Belediyeler iflas mı edecek ? Mehmet Ülküm Bodrum Gündem yazıları…

Mehmet Ülküm
Mehmet Ülküm
  • 10.06.2020
  • 7.162 kez okundu

Böyle bir ifade, böyle bir soru elbette yanlıştır. Hiç bir kamu kurumu iflas etmez.

Ancak, kamu tüzel kişileri genel anlamda maddi imkansızlıklar ya da başka nedenlerle kendisine kanunlarla verilmiş kamu hizmetlerini ifa etmekte duraksamaya düşebilirler.

Bu sıkıntılı pandemi günlerinde, gittikçe ağırlaşan maddi imkansızlıklarla en çok karşı karşıya kalan kamu kurumları, elbette Belediyelerdir.

                                                           ******

            5393 Sayılı Belediye Kanununa 14 ve 15. maddelerine bakıldığında Belediyelere verilen görevler ve imtiyazlar çok çeşitlidir.

İmardan, su ve kanalizasyona; şehir içi trafikten, mezarlılar ve defin işlemlerine; işyerlerine verilecek ruhsatlardan, seyyar satıcılara; zabıtadan, itfaiyeye ve kentteki dilencilere kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Tamamını saymak istesek bu yazıyı tamamlamış oluruz. Hatta yetmez.

Bütün bu hizmetlerin ve daha fazlasını yerine getirebilmek için maddi kaynağa, yani paraya ihtiyaç vardır. Bilindiği gibi, Belediyeler parasal kaynaklarını, genel olarak kentte yaşayan hemşerilerinin ödedikleri vergi ve harçlardan elde etmektedir.

Ayrıca, 5779 sayılı kanuna göre merkezi idare genel bütçe vergi gelirlerinden Belediyelere nüfussuna göre pay verilmektedir. Bu paylardan da devlet tarafından kentte yapılan su, kanalizasyon, metro gibi yatırımlar için belli oranlarda kesintiler yapılmaktadır. Yani hak ettikleri paylar  tam olarak ödenmemektedir.

Bu sıkıntılı günlerde Belediyeler hemşerisi vatandaşlardan yeteri kadar kaynak sağlayamamaktadır. Ticari faaliyetleri durdurulmuş, bu nedenle devletten gerekli parasal yardımı alamayan esnaftan Belediyeler kısa ve orta vadede ne vergisi tahsil edebilir.

Kaldı ki, küçük ve orta ölçekli işletmelere  (KOBİ’lere) verilen banka kredileri nedeniyle uzun vadede de bu işletmelerin ekonomik, yani parasal sıkıntılar kıskacına gireceğini değerlendirmek için kehanet sahibi olmayı gerek yok.

Ülkenin genel gidişatı ve ekonomik sıkıntıları ortada iken üstüne üslük; 17.Nisan.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7244 sayılı kanun ile Belediyelerin birçok alacaklarının üç ay süre ile faizsiz ve gecikme zammı alınmadan ertelenmesi, hatta esnafa gelir desteğinin belediyelerce sağlanması gibi bazı seçenekli yükümlülükler getirilmiştir.

******

Ülkenin muhtelif bölgelerindeki bazı il ve ilçe belediyelerinin resmi sitelerinde yayımlanan mali tabloları ile Sayıştay raporlarına bakılınca görülüyor ki, 2019 yılından 2020 yılına alacak tahsilatı açısından çok parlak verilerle girmediği görülüyor.

İlçemiz Bodrum Belediyesinin de durumu diğer belediyelerden farklı değildir, hatta samimiyetle ifade edelim, daha da sıkıntılı. Ayrıntıya girmeden rakamlara da boğmadan son iki yıllık durumu şöyle görünüyor.

* 2018 bütçe yılında toplam tahakkuk eden alacakların miktarı 465 milyon 609 bin 667 liradır. Bu miktarın 207 milyon 741 bin 135 lirası tahsil edilmiş, 2019 yılına 257 milyon 868 bin 532 lira alacak devredilmiştir.

2018 bütçe yılında vergi gelirlerinin %52.26’sı, taşınmaz kira gelirlerinin ise %40.64’dü ancak tahsil edilebilmiştir. Bu bütçe yılında tüm alacakların tahsilat nispeti %43,71’dir.

Yani yüz lira alacağın ancak 43 lirası tahsil edilmiş, 57 lirası tahsil edilememiş 2019 yılına devredilmiştir.

* 2018 yılında devreden alacak da eklenerek, 2019 bütçe yılında Belediyenin toplam tahakkuku (alacağı)  518 milyon 070 bin 435 liradır. Bu miktarın 237 milyon 565 bin 359 lirası yıl içinde tahsil edilmiş olup, 275 milyon 201 bin 273 lira tahsil edilemeyerek 2020 yılına devretmiştir.

2019 bütçe yılında gerçekleşen, vergi gelirlerinde tahsilat oranı %56,94, taşınmaz mal kira gelirlerinde %32,04’dür. Tüm alacaklardan yapılabilen tahsilat nispeti %45,86’dır.

            Görüldüğü gibi her yüz liralık alacağın yaklaşık 46 lirası tahsil edilmiş, 54 lirası tahsil edilememiş ve 2020 yılına devrolunmuştur.

Bodrum Belediyesinin resmi sitesindeki bilanço kalemleri üzerinden rasyolarının, hesap ve analizlerinin, gelir ve gider kesin hesap cetvellerindeki kalemlerin genel kabul görmüş değerlendirilmesine girilmemiştir. Bu uzunca başka bir yazının konusudur.

Bakalım gerek ülke açısından ve gerekse belediyeler açısından sıkıntılı geçeceği anlaşılan 2020 yılsonu nasıl olacak.

Ancak şu kadarını belirteyim ki,  veriler belediyenin tahakkuklarının içerisinde çok miktarda fiktif kalemlerinin bulunduğunu düşündürüyor. Bu gerçek olmayan kalemler çıkarıldığında reel tahakkuk (alacak) miktarına inileceği ve tahsilat nispetlerinin de o oranda yükseleceği değerlendirilebilir. Neyse geçelim. Konumuz bu değil.

*******

Bu noktada Devlete düşen görev ve tedbirler, Belediyelere düşen görev ve tedbirler vardır.

Belediyeler Devletten; Genel Bütçe Vergi Gelirleri tahsilatından yapılmakta olan kesintilerin ertelenmesi (2020 yılı sonuna kadar ertelenmiştir) ya da yapılandırılması, elektrik idarelerine olan borçları ile vergi borçları ve kamuya olan diğer borçlarının faiz ve/veya gecikme zammı alınmadan yapılandırılması ya da makul bir süre hatta uzunca bir süre ertelenmesi, belediye su ve kanalizasyon hizmetleri üzerinden alınan ve vatandaşlara yansıtılan KDV ve ÖTV gibi vergilerde nispetlerin indirilmesi, kamu bankalarından düşük faizli ve kolayca kredi verilmesi… gibi beklentileri ifade ve talep etmektedir.

Talepler karşılanır mı, çok zor, hatta muhalefet belediyeleri için cevap hayır gibi.

Basına sızan haberlere göre her nedense merkezi hükümet yerel yönetimlere yardım etmek yerine yetkilerini nasıl kısarım, kaynaklarına nasıl el atarım hesabı içinde… galiba.

İleri demokratik ülkelerin uyguladığı çağdaş yerel yönetim anlayışı olan; hukuka uygunluk denetiminden, yeniden yerindelik denetimine dönülmek mi, yoksa muhalif belediyelerin kaynaklarına el atılmak isteniyor.  Hangi yönden bakarsanız bakın sıkıntı var.

Öyleyse Belediyeler, bu pandemi günlerini mali açıdan asgari sıkıntıyla geçmek için kendi yerel kaynaklarını hayata geçirmek durumundadır. Yani, taze para bulunmalıdırlar.

******

Kendi belediyemiz açısından yani Bodrum Belediyesi açısından öz kaynaklara başvurması yönünden yapabileceklerinin bazılarını akla geldiği kadarıyla şöyle sıralamak mümkündür kanaatimce. Düşünülüp daha başkaları de hayata geçirilebilir.

* Belediyelerin temel ve vazgeçilemez hizmetleri olan insana dokunan öncelikli çöp, su, park/bahçe ve yol gibi hizmetler hariç;  planlanan kısa, orta ve uzun vadeli yatırımlar gözden geçirilmeli, çok acil olmayanlardan özellikle orta ve uzun vadeli olanlar ertelenmelidir.

* Tahakkuk eden alacaklar dikkatle takip edilmeli ödeme güçlüğü olmadığı tespit edilen borçlulardan alacakların tahsili sağlanmalıdır. Bu tahsilat işlemleri sırasında işyerlerini kapatmak zorunda olan küçük esnafa cebri tahsilat işlemlerini uygulamaktan kaçınılmalıdır.

* Acilen parasal kaynağa ihtiyaç olduğu düşünülerek, 3194 sayılı kanunun 17.maddesine göre ihalesiz ve pazarlıkla bedel takdiri suretiyle satılabilecek, yapılaşmaya elverişli olamayan, gayrimenkullerin usulü işlemlerin süratle tamamlanarak satışı yapılmalı, bu madde kapsamına giren ancak yapılaşmaya elverişli olan arsalar için usulü işlemler hızlandırarak ihaleyle satışı sağlanmalıdır.

* Kapatılan belediyelerden intikal eden atıl durumda olup ecrimisil tahsil edilen çok sayıda gayrimenkullerin satışları bu dönemde güçlükleri aşma adına usulünce satılmalıdır.

* Personel giderleri ile diğer cari harcamalar mutlak gözden geçirilmeli, iş gücü israfının iyi bir organizasyon ile önüne geçilerek en üst seviyede iş gücü verimi sağlanmalıdır.

******

Birkaç sözle genel bir değerlendirme yapalım ve bitirelim.

Belediyemizin kendi sitesinde yayımlanan 31.12.2019 tarihli bilançosuna bakıldığında 2020 yılına önemli bir dış kaynakla yani borçla girdiği görülmektedir. Maddi açıdan zorlu geçeceği anlaşılan 2020 yılında öncelikle kamuya ve bankalara olan borçlarının olabiliyorsa uzun vadeye yayılarak yapılandırılmasının yolları aranmalıdır.

Yeniden banka kredileri kolaycılığı ile geleceği borç ve faiz sarmalına sokmak akılcı bir yönetim şekli olmamalıdır.  Bu son çare olmalıdır. Bundan önce sıcak para bulmak için yapılacaklar vardır.

Öte yandan,  ilçemiz ekonomisi turizme bağlıdır. Bu yıl mevcut ekonomik durumdan en olumsuz etkilenecek sektörlerin başında turizm görünüyor. Bu sektördeki sıkıntı büyük ölçüde belediye gelirlerine de yansıyacaktır. Bu gerçeklerden hareketle sıcak para yaratma yönünden ona göre bir hareket tarzı benimsenmelidir. Bu noktada tasarruf da çok önem kazanmaktadır.

Ben belediyemiz yöneticilerinin; öz kaynakları kullanma yönünde, geçmişin hatalarını deneyim anlamında harmanlayıp akıl süzgecinden geçirerek bu krizi fırsata dönüştüreceğine ve diğer belediyelere de örnek olacağına inanıyorum. Umarım !..

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Mustafa Ali Çotura dedi ki:

    Mehmet Basgan
    Sizlerinde iyi bildiği gibi Yerel yönetimler o yerelin sorunlarını çözmek,yöre halkının yaşam felsefesini yükseltmek için varlardir.
    Ben Türkiye’deki Komünist Basgan hariç tüm Belediye Başkanlari nin o yerel halkına değer vermeden,onlara danışmadan ,zaman zaman toplantılar yaparak onların istek ve dileklerini duymadan ,herşeyi biz biliriz düşüncesiyle götürüyorlar
    Sen de Bodrum’un Gümüşlük beldesinde Belediye basganligi yaptin.bu yarımada da 11 Belediyenin olduğu zamanlarda Bodrum Belediyeler Birliği olduğu halde Bodrum’u ön planda tutarak önce Bodrum emelini tukaka yaparak bağımsız olduğunu farzettiginiz kendi beldelerinizi bir yerlere getirmek için plansız olarak verdiğiniz mücadele ile sınıfta kalarak güzelim Bodrum’un dağını taşını beton yığınına döndürdünüz.
    Plansizlik içinde atılan her adım bugün değilse yarın bizlere büyük sorunlar yaşatıyor.
    İşte Bodrum örneğini sen dile getirdin,Bodrum kendi göbeğini kendi kesemiyor her attığı adım Bodrum-Mugla-Ankara üçgeninden medet umar halde, Büyükşehir yasasinin ardından tüm mali kaynakları elinden alındı,bu kaynakları alan Muğla Büyükşehir,ve heryil en aşağı 2 milyar dolar gelir elde eden T.C hükümetleri de üvey evlat muamelesi yapıyor Bodrum,a
    Al işte 71 aydan beri Bodrum’un gelir kaynaklarını peşin olarak kasasına indiren Muğla Büyükşehir Bodrum’a yaptığı yatırımları hep uzun vadeli kredilerle yaparken o peşin vergiler nerelere harcandı,harcaniyor.,AB,Dünya Bankasi,Geka ve daha birçok yardim kuruluşları plan-proje karşılığında hibe,yarım hibe ve uzun vadeli krediler aciyor sen hiç duydunmu Bodrum Belediyesinden böyle bir talep arzusu veya madem heryil 2 milyar dolar para kazandiriyorum ben ülkeme ,ülkem hükümetleri de bunun karşılığında yardım etmek mecburiyetinde olduğu halde ilgili bakanlıklara sunulmuş bir plan proje duydun muuu,yada 15 aydan beri bunların bir yapılmış örneğini gördün mü
    Bakın başka bir olay heryil sonunda yeni yil başından itibaren A dan Z ye yapılan zamlari hiç ses çıkarmadan kuzu kuzu ödeyen biz Bodrumlularin karşısına gecipte Eyy Goca Bodrumlulaaa benim kaynaklarına el koyan Muğla Büyükşehir ve AKP hükümetine şu şu konularda sunduğum yatırım projelerime karşılık alamadım,sizlerin refahı için sizlerin yardımınıza ihtiyacım var,bu konuda görüşleriniz nedir diyebildi mi veya görevli olduğunuz zamanlarda bu yüreğliligi gosterebildiniz mi
    İşte böyle Memed Basgan Bodrum’a deli değil zirzir deli bir Bodrum HEMŞEHRİ’Sİ lazım
    Benden sölemesiiii
    Ben bunu onlarca kez yazdım ne Amed ,ne de Osman Basgan galeye aldiiiii bu sözlerimi
    Beglicem, görcem
    Kal sağlıcakla demeden önce biraz düşünmek biraz dasinmak biraz da gasinmak koşuluyla
    Hoşçakalın
    Mustafa Ali Çotura

    1. Mehmet ÜLKÜM dedi ki:

      Sayın Çotura’a önerilerinizin ve görüşlerinizin bazılarına katılmamakla birlikte. İki şeyi belirtmek isterim.
      1) Bizim Anayasamıza göre yerel hizmetler vatandaşa en yakınında örgütlenmiş yerel birimlerce verilmesi ilkesini benimsemiştir. Anladığım kadarı ile beni takip ediyorsunuz. Muğla’mız gibi geniş coğrafyaya sahip illerde Büyük Şehir Belediye sistemine temelden karşıyım. Öte yanda 11 belediyede Bodrum için çok dur. Benim önerim belde belediyeleri kapatılmadan kaynaklarına ve yetkilerine el atılmalıdır. Bunun nasıl olması gerektiğini bir kaç kez yazdım. Panellerde söyledim. Bodrum Belediyesi Büyük Şehir statüsü benzeri örgütlenmelidir. Belde belediyeleri alt kademe belediyeleri olmalıdır. O zaman 11 ayrı imar planı olmaz vs.
      2) Yarım adada hiç değişmeden uygulanan “Koruma Amaçlı” imar Gümüşlük planlarıdır. Bu planlar 2005 yılında anıtlar jkurulu ile birlikte yapıldı son böle çevre düzeni planlarında da aynen kabul görmüştür.
      Yol gösterici eleştirileriniz için teşekkür ederim.

YORUM YAZ