BODRUM’UN SU HİKAYESİ / Mehmet Ülküm yazdı…

Mehmet Ülküm
Mehmet Ülküm
  • 17.08.2020
  • 9.818 kez okundu

(NOT: Bu yazı 21 Ağustos 2017 tarihinde Bodrum Gündem’de yayınlanmıştı. Noktasına virgülüne dokunmadan yeniden yayınlıyoruz…)

mehmet-ülküm-bodrum-gündem-yazıları-su-patlaması

Bu günlerde Bodrum İçme ve Kullanma suyu konusunda basında muhtelif haberler, eleştiriler yayımlanmaktadır. Odaklanılarak bakılan ve eleştirilen su konusu bir sonuçtur. Bu sonuca nasıl ulaşıldığına yani hikâyesine/sürecine de bakmak lazım. Elbette halen işin sahibi de bu noktada önemlidir.

Üzerinde yaşadığımız bu coğrafyanın, yani Bodrum Yarımadasının en büyük sorunlarının başında  “Su Sorunu” gelir. Bu topraklarda yaşayan insanlar bu sorunlarına hep çözüm aramışlardır.

Bazen deniz yolu ile buralara su bulup getirmişler, bazen de yağmur sularını kış aylarından depo etmenin yolunu bulmuşlardır. Bodrum’un tamamında halen varlıklarını gördüğümüz geçmişi uzun zaman aralığına dayanan “Su Sarnıç” larından söz ediyorum. Çok yakın zamana kadar buralarda yaşayan insanlar; yaz aylarında büyük ve küçükbaş hayvanlarını bu sarnıçlardan sular, kendileri de içme ve kullanma suyunu kuyulardan temin ederlerdi.

Ancak, özellikle 1970’li yıllardan sonra kısa zamanda Bodrum beklenmeyen bir yapılaşma ve nüfus baskısı ile karşı karşıya kaldı. Bu gün gelinen nokta herkesin bildiği gördüğü bir sonuçtur. Bunu analiz etmek bu yazının konusu değildir.

Su yönünden zaten kıt kaynaklara sahip bu coğrafyaya ve bu nüfus artışına yetecek bir suyun ancak Bodrum dışından getirilmesi zorunluluğu düşünülmüştür/öngörülmüştür.

güvercinlikte su isle hattı patladı 4SERÜVEN BAŞLIYOR :

Bodrum Belediyesinin öncülüğünde o tarihte diğer belde belediyelerinin de (Turgutreis, Yalıkavak, Gündoğan ve Mumcular) görüşleriyle çevrede su kaynaklarının araştırılmasına başlanmıştır.  Bu konuda uzman kuruluşlardan da görüş ve destek alınarak;

* Yeraltı su kaynaklarına bakılmış, yeterli kayak bulunamamış,

* Bafa Gölüne bakılmış, su içindeki mineraller ve gölü besleyen Büyük Menderes nehrinin gün geçtikçe sanayi atıkları ile kirleniyor olmasından ötürü vazgeçilmiş,

* Deniz suyu arıtılması bölge suyunun tuzluluğu nedeniyle atık ve işletme maliyeti çok yüksek bulunmuş.

* Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda “Dalaman Çayı”ndan Bodrum içme ve kullanma suyunun getirilmesine, yap işlet modeliyle ihale edilmesine, karar verilmiş ve ihaleye çıkılmıştır. Teklifler, metreküp/dolar bazında alınmış ve zarflar açılmış ihaleyi alan firma yani en uygun fiyatı veren firma belli olmuştur.

Bu arada Bodrum yarımadasında mevcut dört belde belediyesine ilaveten beş belediye (Yalı, Bitez, Ortakent-Yahşi, Gümüşlük ve Göl-Türkbükü) daha kurulmuştur. Sayı ilçe belediyesi ile birlikte on olmuştur.

18 Nisan 1999 tarihinde yapılacak yerel seçimlere birkaç ay kalmış olmasından ötürü, mevcut Bodrum Belediye başkanı anılan ihaleyi onaylamayı etik bulmamış ve onayı yeni yönetime bırakmıştır. Yapılan seçimlerde Bodrum Belediye başkanı ve yönetimi değişmiştir. Başkanlığa CHP’den Emin ANTER ve meclise de kendi ekibi çoğunluk alarak seçilmiştir.

Yeni kurulan ve yenilenen seçimlerle gelen belediye başkanlarına/yöneticilere Dalaman suyu için en uygun teklifi veren firma tarafından defalarca bilgiler verilmiş ve proje defalarca anlatılmıştır.

Açıklamaları dinleyen belediyelerde görüşler farklı oluşmuştur;

Bazı belde belediyeleri acil su ihtiyaçlarını gerekçe göstererek ihalenin onaylanmasını, yani Dalaman suyunun hemen hayata geçirilmesini istemiştir.

Ancak, ihaleyi yapan Bodrum belediyesi başkanı ve yeni Belediye Meclisi, dolarla su satın almanın riskli olduğunu, bu yükün altından Bodrum halkının ve belediyelerin kalkamayacağını, Ülke ekonomisine turizm anlamında büyük katkı sağlayan Bodrum suyunun Devlet tarafından getirilmesi gerektiği gerekçesi ile ihaleyi onaylamamış siyasi arenada günlerce süren tartışmalar sonunda Bodrum Belediye Meclisi tarafından ihale sonunda iptal edildi.

guvercinlik_su_hatti_patladi_1_temmuz_2014 (15)DEVLET SU İŞLERİ (DSİ) DEVREDE…

Yarımada da mevcut Belediye başkanları toplanarak hep birlikte sayısız kereler Ankara’ya Bodrum’un su sorununu taşımaya, devlet kapıları zorlanmaya başlanıldı.

Bu arada CHP’den Belediye Başkanı seçilen Emin ANTER hakkın rahmetine kavuşmuş, yerine aynı partiden (CHP) Belediye Meclis üyesi Mimar Mazlum AĞAN Bodrum Belediye başkanlığına seçilmiş ve ziyaretlere “O” katılmaya başlamıştır.

Bütün bu gelgitler sonucunda Bodrum içme ve kullanma suyu konusunda Bakanlar Kurulu tarafından DSİ görevlendirdi. Bu kuruluş, uzun zaman sonra bir proje ortaya koydu.

Daha sonra bu proje bazı yönleri ile revize edildi ise de, ilk aşamada projenin su kaynaklar;

* 6 milyon metreküp/yıl Geyik Barajı,

* 9 Milyon Metreküp/yıl Mumcular Barajı,

* 4 Milyon Metreküp/Milas Çamköy yeraltı suları,

Olmak üzere toplam 19 milyon metreküp/yıl olarak tespit edilmiştir.

Proje; üç ana kaynaktan temin edilecek suyun Mumcularda bulunan içme ve kullanma suyu arıtma tesisinde arıtılmasını, arıtılan suyu ise, tüm yarımadaya yapılacak ara depolara hiç pompa kullanmadan cazibeyle verebilmek için Güvercinlikte yapılacak ana depoya basılmasını öngörmektedir.

Söz konusu projeye göre Güvercinlikteki ana depodan Torba kavşağına gelen arıtılmış su kuzey ve güney ana hattı olarak ikiye ayrılmakta, kuzey hattı Gündoğan-Yalıkavak-Gümüşlük üzerinden Kadıkalesine varmaktadır. Güney hattı ise torbadan sonra Bodrum merkezi besleyerek Turgutreise ve oradan da Kadıkalesinde kuzey hattıyla birleşmektedir. Bir hatta Torbadan Yalı beldesine ulaşmaktadır. Bu ana hatlardan muhtelif çıkışlarla ara depolara su basılmakta ve depolardan da şebekeler beslenmektedir.

İlk proje ana hatları ile ayrıntıya girmeden boru çaplarını da söylemeden kısaca böyledir ve DSİ tarafından ihaleye çıkılan projede aşağı yukarı kalın çizgilerle budur.

güvercinlikte su isle hattı patladı 11İHALE VE UYGULAMA…

Kendisine verilen görev gereği DSİ bu projeyi tamamlayıp, Belediyeye çalışır vaziyette eksiksiz olarak teslim edecektir.

DSİ bu veya revize edilmiş Bodrum İçme Kullanma suyu İsale hatlarını ve depoları ile proje kapsamındaki hususları ihale etmiş, yapılan ihale itirazlar sonucu bazen Kamu İhale Kurumundan, bazen idari yargıdan dönmüş çok uzun zaman yıllar sonra sonuca ulaşılmış ihale aşaması tamamlanmıştır. Müteahhitle usulünce imzalanan sözleşmeye göre yer teslimi yapılarak yüklenici işe başlatılmıştır.

Bilindiği gibi yapım işlerinde iki ana sözleşme olur. İdari Sözleşme ve Teknik sözleşme yüklenici firma işi alırken bu sözleşmelerde yazan hususlara harfiyen bire bir uyacağını taahhüt eder ve ihale aşamasında alınan geçici teminatını da kesin teminata çevirir.

Teknik şartnamede yapılacak işin bütün teknik detayları gösterilir. Söz gelimi anlatılan  bu somut olayda olduğu gibi, hangi çapta borunun nereden nereye döşeneceği, kaç atü olacağı yani ne kadar basınca dayanacağı, döşenen borunun altına üstüne nasıl bir malzeme konulacağı (yastıklama), nasıl serileceği, muayene bacaları vb. gibi hususlar yer alır.

Bütün işler yapılırken yani uygulama yapılırken işin başında idarenin (DSİ) bir veya konusuna göre birçok kontrol mühendisi bulunması gerekir. Ayrıca idari ve teknik şartnamelerde de uygulama sırasında yüklenicinin hangi türde iş makinesi bulunduracağı, konusuna göre hangi unvanda (mühendis, tekniker vb.) kaç teknik elman bulunduracağı belirtilir.

güvercinlikte su isle hattı patladı 2UYGULAMA VE KONTROLDE HATALAR/İHMALLER:

Öncelikle söz konusu borular, su basıldıktan sonra bu güne kadar 677 kez nasıl patlar?

Bu konuda proje yapılırken bu su basıncının hesabını kim yaptı ve dayanıksız boruların tanımını teknik şartnameye kim koydu? Şayet teknik şartnamede doğru boru tanımı yapıldı ve yüklenici firma tanıma uygun boruları uygulamadı/döşemedi ise borular toprak altına döşenirken DSİ’nin kontrol mühendisleri işin başında değiller miydi? Bu borularda basınçlı su verilmeden önce idarenin ve yüklenicinin teknik elemanları birlikte boruların basınç testini yapmadılar mı, geçici kabulü nasıl yapıldı?

Bu ve benzeri konuların mutlaka soruşturulması ve varsa suçlular hakkında adli ve idari konularda gereği yapılmalıdır.

Şimdi bu boruların yenileri ile değiştirileceği söyleniyor. Milyonlarca senin benim param heba olmasına kimsenin gönlü razı olmaz. Şayet kabahatli yüklenici firma ise, yüklenicinin kesin teminatı paraya çevrilse bile buna yeteceğini sanmıyorum.

Büyük Şehir kurulması ile birlikte Muğla ilinin su sorunu artık bu belediyeye aittir. Sorunlar nedeniyle Belediye (MUSKİ) Devlet Su İşlerinden (DSİ) haklı olarak hattı teslim almıyor. Sistem Muğla Büyük Şehir Belediyesine geçmemiş durumda. Patlayan su Borularının tamirinin Belediyece düzeltileceği şeklindeki halk algısından ötürü bazen belediyenin tamirat işlerini yaptığı da görülüyor…

Sevgi ve Saygılarımla…

Mehmet ÜLKÜM
Gümüşlük Eski Belediye Başkanı
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. fikret karataş dedi ki:

    Bilgi ile bilinçle bu konu bu denli güzel anlatılır. Kalem ve beyninize sağlık. Yazının sonlarına doğru sorulan soruların muhatapları çıkıp evet biz de bir yerlerde hata yaptık diyebilme erdemini göstermelidir. Laf şimdi “ağzı olup konuşanlardan” çıkıp esas sorumlular tarafından edilmelidir. Büyük şehir kininin yok olmadığı sürece Bodrum sorunlarına umar bulunması afaki alandan gerçek zemine ulaşamaz diye değerlendiriyoruz. Sayın Ülküm Başkanın çok anlaşır ölçüde söyledikleri bundan böyle konu hakkında konuşacaklar için önemli not olarak değerlendirilmelidir.
    Teşekkürler Başkan!…

  2. Serdar Anlağan dedi ki:

    Sorular:

    1.Anavatanı Avustralya olan ve çok su çektiği için bataklıkları kurutmak için kullanılan Okaliptus ağaçlarının Bodrum’da işi nedir?

    2.Anavatanı Güneydoğu Asya olan ve kökleri yüzeysel olduğu için devamlı, bol miktarda su ihtiyacı duyan Mandalina’nın Bodrum’da işi nedir?

    4.Bodrum’da gol sahası olur mu?

    5.Kaçak artezyenleri kim açtı?

    6.Eğitim şart mıdır?

    Ödev:

    Şükrü Erbaş’ın “Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz” şiiri ile ilgili bir kompozisyon yazınız.

YORUM YAZ