Gürültü ve içkili yerler uygulamasına eleştirel bir yaklaşım

Mehmet Ülküm
Mehmet Ülküm
  • 26.08.2020
  • 7.877 kez okundu

Mehmet Ülküm – Gümüşlük Belediyesi geçmiş dönem Başkanı

Gürültü ile ilgili mevzuat;  5393 sayılı Belediye Kanunu, 2872 Sayılı Çevre Kanunu, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyetleri Kanunu, 5216 Sayılı Büyük Şehir Belediye Kanunu ve bu kanunlara bağlı olarak yayımlanmış olan  “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatların İlişkin Yönetmelik,” “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği,” ile onlarca Bakanlık tebliğleri ve duraksamaya düşülen konularda çok sayıda bakanlık muktezasından (görüş) oluşmaktadır.

Bu incelemelerimiz sırasında gözden kaçırdığımız konular var ise, konuyu okuyucu ve yetkililerin, eleştirilerine, hoşgörüsü ve düzeltmesine bırakmak istiyoruz.

Görüldüğü gibi, oldukça karmaşık geniş tabanlı yetkilerin ve yetkililerin net olarak belirlenmediği bir mevzuat söz konusudur. Bu karmaşa içinde kimi zaman kendiliğinden bir çok yetkili yetkisini kullanmakta kendini görevli görür, kimi zaman da vatandaşın yakınmasına (şikayetine) görevli olamadığı gerekçesi ile maalesef hiç kimse sahip çıkmıyor.

Bodrum Belediye Meclisi 03.01.2020 tarih ve 2020/4 sayılı bir karar almıştır. Anılan kararın karar başlığındaki özeti şöyledir:

 “Bodrum Yarımadasında yaşanmakta olan gürültü sorunun önüne geçilebilmesi için, çevresel gürültünün değerlendirilmesi ve yönetimi yönetmeliği çerçevesinde yeni kriterlerin belirlenmesi ve uygun planlanmaların yapılmasına ilişkin alınmış olan 27.12.2019 tarih ve 2019/1 sayılı içkili yer bölgelerini belirleme komisyonu raporunun kabulüne oyçokluğu ile karar verildi…” denilmektedir.

Belediye Meclisi bu yetkisini; 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediyelerin Yetkileri ve İmtiyazları başlıklı 15 nci maddesinden almaktadır. Kanun belediye meclislerine içkili yerlerin belirlenmesini görev ve imtiyaz olarak vermiştir. Bu yerlerde açılacak içkili işletmelerin ruhsatlandırılması da belediyece yapılacaktır.

Ancak, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 7 nci maddesi gereğince birinci sınıf gayrisıhhî işyerlerinin ruhsatlandırılması Büyükşehir Belediyelerine aittir. Diğer işyerlerinin tamamının ruhsatlandırılması ilçe belediyelerinindir.

Son zamanlarda içkili ve çalgılı yerlerden gelen gürültü nedeniyle Bodrum Yarımadasında basına da yansıyan tartışmalar çok konuşulur olmuştur. Özellikle canlı cansız müzik konusu yoğun ve öncelikli şikâyetler arasındadır.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte bu tür işletmeler Umuma açık istirahat ve eğlence yeri başlığı ile yer almakta olup, şu düzenleme yer almaktadır.

“Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; ..….dir.”

Canlı veya cansız müzik yapan şikâyete konu işletmelerin öncelikle denetimi, Çevresel Gürültünün değerlendirilmesi yönetmeliği uyarınca, belediye sınırları içinde Çevre Kanunu Gereğince yetki almış belediyelerce yapılacaktır.

Bodrum Belediyesi bu konuda yetki devri almıştır. Bu anlamda denetime yetkili bir belediyedir. Yani bu içkili ve çalgılı işletmelerin hangi coğrafi bölgede hizmet vereceği, ruhsatlandırılması ve denetimi ilçemiz belediyesine aittir. Ayrıca, kolluk kuvvetleri de kendi mevzuatı yönünden gerekli denetimleri yapmaktadır.

Canlı müzik izni; İşyeri Açma ve Çalışmaya ilişkin Yönetmelik hükümlerine gereğince “İzin Belgesi” alınması şarttır. Bu izin verilirken yetkili idarenin uygun görüşü alınır, gerekli görüldüğü takdirde yetkili idare “Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu” hazırlatır.

Canlı veya cansız müzik izin belgesi ruhsata işlenmez, verilen belge denetimlerde sorulduğunda işletme yetkilileri tarafından ibraz edilir. Canlı veya cansız müzik yayını şartlarına uyum göstermeyen işyerlerinin müzik izin belgelerinin her zaman iptal edilebileceğini düşünen yönetmelik bu iznin ruhsata işlenmeyeceğini öngörmüştür.

İçkili yer olarak belirlenen yerlerdeki umuma açık işletmelerin yapısı itibariyle genelde bar, pavyon, meyhane, birahane, taverna gibi yerler olması ve müşteri yapısı nedeniyle canlı ve cansız müzik yapma ihtiyacı duyabilirler. Ancak, bu durum hiçbir zaman çevreye ve diğer işletmelerin faaliyetine zarar verecek boyutta, komşuluk hukukunu gözetmeyen, bir müzik yayını şeklinde yapılamaz. Zaten, işletme bu müziği kendi müşterileri için yapığına göre bu kuralların gözetilmesi eşyanın tabiatına da uygundur. Belli bir saatle de sınırlı olmalıdır.

Muğla 2014 yılından itibariyle Büyük Şehir statüsüne kavuşması ile birlikte Bodrum Yarımadasında on belde belediyesinin kamu tüzelkişiliği sona ermiştir. Bu belediyelerin bütün mal varlığı, hak ve yükümlükleri yönünden ve yasal olarak Bodrum Belediyesi yetkili ve görevli olmuştur.

O dönemde belde belediyelerinin bazıları “İçkili Yer Bölgeleri Belirmesi” yapmış bazı belde belediyeler ise yapmamıştır.

Bu durumda, Bodrum Belediye Meclisin yukarıda belirtilen 03.01.2020 tarih ve 2020/4 sayılı kararının kesinleşmesinden itibaren, önceden belde belediyeleri tarafından usulen alınan bu konudaki bütün kararları yürürlükte kalmıştır. İdare Hukuku yönünden Bodrum Belediyesi belde belediye meclislerince alınmış kararları uygulamakla mükelleftir.

Zira, Bodrum Belediyesi Meclisinin anılan söz konusu kararına kadar İçkili Yer Bölge belirleme kararı almamış olması da belde belediyelerinin bu tür kararlarını da bu açıdan uygulamayı kabul etmiş olmaktadır.

Canlı ve cansız müzik yayınları kazanılmış hak, yani hakkı müktesep değildir. Çünkü, aynı yetkili makam (Belediye Meclisi olarak okuyunuz) bunu her zaman değiştirme, yeniden belirleme, kaldırma hakkına, yetkisine ve imtiyazına yasal olarak sahiptir.

Kazanılmış hak konusu, yönetim ve denetim birimleri tarafından gerçekten farklı yorumlara da neden olmaktadır.

Diğer Belde Belediyelerinin bu konudaki kararları konusunda bilgim yoktur. Ancak, Gümüşlük Belediyesinden bir örnek verip konuyu fazla uzatmadan bitirmek istiyorum.

Gümüşlük Belediye Meclisi 03.06.2002 tarih ve 41 sayılı bir karar almıştır. Bu kararın (C) bendi şöyledir.

“Gümüşlük İç ve Dış limanda bulunan lokanta ve işletmelerde her türlü müzik çalınmaması gelenek haline gelmiş olup,   Gümüşlük bu haliyle ünlenmiştir. Bundan sonra da çok özel hallerde Belediyeden özel olarak alınacak yazılı izin dışında bu tür yerlerde her türlü müzik çalınmamasına…”

Karar verilmiş olup bu karar, o tarihte yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye kanunu uyarınca kaymakamlık onayına da sunulmuştur. Kaymakamlık makamı kararı 24.06.2002 tarihinde onaylamıştır. İdare hukuku yönünden bakıldığında bu onay aynı zamanda kolluk kuvvetlerini de bağlamaktadır.

Karar, Bodrum Belediye Meclisinin yukarıda anılan 03.01.2020 tarihli kararına kadar yürürlükte kalmıştır. Çünkü, yeni bir Belediye Meclisi kararıyla bu karar yürürlükten kaldırılmamıştır.

Yürürlükteki hukuken geçerli bu karara rağmen,  böyle bir karar olup olmadığına bakmaksızın 2014 den itibaren Bodrum Belediyesi Gümüşlükte canlı cansız ve müzik izin belgeleri düzenlemiştir. Geriye dönüp bakmamıştır. Geçmişi yok saymıştır.

Sanki Fransız General Napolyon’un “Aslımı sormayın asalet benden sonra başlayacak” demesi gibi.

Hukuken geçerliliği olmayan bu müzik izin belgeleri hukuk dışı düzenlenmiştir ve “Butlandır” yani yok hükmündedir.

Nitekim yüksek mahkeme Danıştay’ın muhtelif kararları da bu yöndedir. Danıştay bu kararlarında özetle; idarece verilmiş olan hukuka aykırı belgelerin işlemden yararlanan kişiler lehine müktesep hak sağlamayacağı şeklinde hüküm kurmaktadır. Bu kararlar istikrarlı bir şekilde devam da etmektedir.

Kanaatçimce şimdi Bodrum belediyesi yeni meclis kararını gerekçe göstererek yeni uygulamaya gitmelidir.

O nedenle, Bodrum belediyesinin önümüzdeki turizm sezonu başlamadan önce Belediye Meclisinin yeni 03.01.2020 kararı doğrultusunda bu konulara bakarak uygulamayı ona göre yapması ve gürültü konusunda yoğun vatandaş şikâyetlerine son vermesi gerektiğini değerlendirilmekteyim.

Ancak, bu uygulama sırasında zor da olsa hakkaniyet ölçüleri içinde işletme sahipleri ile vatandaşın haklarının optimal noktada buluşturulması ilke olmalıdır…

ZİYARETÇİ YORUMLARI
YORUM YAZ