enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

BİZ KADINLAR 3… /Çiğdem Erko Yazıları…

BİZ KADINLAR 3…  /Çiğdem Erko Yazıları…

İletişim Mezunları diye bir hesap;”Atatürk’ün partisi böyle olmamalıydı, terör örgütü PYD sempatizanı, soykırım yalanının destekçisi Canan Kaftancıoğlunu il başkanı yapanlar ve buna müsaade edenler Atatürk’ün kemiklerini sızlattı. Yazık!” buyurmuşlar.

Ey nazlı Hilal diye kimliği meçhul bir hesap; “CHP’nin şu hali içler acısı, Kılıçdaroğlu partiyi ideolojik olarak uç çizgiye getirdi. Bu kadın CHP İstanbul il başkan adayı, yazık.. buyurmuşlar,

fikir ve sanat (adı kendinden menkul) bir başkası; CHP nin kanında var kanı bozuklukları kendi cephelerine almak. PKK savunucusu Canan Kaftancıoğlu. diye buyurmuşlar,

parti mensubu olduğunu yazan kimisi partimden defolsun sen ve senin gibiler diye höykürürken, bazıları da kelimenin tam anlamıyla belden aşağı çalışmış, analığı, kadınlığı ve  mesleğini adice yaftalayarak bağırsaklarındaki pislikleri sunmuşlar sosyal medya pencerelerinden.

Hemen kollar sıvanmış chance.org da “partiden atılsın ” kampanyası başlatılarak acilen sunulmuş kalemşörlerin önüne ve imzalar, paylaşımlar başlamış.

Elbette değerli partilim Canan Kaftancıoğlu için paylaşılmış bir o kadar da destek çıkan  ve olumlayan kişiler, hesaplar var ama ben olumsuzların üzerinden yine kadını yazmak istiyorum.

Hani herkes bilir, “deveye sormuşlar neren doğru diye, gerçekten de başlatılan bu linç girişimindeki falsoların hangisini ne kadar görmüş olabilir ve düzeltebilirim bilemiyorum yazıya başlarken.

CHP li ya da Atatürkçü olduklarını söyleyip vuranların dışındakiler şaşırtıcı değil. Büyük çoğunluğu sahte isimlerle algı yönetimi yapan ve bundan maddi ya da manevi beslenen korkak işbirlikçiler.

Kimliklerini saklı tutmayarak (umuyorum) konuşanların nerdeyse tamamı İktidar yanlısı veya partili kişiler ki belden aşağı vurmadıkça özgürce eleştirebilirler. Bunlar zaten başlarını devekuşu gibi kuma gömüp diğer taraflarıyla olayları algıladıklarından ve özünde de yani özgürlük, adalet, cumhuriyet ve laiklik ilkelerinde aynı paralelde durmadığımızdan söylediklerinin de zerrece hükmü yok.

Ama Atatürk, CHP gibi kavramların ardından yargılayanlara üzülmek mi, acımak mı kızmak mı gerek bilemiyorum.  Bireysel ilişkilerde sizi arkanızdan vuranı görmezden gelir ve zarar görmeden yolunuza diğerleriyle ya da tek başınıza devam edebilirsiniz ki sağlıklı sonuçlar getirir çoğunlukla.

Ama partiliyim diyen bunca insanın, üstelik ait oldukları partinin ana ilkelerini hiç öğrenmemiş ya da özümsememiş oldukları halde hala bu partide kalıyor ve mutlaka bir kısmının da çeşitli parti görevlerinde bulunuyor olmalarının sonuçlarını nasıl görmeden gelebiliriz?

Adalet yürüyüşü yaparak toplumun farklı kesimlerini bu yolda buluşturmuş bir Genel Başkanın, zaten partide var olan Adalet kavramını sizlerin görmezden gelmeye nasıl hakkı olabilir? Ve sizler en çirkin şekliyle linç edilen bir kadın partidaşınızı bu kadar kolay ve fütursuzca nasıl eleştirebilirsiniz?

Canan Kaftancıoğlu İstanbul İl Kongresine gökten zembille mi indi? Bir şeyleri öğrenmek için trollerin linç kampanyalarına itibar ediyor ve dakika bir gol bir hezeyanıyla, uzun yıllardır partide görev yapmış, partiye yararlar sağlamış ve İl Başkanlığını,  ona inanan partililerin verdiği oylarla gerçekleştirmiş  bir partiliye sorgulamadan saldırıyorsanız bir aynaya bakın derim.

Önce Atatürk’ten neyi ne kadar anladığınızı bir sorun kendinize. İçinde bulunduğu ülke şartları sonuna dek elverdiği halde neden diktatör olmayıp, düşünce özgürlüğünü savunduğunu ve Cumhuriyeti getirdiğini anlayın. Birlikte mevcut düzene karşı savaş verdiği arkadaşlarından pek çoğunu, kadın-erkek eşitliğine, toprak paylaşımındaki adaletsizliğe ya da hilafete olan gerici ve engelleyici tutumlarına rağmen neden gücünü kullanmadığını ve neden  ikna ederek birlikte olmaya çalıştığını bir düşünün yeniden.

Bir milli mücadeleyi ülkenin tüm unsurlarıyla kazanan, onu sevmeyen, hatta ölmesini isteyenleri bile yanında tutabilen bir lider bizim öncümüzken, bir kadın siyasinin kiminle fotoğraf çektirdiğinin nasıl bir değeri olabilir? Ki o şahıs bir dönem mevcut iktidarın pek çok üst düzey şahiyetiyle yan yana resim verdi, yurt dışında ait olduğu siyasi partinin mensupları ile iktidarla  anlaşmalar yapılmasını sağladı.

1915’e gelirsek neden bu döneme ait bilgi ve belgelerin tüm taraflarca özenle ortaya çıkarılmadığını, günümüz uluslararası siyaseti şekillendirmek için hep çözülmeden rafta bekletildiğini hala anlayamayanlar varsa bu da kendi eksiklikleri.  Arama motorlarından sunulan bilgilerin ve dahi sosyal medyadaki kaynağı meçhul paylaşımların yarattığı bilgi karmaşasından uzaklaşıp biraz okumak, araştırmak gerekiyor. Binlerce insanın öldüğü, öldürüldüğü, çetelerin Anadolu’yu haraca kesip kendi düzenlerini dayattığı, mevcut düzenin yerel idari birim mensuplarının bu kargaşadan yarar sağladıkları ve görevlerini kötüye kullandıkları, işgal altında olan ve casusların cirit attığı bir Anadolu, uluslararası ceza hukukunun bulunmadığı bu dönemde yapılan yargılamalar ve yetersizlikler, idamda dahil verilen pek çok cezalar vs vs.

Dünyanın pek çok ülkesinde pek çok farklı toplumlara uygulanan yüzlerce soykırımın var olduğu bir gerçeklikte sadece Türkiye topraklarında yaşanan bu olayın sürekli kaşınarak kanatılması zaten herkes için bir travma değilse ne?

Orada ölen ya da öldürülenler milliyeti ne olursa olsun insandılar ve suçsuz insanlar için üzülmek, onları anmak her insanın hakkıdır, bunu paylaşmak da keza.

Hele ki bu paylaşım bir Cumhuriyet Halk Partili bir kadın tarafından yapılıyorsa , gurur ve saygı duyulasıdır.

Çünkü biz ırk, dil, din, cinsiyet gözetmeksizin her insan, her toplum ve her canlı için aynı duruşu sergilemeyi öğrendik Mustafa Kemal Atatürk’ten. Kadın olmanın zorluklarının her kesimde ayrıca yaşandığı bu topraklarda büyük bir partinin İl Başkanlığını bileğinin hakkıyla, çalışarak elde etmiş bir kadın var ve iyi ki var. Elbette konuşacak, elbette paylaşacak, daha şimdiki Cumhurbaşkanının Başbakan olduğu bir dönemde yapılan bu paylaşımlar,  neden böylesi bir başarının ardından servis edildi diye kimse düşünüp muhakeme edemiyorsa yazık onlara.

Ve tabii CHP den ne anladığınızı bir sorun aynada kendinize defalarca. Eğer Atatürk’ün özgür düşünce, barış, kadın-erkek eşitliği ve adalet kavramlarını özümseyememişseniz, zaten CHP li olamazsınız, sadece rozetini takarsınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.