ZIRLAMA LAN!

SERDAR ANLAĞAN
SERDAR ANLAĞAN
  • 30.11.2015
  • 1.763 kez okundu
zırlamalanBu Bodrum Gündem’de beni yazmaya davet eden sevgili kardeşim, demokrat insan, Demirkent’in çırağı, Devrim ile Barış’ın babası, gazeteci Fatih Bozoğlu ile dört yıldır uyum içinde çalışıyorum. ikimiz de çok şey öğrendik birbirimizden. Dayanışma içinde, eşit mücadele ettik, çalıştık ve sanırım BG şu anda Bodrum’daki en ilginç dijital-yerel basın markasıdır. Bozoğlu’nun sempatik kişiliği, esprisi, Bodrumlular tarafında sevilmesi, kamera önünde de rahatlığı, ustalığıyla, Fatih Kent TV’de de başarılı haberlere imza attı. Eşi Çiçek de çok emek verdi. Çok “de” oldu de mi? Hatta “dede” de denebilir!
Ancak, BG’de bayağı bildiğin ırkçı, faşist, ilinekçi, sofist, ergenekoncu (neyse o?), şucu, bucuların abuk sabuk, en düşük seviyede, ilkokul kompozisyonu gibi yazılmış, saçma sapan ifadelerle dolu yazılara da rastladım. Bunlar ciddi olduğunu iddia eden, ciddi davranan insanların yazılarıydı. Fatih’e “Sen bu Bodrum Gündem’in adını değiştir, Faşist-Gündem yap” dedim, küfretti, Baclofen online “Tamam abi kızma!” dedim, devam ettik. Fatih demokrattır, sapına kadar da devrimcidir haberin olsun! Ben öyle tanıyorum ama bizim ailede büyükler küçüklere “Mülâhazat hanesi”diye bir şey söylerlerdi, o da var.
Bizim DAVAmız eşitlik, özgürlük, kardeşlik davasıdır. Türkçe’de kardeşlikte kadın-erkek ayrılmaz.
Aziz Nesin-Oktay Akbal çatışması şudur : Oktay Akbal, Büyük Usta’nın “Nötron Bombası Uygarlığı Kurtaracaktır” adlı gülmece yazısını (Sanat Dergisi 6 Mart 1978) ciddiye alıp bir Anti-Nesin propagandası başlatmış, güya “yoldaş”ına sorun çıkarmıştır. Aziz Nesin’in, Nesin Yayınevi’nde basılan “Yüz Liraya Bir Deli” adlı kitabında bu konu anlatılır.
Yazdıklarınızı yalnızca eşiniz, dostunuz, öğrencileriniz, çocuklarınız, barış ve sevgi yolunda, şiddetten uzak, huzurlu, esprili, doğal insanlar okusun isteseniz de pezevenkler, deyyuslar, yavşaklar da var okuyanların arasında.
Dolayısıyla bunlar sizin yazılarınızı okuyor, sonra okuduklarının mizah yazısı olduğunu anlamıyor yada anlasa da bilerek sizi sağcı, solcu, ırkçı, faşist, komünist, anarşist, dinci, ateist, şuist, buist, şucu, bucu, şu, bu olmakla itham ediyor, kölesi oldukları yozluğa yani sömürüye hizmet ediyorlar. Çizdiklerinizde, yonttuklarınızda, sanatta olur bu. Bunlarda “gülmece duyarlığı” ne arar? O dediğinin olması bir mucizedir. Bir hediyedir. Çocuklarda bulunur.
Şiir mi bilir?
Tabi bu durumda yazılarınızı bilateral kurmanız ve sizi okuyanlar arasında aydınlık olarak görenlerle, karanlık olarak görenlere farklı mesaj vermeniz mizahı ortaya çıkarıyor. Ortalama zekâ hiç bir şey anlamıyor. Sübliminalden yürüyorsun.
Benim ilk gülmece yazım 1990’da Pişmiş Kelle’de yayımlandı. Adı “Orfeus Hızzet” idi. Behiç Pek ve Engin Ergönültaş yönetiyordu dergiyi. Mimarlık mesleğime ayırdığım bir on yılın haricinde, tüm hayatım boyunca hem amatör hem de profesyonel olarak mizahın içindeydim.
Ortalama zekâ için not (bilale anlatır gibi) : “Bak!…soyadım Anlağan…adım Serdar,  mizahçıyım…yazarım, çizerim, otuz yıldır bu uğraşın içindeyim…çok fena dalga geçerim…sen anlamasan da anlayanlar, gülmesen de gülenler, sevmesen de sevenler var benim mizahımı…annadın mı?”
Şimdi, madem  laik-seküler-modern T.C. Devleti’ni ele geçirme mücadelesi, güya demokratik yolla yapılmış bir seçimin sonucu siyasi ayak oyunlarıyla bertaraf edilerek, ülkedeki iç çatışmanın ateşkesi bozularak, altı ay içinde bine yakın asker, polis, gerilla, sivil, kadın, çocuk, ölümleriyle, katliam ve suikastlerle, şiddetle, halkın üzerine korku yayan baskı, tehdit, zorbalık propagandası ile tekrarlanan ikinci bir seçimin sonucunda yüzde kırkı açıktan barış isteyen Anadolu Halklarına rağmen, savaş çıkarmak üzerine giden bir siyaset anlayışıyla, ya önceden beri sürdürülen ırkçı-milliyetçi ya da daha önceden sürdürülmüş şeriatçı-mezhepçi güçler arasında geçiyor, o zaman önlemimizi alalım.
Herkes soyunu sopunu ilan etsin!
Ben başlatıyorum!
Oğlum Emin Doğan’a not : Baba tarafından soyağacın.
Babanın ana tarafından soyun (7 kuşak) :

Lasix no prescription

1.Baban Serdar Anlağan – Ankara, Çankaya
1.Anan Türkmen Sultan Anlağan (Alpözen) – İstanbul, Bebek
2.Deden Emin Çetin Anlağan – Urfa
2.Nenen Fatma Tanju Anlağan (Selçuk) – İstanbul, Üsküdar
3.Nenenin Babası Bahattin Yûşa Selçuk – Malatya, Yeşilyurt (İnönü)
3.Nenenin Anası Zeliha Hamide Selçuk (Abasıyanıklar) – İstanbul, Üsküdar
4.Nenenin Babasının Babası Ebuzer Bey – Malatya, Yeşilyurt (İnönü)

order clonidine

4.Nenenin Babasının Anası Fatma Hanım – Malatya, Yeşilyurt (İnönü)
4.Nenenin Anasının Babası Kaymakam İsmail Rûmi Bey – İstanbul, Üsküdar
4.Nenenin Anasının Anası Hafize Ayşe Hanım (İbriş-Avril?) – Dağıstan (Kabartay?), Kafkasya
5.Nenenin Anasının Babasının Babası Kolağası Abasıyanık Hacı Ahmet Ağa – İstanbul, Üsküdar
5.Nenenin Anasının Babasının Anası Zeliha Hanım-İstanbul
6.Nenenin Anasının Babasının Babasının babası İsmail-İstanbul
6.Nenenin Anasının Babasının Babasının anası Zehra-İstanbul
Babanın baba tarafından soyun (5 kuşak) :
1.Baban Serdar Anlağan Ankara, Çankaya
1.Anan Türkmen Sultan Anlağan (Alpözen) – İstanbul, Bebek
2.Deden Emin Çetin Anlağan – Urfa
2.Nenen Fatma Tanju Anlağan (Selçuk) – İstanbul, Üsküdar
3.Dedenin Babası Mehmet Zeki Anlağan – İstanbul, Soğanağa
3.Dedenin Anası Adalet Anlağan (Asena) – Diyarbakır
4.Dedenin Babasının Babası Mehmet Emin Bey (Necl-ül Zeki)- Bağdat
4.Dedenin Babasının Anası Münevver Hanım – Kerkük
4.Dedenin Anasının Babası Sıtkı Asena (Mir-î Kâtibizade) – Diyarbakır
4.Dedenin Anasının Anası Fevziye Hanım (İskenderoğulları – Behrampaşalılar) – Diyarbakır
Zırlama Lan!
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ