enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

İNANDIĞINI GÖRENLER: WALT DİSNEY (1901 -1966)

metin-aycıl-bodrum-gündem-hayal-ile-vizyonGeçen haftaki yazımda, bu hafta Walt Disney’den ve sonraki hafta da Vehbi Koç’un hayat hikayelerinden kesitler sunacağımı ifade etmiştim. Bundan amacım, hayallerinin peşinden giden insanların düşünüş ve davranış biçimlerini gözler önüne getirebilmektir. Şüphesiz ki, hayallerinin peşinden giden, güçlü vizyonları olan insanlar sadece Walt Disney ve Vehbi Koç değillerdir; ileriki yazılarımda, doğrudan ya da dolaylı mutlaka dokunmaya çalışacağım hayallere ve vizyona.

Bu konulara kitaplarımda da değiniyorum. Örneğin; Walt Disney ve Vehbi Koç ve daha başka örneklere, gerek YOLCULUK ve gerekse de YAŞAMAK VE ÖĞRENMEK kitaplarımda geniş yer verdim.

Artık Walt Disney’e odaklanalık:

Walt Disney karikatür çizmeye başladığında on beş yaşındaydı. Kütüphaneden aldığı animasyon kitaplarını hayranlıkla ve şaşkınlıkla okuyordu. Elde ettiği bir hareketli çekim kamerasıyla bazı denemeler yaptı. Garajlarında bir atölye kurmak için babasıyla konuştu. Orada ışık, kamera oyunları ve çizim türleri konusunda denemeler yaptı.

Hayalleri büyümeye başlamıştı. Hareketli çizgi filmlerin görsellikle sınırlı olduğunu düşünüyordu. Filmleri beğeni kazandıkça, sabit karakterli kişilikler yaratma konusuna odaklandı; fare ile ördek gibi.

Bu filmleri başarılı oldukça hayalleri daha da büyüyordu. Öylesine gerçekçi kişilikler yaratacaktı ki, izleyenler onlara gerçekmiş gibi bakacaklardı. Hedefi, sadece güldüren değil, ağlatabilen çizgi filmler yapmaktı. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler 1937 yılında ilk kez gösterildi ve kısa sürede dünya çapında başarı kazandı. Ardından benzer nitelikte birçok çizgi film geldi. Söz konusu filmler birçok önemli teknik yeniliklere de öncülük etti.

Walt Disney’in içinde yeni bir ‘Büyük Hayal’ yeşeriyordu: Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte eğlenebilecekleri yeni bir eğlence parkı. Ünlü Disneyland 1955 yılında açıldı. Hayalleri son bulmuyordu Walt Disney’in. 1966 yılında hastane yatağında, Florida’da inşa edilecek olan çok daha büyük bir parkın taslağını çiziyordu. Gerçekleşmesini göremeden yaşama gözlerini yumdu. Duygu yüklü açılışı, kardeşi Roy Disney yapmıştı. Misafirler “keşke Walt Disney de görebilseydi” diyerek dileklerini ifade ediyorlardı. Roy Disney’in cevabı çok anlamlı oldu:

“O hepimizden önce gördü.”

Gerçekten de o herkesten önce görmüştü. Walt Disney öncelikle hayalinde onun resmini yapmış ve onunla yaşamıştı; daha doğrusu hayalleri ona yaşam vermiş ve yaşatmıştı. Tekrar vurgulamakta bir sakınca görmüyorum:

“İnsanlar genellikle gördüklerine inanırlar; ancak dünyayı değiştirebilenler ve tarihi yazanlar, inandıklarını görenlerdir.”

Walt Disney’in zorluklar karşısında neler yaptığına bakalım. Öncelikle, onun hayallerini anlamayanlardan bazılarını anlamaya çalışalım:

“Böylesine canlı, kalabalık renkler insanların gözlerine zarar verir. Kimse bu kadar uzun süren bir çizgi film boyunca oturamaz. Bu, Walt Disney’in saçmalığıdır.”

“Bir lunaparkta dönme dolap olması lâzım. Üstelik kimse giriş için para ödemez. Lunaparkı temiz tutmak da çok masraflı bir iş. Gömleğine kadar her şeyini kaybedeceksin.”

Hayallerine inanan, vizyon sahibi insanlar, başkalarının ne düşündüğünden ve söylediğinden çok, kendilerine odaklanırlar.

Walt Disney 1928 yılında ilk çizgi karakteri olan ‘Şanlı Tavşan Oswald’ı yaratmış ve başarı elde etmişti. New York’lu bir dağıtımcı karakteri çaldı ve çizerlerden bazılarını ayarttı. Bu Walt Disney için en zor dönemdi. Ancak yaşam devam ediyordu. New York’tan Los Angeles’a trende giderken, Oswald’dan çok daha başarılı olacak yeni bir karakter yaratmaya karar verdi. Ünlü Mickey Mouse bu yolculukta yaratıldı. Şöyle diyordu Walt Disney:

“Trenden indiğimde, yeni karakterimi yaratmış olacağım.”

Görüldüğü gibi engeller Walt Disney’i durduramamış ve vazgeçirememişti. Büyük hayalleri olan ve inanan insanları durdurmanın çok zor olduğunu görüyoruz. Bugün adını duyduğumuz ve takdirle andığımız birçok başarılı insan, bulundukları yere gelene kadar birçok sorunlarla boğuşmuşlar ve onları aşmayı başarmışlardır. Onlar anlık başarısızlığı yenilgi olarak kabullenmemişlerdir. Söz konusu başarısızlıklardan elde ettikleri tecrübelerle her zaman ilerleyebilmişlerdir; zira onların uğruna yaşadıkları ve onlara yaşama coşkusu veren hayalleri vardı.

Netice olarak:

“Düşmek başarısızlık değildir, kalkmamak başarısızlıktır.”

Walt Disney’in vizyonunu ya da Kutup Yıldızı’nı bir cümlede nasıl özetleyebiliriz?

                                   “İnsanların mutluluklarına katkıda bulunmak.”

Bu vizyon, Walt Disney’in şu çok güzel söyleminde de dile geliyor:

“Rüyaların gerçekleştirilmesinin sırrını bilenler, insanların mutluluklarına katkıda bulunurlar.”

İşte Walt Disney’in yolculuğunun pusulası olan çarpıcı cümle.

Bir çocuğun evlerinin garajında kurduğu küçük atölyede filizlenen hayalleri bugün dev bir şirkete dönüşmüştür. Bu dev şirketin faaliyetleri dört ana grup altında toplanmaktadır: Medya Ağları, Parklar ve Mesire Yerleri, Stüdyo Eğlenceleri ve Tüketici Ürünleri. Çok sayıda şirket, belirtilen dört ana grup altında, insanların mutluluklarına katkıda bulunmaya devam ediyor.

Hiçbir koşulda vazgeçmeyenlerden olmak ne kadar değerli değil mi?

 

ETİKETLER: ,
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
  1. Bilal Erdoğan dedi ki:

    Girişimci gençler için çok hüzel bir yazı. Yazarı kutluyor ve böyle hüzel yazılarını merakla bekliyoruz.