enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

DOĞAN YUVANÇ

Ben Doğan Yuvanç. 10 Ağustos 1953’te Akyarlar Hüseyin Feneri’nde doğdum. Babam o zamanlarda süngere giderdi. Taaa Marmara Denizi'ne, Gökçe Adadan, Bozcaada'ya kadar denizlerin derinliklerinde sünger avlarlardı. Aylarca gelmezdi babam. Annem de dedemin fenercilik yaptığı fenerde kalırdı bu uzun dönemde...

Amerika’da bir Bodrumlu – Doğan Yuvanç Bodrum Gündem yazıları…

Balıkçının oğlu balıkçı olur derler hep büyüklerimiz. Ben ise hep karşı çıkmaya çalıştım kaderime.  Babam Ladyo Ali, Ortaokuldan sonra İstanbul’a liseye gönderdi, adam ol diye. Bende İstanbul’dan dört tane takıntıyla geri geldim Bodrum’a.

Babam “Okul mokul yok bundan sonra, artık benimle balığa geliyorsun…” diye çıkışınca, ben de “Hayır! Balıkçı olmaktansa Ali Güven’e çırak olurum…” dedim.

Böylelikle 1969 da başladı Ali Güven’le hayatım. Deyim yerindeyse onun dükkânında hayatı öğrendim. Hayata bakış açım değişti. Benim için bir nevi Üniversite idi Ali Güven’in dükkânı. İngilizceyi de orada öğrendim. Hayatımda dönüm noktası sayılabilecek kararları, o dükkanda öğrenmiş olduğum hayat felsefemle aldım. 1983’lere kadar sandaletcilik yaparak kanıtlamaya çalıştım kendimi. Lakin Bodrum gibi, Türkiye’de de ekonomik sorunlar yeni arayışlara yöneltti beni yaşam kavgası için.

Ve kaderime karşı koyamadım ve deniz beni ikinci kez yeniden çağırdı.

Kaptan Hiko (Hikmet Filis) yanında aşçı olarak başladım. Bu karar yaşamımda yeni bir serüvenin de başlangıcıydı. 1989 kaptanlık ehliyetimi aldım elime. Rahmetli Hakan Aykan, “TIFIL” adlı teknesini yeni almıştı. Onunla birlikte 1994’te tekneyi satana kadar kaptanı olarak çalıştım. Barkay-1, Zeynom-2 teknelerinde çalıştım daha sonraları. Neyzen-Tur’la da çalıştım 1997’ye kadar ve hayatimi tümden değiştiren Cevri-2 teknesinde başladım çalışmaya.

2001’de ise yaşamımın en büyük kararını aldım. 47 yaşımda Amerika’ya gitme ve yeni bir yaşam kurmak fikrimi söylediğimde arkadaşlarımın çoğu “Sen kafayı mı yedin!” diye çıkıştılar. Belki de çoğu, “Bir sezon orada kalır yeni sezona geri gelir…” diye söylemişler birbirlerine. Evet gurbet çok zor. Hele belli bir yaştan sonra çok daha zor. Dil (bu konuda pek sıkıntı çekmedim) din ve kültür (Amerika’da bile din ile ilgili bir şey konuşuyorsan çok dikkatli olman gerekiyor), yasam biçimi çok farklı. Ben bu farklılıkların üstesinden geldim. Yoksa dönüşüm çok hızlı olurdu Bodrum’a.

47 yaşındayken geldiğim Amerika’da Ali Güven’in bana öğrettikleri ile yeni bir yaşam kurdum kendime. (Ali Güven’in öğretilerinin, özellikle bu salgın hastalık döneminde hobi olarak da çok faydasını gördüm). Teknoloji sayesinde okyanus aşırı bağlantı kurmak ve tekrar sosyal medyada Bodrum’u yaşamaya başlamak benim en büyük şanslarımdan birisi oldu.

Ben Doğan Yuvanç. 10 Ağustos 1953’te Akyarlar Hüseyin Feneri’nde doğdum. Babam o zamanlarda süngere giderdi. Taaa Marmara Denizi’ne, Gökçe Adadan, Bozcaada’ya kadar denizlerin derinliklerinde sünger avlarlardı. Aylarca gelmezdi babam. Annem de dedemin fenercilik yaptığı fenerde kalırdı bu uzun dönemde.

Sonra bu gün Fatih Bozoğlu’un mesajını gördüm mesaj kutumda “Bodrum Gündem’de  yazar mısın ağabey…” diye soruyordu. Nereden nereye, doğrusu hiç aklıma gelmezdi lokalde olsa bir gazeteye yazmak. İnşallah alnımızın akıyla çıkarız bu işten.

Merhaba dostlar, Merhaba Bodrum sevdalıları…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Bülent yuvanç dedi ki:

    Hayırlı uğurlu olsun
    Amerika daki Bodrumlu
    Doğan Yuvanç