enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Toprağa, Suya Selam Olsun! Hatice Yücel Bodrum Gündem yazıları…

Bahar; Mart, Nisan derken Mayısta doruğa ulaşır. Efsaneye göre bunda Hızır ve İlyas kardeşlerin rolü büyüktür. Hızır toprağı, İlyas suyu temsil eder. Yılda bir kez denizle karanın birleştiği yerde buluşurlar. İşte o gün 6 Mayıs Hıdrellezdir. Türk dünyasında, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya ve Anadolu’ya yayılan bereket, huzur, şifa günü. Kim böyle bir niyetin arkasından gitmezki… Daraldığımız dünyada ‘Yetiş Hızır’ demez miyiz?

Çocukluğumdan başlayayım. Bodrum, karayla denizin iç içe yaşadığı küçücük bir kasaba. Bugünlerde gördüğümüz bina yığınlarının yerinde incir, üzüm, zeytin tarlaları ve mandalina bahçeleri var. Arşipel olabildiğince mavi ve bol! Bizim yaşamımız toprakta. Hıdır’la dostluğumuz da işte tam bu günlerde. Mandalinler çiçekten yeni çıkmış, bahçe sürülmüş, çapalanmış, bitkiler toprağa yerleştirilmiş, su salınmıştır. Bu yorgunluğun karşılığı olmalı değil mi? Toprak, sahiplerinin mutluluğunu görmeli. Annemin maharetli ellerinin ilk taze yaprak dolması incir ağacının gölgesine serilmiş yer sofrasında başrolü alır. Yanında taze soğanla yapılmış çörekli salata, taze sarımsaklı naneli cacık. İşte Hıdrellez yemeği. Karşılıklı ödeşme, ödüllendirme. Kuş sesleri, çocuk oyunları ve gülüşleriyle güzel bir aile fotoğrafı. Beni toprakla tanıştıran, barıştıran Hıdır’a, Hıdırellez’e teşekkürler!

Doğma büyüme Bodrumlu olmama karşın denize dönük yüzüm geride kalmıştır. ‘İlyas’la’ tanışmam da. Yine bir Hıdrellez günü bir tanıdığım aracılığıyla denize istek mektubu atmam istendi. Önceden hazırladığım mektubu güneş doğmadan Kumbahçe’den Hz. İlyas’a gönderdim. Kırk bir küçük çakıl taşını da deniz sulu şişeye koyarak bir ağacın altında bir yıl sakladım. Ertesi yıl denizden borç aldığım çakıl taşlarını yeni dileklerde bulunarak bıraktım denize. Balıkçının Egeye attığı çiçekler gibiydi dileklerim. Deniz umut kapımız oluyordu sonuçta. Nedense biz kadınlar vardı o saatte orada!

          Kim bilir kaç gönül tutkunu o gün beklentiye girer? Gül dalına dilek asar, pınar başına bez bağlar? İnsan bu inanır da, yaratır da, düşünür de, duyar da… Binlerce yıl öncesinden kilim dokur gibi kültür dokusunu örer. Saygınlık vardır bu günde doğaya, canlıya. Yeşile dokunulmaz. Ekmek elle bölünür. Sinek bile öldürülmez. Hububat pişirilir. Hızır, darda kalanlara uzatılan eldir.

Gelelim fotoğrafın öteki yüzüne. Coronavirüs salgını gibi beklenmeyen salgınlara, gerçekleri saklayanlara, aynada kendinden başkasını görmeyenlere, hayal kırıklıklarına, yaşamımızdan eden iktidar düşkünlerine…

2021’in Hıdırellezin de üzgünüm, şafağı bulamadık. Sabahı karşılayamadık. Evlere tıkıldık, çocuğu, genci, yaşlısı, çalışanı çalışmayanı… Bütün dünya sınavdan geçiyor: Yeşilimiz, mavimiz bizden uzak okullarımız kapalı, gençlerimiz geleceksiz, basın da üniversite de özgür değil, çiftçi yorgun, toprak bereketsiz, hastaneler dolu. Bu cehennem tabloyu sizce Hızır ve İlyas cennete çevirebilir mi?

Baharlar yarım kalmaz! Yarım bırakan bizleriz. Cengiz Aymatov’un çok sevdiğim ‘Toprak Ana’sında Tolunay’ın şu sözlerine kulak verelim: ‘Sizler denizler, dağlar ötesindeki insanlar! İşte ben ‘toprak’ buradayım. Hepiniz içinim. Benim sizin dostluklarınıza, çabalarınıza ihtiyacım var. Bir tohum atın yüz vereyim. Bir değnek saplayın ağaç olayım. Bir fidan dikin yemiş yağdırayım. Sığır yetiştirin çayır olayım, ev yapın duvar olayım, hepinize yuva olayım. Sonsuzum, derinim, yüceyim, genişim herkese yeterim’ Sümer efsanesindeki ölümsüzlük anlamındaki Ab-ı Hayat. Suyunda ise canlılık, yaratıcılık vardır. Denize ya da akan suya atılan istekler İlyas Peygambere ulaşır. Mevsimlerin şahı bahar mayısta doruğa ulaşır.

1 Mayıs emekçilerin, 6 Mayıs ‘Denizlerin’ 19 Mayıs gençlerin bağımsızlık türkülerini söylediği aydır. Analar kadınlar vardır arkalarında. Anadolu ateşi yanar dağlarda yeni Atatürkler çıkar cumhuriyetin varlığından. Doğanın mayısını gönül baharımızla kutlayalım yine de! Bu; doğayla insanın, insanla insanın barışmasıyla olsun.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
  1. Nazan Tümer dedi ki:

    Sevgili Öğretmenim,
    Öyle güzel anlatıyorsunuz ki… O günlerin Bodrum’una gidip geldik. Acılar çok, umutlar daha çok. Mayıs ayları, hem devingenlik hem anma, öğrenme, bağımsızlık için direnme ayı.
    Kaleminize sağlık!
    Saygılarımla…