İphigenia’nın Geyiğinden İbrahim’in Koçuna

İphigenia’nın Geyiğinden İbrahim’in Koçuna
polat-galle-27.02.2023
previous arrow
next arrow

İphigenia’nın Geyiğinden İbrahim’in Koçuna: 2026’da Kurban Bayramı’nı Yeniden Okumak
Yıl 2026… Yapay zekanın, uzay turizminin ve dijital devrimlerin çağında yaşıyoruz. Hayatımız ekranlar arasında hızla akıp giderken, her yıl olduğu gibi yine o kadim zaman dilimine, Kurban Bayramı’na eriştik. Modern çağın koşturmacası içinde, bayram sofralarında veya sosyal medya akışlarında mutlaka o tanıdık tartışma yeniden alevlenir: “Kurban geleneği aslında Sümerlerden mi geliyor? Yoksa Yunanlardan mı alıntı? Araplar bunu Yahudilerden mi kopyaladı?”
Çağdaş, sorgulayan ve okuyan bir toplum olarak kökenleri merak etmemiz çok doğal. Ancak inançları ve ritüelleri basit bir “kim kimden intihal yaptı” sığlığına indirdiğimizde, insanlık tarihinin o muazzam, ortak hafızasını gözden kaçırıyoruz. Gelin, bu bayramda tarihsel bir yolculuğa çıkalım ve kurban olgusuna insanlığın evrensel hikayesi üzerinden, çok daha geniş bir pencereden bakalım.
Rüzgar Bekleyen Gemiler ve Artemis’in Geyiği
Antik Yunan’a, Truva Savaşı’nın hemen öncesine gidelim. Kral Agamemnon, ordularını toplamış ancak yelkenleri şişirecek rüzgar bir türlü esmemektedir. Çünkü Agamemnon, Tanrıça Artemis’in kutsal geyiğini avlamış ve onu öfkelendirmiştir. Kahinler, rüzgarın bedelini söyler: Agamemnon, en sevdiği varlığı, kızı İphigenia’yı kurban etmelidir.
Kral, çaresizce kızını sunağa yatırır. Tam bıçak kalkacakken göklerden Artemis müdahale eder, kızı alır ve sunağa bir geyik bırakır. İnsanın kurban edilmesinden, hayvanın kurban edilmesine geçişin o trajik ve şiirsel mitidir bu.
Mezopotamya’nın Topraklarında: Çoban ve Çiftçinin Rekabeti
Biraz daha doğuya, medeniyetin beşiği Sümerlere uzandığımızda ise Çoban Tanrı Dumuzi ile Çiftçi Tanrı Enkimdu arasındaki rekabeti görürüz. Bu hikaye, binlerce yıl sonra karşımıza Kabil ile Habil’in sunduğu adaklar olarak çıkar. Çiftçinin topraktan sunduğu bitkisel ürünler reddedilirken, çobanın sunduğu hayvan kabul görür.
Bu aslında sadece dini bir hikaye değil, insanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik tarım ve hayvancılık toplumuna geçiş sancılarının, sosyolojik evriminin efsanelere dökülmüş halidir.
Hz. İbrahim’in Sınavı: Teslimiyetin Zirvesi
Ve elbette Ortadoğu’nun sıcak kumlarında, üç büyük semavi dinin atası Hz. İbrahim’in o eşsiz imtihanı… Oğlunu (İsmail veya İshak) Tanrı’ya adamaya hazır bir babanın teslimiyeti ve gökten inen bir koç.
İphigenia’nın geyiği ile İbrahim’in koçu arasındaki o muazzam benzerliği fark ettiniz mi? Her ikisi de insanlık tarihi için devrim niteliğinde bir ahlaki sıçramayı müjdeler: “İnsan hayatı kutsaldır; tanrılar veya yaratıcı, insanın kanının akıtılmasını istemez.” İnsan kurbanı gibi karanlık bir çağ kapanmış, yerine sembolik bir adanmışlık gelmiştir.
2026’nın Türkiyesi’nde Kurbanı Anlamak
Peki, tüm bu mitolojik ve teolojik arka plan, 2026 yılında, modern Türkiye’de yaşayan bizler için ne ifade etmeli?
Kurban, insanlık tarihi boyunca var olmuş evrensel bir olgudur. İslamiyet, bu köklü insanlık mirasını almış; onu Hz. İbrahim’in tevhit (birlik) mücadelesiyle yoğurmuş ve en önemlisi ona “paylaşma ve sosyal adalet” gibi kusursuz bir zemin kazandırmıştır. Olayın özü kan akıtmak değil, Kur’an-ı Kerim’de de açıkça belirtildiği üzere (Hac, 37) “etlerin veya kanların değil, takvanın (bilincin, erdemin, iyiliğin) Allah’a ulaşmasıdır.”
Çağdaş Türk insanı için Kurban Bayramı, sadece bir tatil rotası veya et tüketim festivali olmanın ötesine geçmelidir. Bugün kurban etmek;
Bizi insanlığımızdan alıkoyan egolarımızı,
Tüketim çılgınlığına esir düşmüş hırslarımızı,
Ötekileştiren kibirlerimizi sunağa yatırıp kesebilmektir.
Gelin bu bayram, Kurban geleneğinin ne birilerinden “çalınmış” basit bir ritüel, ne de sadece şekilsel bir ibadet olmadığını hatırlayalım. O, Truva sahillerinden Mezopotamya ovalarına, oradan Hicaz çöllerine kadar uzanan ve nihayetinde Anadolu’nun paylaşımcı ruhunda demlenen ortak insanlık hafızamızdır.
İçinizdeki en değerli şeyleri “iyilik” uğruna feda edebilme cesaretini bulduğunuz, sofralarınızın sevgiyle ve paylaştıkça bereketlendiği, huzur dolu bir Kurban Bayramı dilerim.
İyi bayramlar!

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.