teşkilat krizi vardır. Ve bu kriz sadece Bodrum’un meselesi değildir.
Sorumluluk sadece Bodrum’da mı?
AK Parti Muğla İl Başkanı bugün Cengizhan Güngör. Dolayısıyla Bodrum’da yaşanan bu tabloyu yalnızca ilçe Başkanı ve teşkilatına bağlamak mümkün değildir. İl teşkilatının da bu sürecin doğal sorumlularından biri olduğu açıktır. Zira İlçe Başkanı Seha Ergene’nin çevresine söylediği “ İl Başkanı Cengizhan Güngör ve Teşkilat Başkanı Emre Güçlü çok üstüme geliyorlar. Bezdirdiler beni. Adeta çalışamaz hale getirdiler” söyleminin açıklığa kavuşması lazım. Bir ilçe yönetimi oluşturulurken, ilçenin demografik yapısı, meslek grubu ve eğitim grubu ile kadın-erkek sayısı dikkate alınarak, parti üyeleri arasından seçilir. İl Başkanına düşen görev, oluşan ilçe yönetiminin bu kriterlere uyup uymadığının kontrol etmesidir.
Eğer İlçe Başkanının önerdiği liste İlden dönüyorsa veya İl teşkilatının önerdiği liste Genel merkezden dönüyorsa, bu durumda şu soru kaçınılmaz hale gelir: Muğla’da teşkilat dengeleri doğru okunabiliyor mu? Çünkü siyaset sadece isim yazmak değildir. Siyaset, o isimlerin kamuoyunda ve de en önemlisi Genel Merkez de karşılık bulup bulmayacağını da öngörebilmektir.
“Sakıncalı isim” kavramı siyasetin sis perdesi
Türk siyasetinde sık kullanılan ama nadiren açıklanan bir kavram vardır: “Sakıncalı isim.” Peki nedir sakınca? Geçmiş siyasi ilişkiler mi? Yerel gruplaşmalar mı? Parti içi rekabet mi? Yoksa İl ve Ankara’ya taşınan kulis raporları mı? Eğer gerçekten parti için sakıncalı bir durum varsa bunun siyasi gerekçesi en azından teşkilat içinde açıkça ortaya konmalıdır. Çünkü şeffaf olmayan bir süreç güven üretmez.
Seçime giderken böyle bir görüntü iyi değildir
Türkiye siyaseti yeni seçim dönemlerine doğru ilerlerken bütün partiler teşkilatlarını güçlendirmeye çalışır. Bu süreçte Bodrum gibi Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birinde bir partinin hâlâ yönetim oluşturamaması ciddi bir siyasi zafiyettir. Bunun birinci derece sorumlusu İl Başkanıdır. Siyasette seçmen önce şuna bakar: Kendi teşkilatını yönetemeyen bir parti, ülkeyi ya da kenti nasıl yönetecek? Bu nedenle Bodrum’da yaşanan bu tablo sadece teşkilat içi bir mesele olarak görülemez. Bu aynı zamanda seçmene yansıyan bir siyasi görüntüdür.
Cengizhan Güngör için ilk ciddi sınav
Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör için Bodrum’daki bu gelişme aynı zamanda ilk ciddi teşkilat sınavıdır. İl başkanlığı makamı sadece protokol makamı değildir. Teşkilatın içindeki sorunları çözmek, Ankara ile yerel teşkilatlar arasında sağlıklı bir köprü kurmak da bu görevin önemli bir parçasıdır.
Bodrum gibi siyasi açıdan hassas bir ilçede yaşanan bu tablo karşısında Muğla İl Başkanlığı’nın nasıl bir tutum alacağı merak konusudur. AK Parti Genel Merkezi bu tabloyu görmezden gelemez. Burada açık konuşmak gerekir. AK Parti Türkiye’nin en büyük siyasi hareketlerinden biridir. Böyle büyük bir siyasi hareketin Bodrum gibi önemli bir ilçede bir ilçe yönetimini oluşturamıyor görüntüsü vermesi kabul edilebilir bir tablo değildir.
Bu nedenle AK Parti Genel Merkezi’nin Bodrum ve Muğla teşkilatlarında yaşanan bu durumu dikkatle ele alması gerekir. Bir ilçe yönetimini oluşturmakta zorlanan bir teşkilat yapısı varsa mesele sadece isimlerle çözülemez.
İlçe Başkanının hazırladığı dile getirilen liste elden ele geziyor. Bodrum’daki gazetecilerin büyük çoğunluğunda olduğu gibi benim de elimde var.
Listem dört kez Genel merkezden döndü diye etrafına dert yanan bizatihi İlçe Başkanı Seha Ergene’dir.
Merak ettiğim husus şu; haydi İlçe Başkanı siyaseten acemi. Teşkilattan gelmiyor, teşkilatı tanımıyor. Kim ona ne diyorsa o da söz konusu isimleri yazdı. Parti üyesi mi değil mi onu da fark etmedi. İl Başkanı Cengizhan Güngör ve ondan önce Teşkilat Başkanı Emre Güçlü, önerilen listedeki isimleri tek tek incelemez mi? 30 kişilik listenin 20 dolayındaki ismin AK PARTİ ‘i olmayan ve özellikle CHP üyesi olduklarını bilmiyor mu?
Benden önce Partililerin; Kardeşim sen Bodrum İlçe Başkanısın, listenin AKP’li üyelerden oluşması lazım, Parti üyesi olmayan ve halen CHP’de aktif siyaset yapan isimlerin burada ne işi var diye sorması gerekmez mi?
İlçe Başkanı Seha Ergene’nin hazırladığı ifade edilen listesine aldığı en az on ismi görseniz şaşırırsınız. Şu ana kadar AK PARTİ ile yakından uzaktan ilgilerinin olmadığını sizler de görürdünüz.
Bunlardan iki ismi sizinle paylaşayım. Listenin asil üyeleri arasında yer alan Av. Yasemin Tozam. Bu hanımefendi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği için 56 gün hapis yatan ve yine daha geçen hafta Bodrum Adliyesinde 1 yıl 6 ay hapis cezası alan Levent Arkan’ı Erdoğan’a karşı savunan avukatmış. Bu ismin yeni yönetim listesine yazılmasını akıl tutulması olarak değerlendirmek gerekmez mi?
Bir diğer isim. Ümmühan Yurt. Bu kişi CHP’li Mehmet Kocadon ve Ahmet Aras döneminde Belediye Başkan Yardımcısı ve CHP üyesi iken 31 Mart yerel seçimlerinde AK PARTİ adayı Mehmet Tosun’un karşısında CHP Belediye Başkanlığı için aday adayı idi.
AK PARTİ ile yakından uzaktan ilgisi olmadığı bilinen bu iki ismi Seha Ergene’ye öneren kişilerin ise listedeki referanslarının AK PARTİ Bodrum Belediye Meclis üyeleri olduğu söylendi.
Gelelim Seha Ergene’nin yönetim listesini oluştururken yaptığı hataya… Listeni oluştururken yönetimde görev alacak isimleri Parti teşkilatındaki arkadaşların ile istişare edeceğine, son seçimde AK PARTİ’ye katılan, partiyi daha tam anlamıyla tanımayan meclis üyeleri ile istişare edersen işin başında böyle hatalar yapar ve İlçe Başkanlığın tartışılır hale gelir.
İl Teşkilat Başkanı Emre Güçlü ve İl Başkanı Cengizhan Güngör’e de şunu sormak gerekir; İlçe Başkanı Seha Ergene listeyi size getirdi. Baktınız çoğunluk parti üyeniz olmadığı gibi CHP’de aktif siyaset yapıyor. İnsan sormaz mı nerede partimizin üyeleri veya Parti üyesi olmayan Yeni isimleri insan araştırmaz mı? Partiye üye bile olmayan, partinin vizyonunu özümsememiş isimlerin önce yönetime alınması doğru hamle mi? Cumhurbaşkanına hakaret edenin avukatı ve AK PARTİ’ye hayatında oy vermemiş birini nasıl araştırmazsın? Teşkilat yapısı, karar mekanizmaları ve yerel dengeler yeniden gözden geçirilmelidir.
AK Parti bu krizden çıkmak zorundadır
AK Parti Bodrum’da güçlü bir siyasi varlık göstermek istiyorsa bu krizi görmezden gelemez. Çünkü mesele yalnızca bir yönetim listesi değildir. Mesele, Bodrum’da siyasetin nasıl yapıldığıdır. AK Parti Genel Merkezi Bodrum ve Muğla teşkilatlarını yeniden değerlendirmeli ve bu krizin nasıl aşılacağını açık biçimde ortaya koymalıdır. Sorunun üstünü örtmek çözüm değildir. Sorunun kaynağını bulmak ve çözmek siyasetin gerçek sorumluluğudur.
Listenin Akıbeti Belli Değil
Bugün Bodrum’da görünen tablo nettir: AK Parti bir ilçe yönetimini hâlâ oluşturamıyor. Ve yeni hazırlanacak listenin de akıbeti belirsiz. Böyle bir tablo karşısında yapılması gereken şey suçlu aramak değil, çözüm üretmektir. Çünkü Bodrum gibi bir ilçede güçlü bir teşkilat kuramayan bir siyasi yapı, seçmen karşısında güçlü bir iddia ortaya koyamaz. Siyaset kulislerle değil, güçlü teşkilatlarla kazanılır.
Tandoğan Uysal
Yapılmaya çalışılan menfaat organizasyonudur.Vatandaşın derdi belli ama bunların amacı belli.@Atgeç grubu bunlar
@atgeç