enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Serap Eflanlı ile hayata dair

Serap Eflanlı ile hayata dair

Merhaba Serap Eflanlı. Yıllardır tanışırız, ama bir gün seninle röportaj yapacağımı ya da bu kadar erken olacağını düşünmemiştim. Neler yaptın, neler oluyor, neler yapıyorsun? Anlat bakalım arkadaşım.

Merhaba Sevgili Fatih, seni ve Bodrum Gündem’i neredeyse Bodrum’a yerleştiğimden beri bilirim, tanırım. Hatta ilk yıllarımda Bab-ı Âli Kitabevi’ne bile gelmişliğim vardır. Ben 2005’in Kasım’ında Bodrum’a yerleştim, 2006’nın Temmuz ayında, bir dostumla birlikte Oasis’te bir oyuncak mağazasını devraldık. Sıradan oyuncakçılardan olmayacağız diyerek, 0-15 yaş arası için özel oyun ve oyuncaklar getirdik, mağaza bünyesinde çeşitli etkinlikler yaptık. Beğenildik, sevildik ve fakat mağaza bir süre sonra dertleşme mekânı haline geldi; bundan keyif de aldık. Ancak farklı bir şeyler yapabilmemiz için, farklı olmayanları da satabilmemiz gerekiyordu. Kısa zamanda Oasis’te, oyuncak toptancıları perakende mağazaları açmaya ve bizim esas para kazanabildiğimiz ürünler oralarda neredeyse bizim aldığımız fiyatlara satılmaya başlanınca, sonunda biz de Bab-ı Âli Kitabevi’nin yaşadığı sonu yaşadık. “Böyle olacaksa, biz yokuz demek” zorunda kaldık.

Bodrum’da yaşayan ve Bodrum’u yaşayan insanları ve elbette kendimi tanımak açısından çok kıymetli yıllardı. En önemlisi de kızımın 150 m2’lik oyuncak odası vardı; onun en çok oyuncak arzusu olduğu dönemi, nispeten ekonomik geçirdik.
Neler oluyor soruna gelince; bildiğin gibi uzun yıllardır çalışma hayatının içindeyim. 32 yıldır aralıksız çalışıyorum. 2021 Mart’ında Oğuz-Özay Tanıtım’la yollarımızı ayırdıktan sonra, fark ettim ki kendimi Bodrum işverenleri için efektif bir çalışan olarak görsem de, onlar için İstanbul ve Bodrum’da çalıştığım iş yerleri, iki yerde de edindiğim sosyal çevre, yaşım, birikimim, becerilerim, gibi gibi nedenlerle tercih edilmesi maddi manevi sorunlu bir çalışan olacağım. Oysa tam da sahip olduğum niteliklerle efektifim.

Biliyorsun ki, ben senin kendi hakkındaki bu görüşüne pek katılmıyorum. Bodrum’un sen ve senin gibi çalışan, üreten, düşünen, aydınlık insanlara şimdilerde daha çok ihtiyacı olduğuna inanırım hep.

İnan ben de böyle düşünüyorum; zorluk da burada ortaya çıkıyor. 1991 başından 2005’in son aylarına kadar, neredeyse 15 yıl Yorum Ajans’ta çalıştım. İlk 10 yılım usta-çırak ilişkisiyle gelişen grafikerlik, sonrası da müşteri ilişkileri-yaratıcı ekip ve tedarikçi koordinasyonunda geçti. Ben orada çalışmaya başladığımda ajans 10 yıllıktı, Renault gibi birden fazla network müşterisi vardı ve adını 1987 seçimlerinde SHP’nin “5 yıl daha limon gibi sıkılmaya gücünüz var mı?” sloganıyla yürüttüğü seçim kampanyasıyla duyurmuştu. Temel olarak sosyal demokrat çizgideki 3 ortağın kurduğu Yorum Ajans benim üniversite kampüsüm hatta öğrenci yurdum oldu. Aşağı yukarı 100 kişi çalışıyorduk ve ajanstaki iki Macintosh’un en havalısı bendeydi. Bunun sebebi, öncesinde 1 yıl FotoSpor gazetesinin dizgi ve sayfa sekreterliği bölümlerinde çalışmış olmamdı. Grafik açısından o günlerde bilgisayarlarda henüz tek dokunuşla işler tam olarak çözülemese de, masaüstü yayıncılığın ilk zamanlarıydı ve hepimiz çok meraklı ve heyecanlıydık. Dirsek dirseğe çalışılır, 3 kurucu ortak dışında yaşı ne olursa olsun herkes birbirine adıyla hitap eder ama hiyerarşi hep korunurdu. Zaman içinde ekip halinde, çözüm odaklı ve Yorum Ajans ruhuyla çalışıldığını fark ettim. Mesai bitse de, iş bitmeden çıkmayı hiç düşünmedim. 1996 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen Habitat Konferansı’nın tanıtım ajanslarından biri bizdik; hiç uyumadan 60 saat çalışmışlığım var. Şimdi hangi beyaz yakalı iş kolunda böyle çalışma disiplini var? Geçirdiğim uzun yıllar nedeniyle Yorum Ajans’la ilgili sayısız anım var ancak şunu söylemeliyim ki, kıymet verdiğim çok önemli bir eğitimin, iş disiplininin ve insan ilişkileri yumağının içinden geçtim.

Artık kimin umurunda iş disiplini, ekip çalışması, liyâkat?

Çalışmadan duramayan Serap şimdi ne yapıyor?

Fatihcim, sana da hep söylerim ya, kitlelere reklam ya da bilgi amaçlı sunulan yazılı metinlerdeki yazım ve ifade hataları, ne demek istendiği biz sıradan kullar için anlaşılamayan cümleler, beni çok zorluyor. Yani en basitinden mağazalara yapıştırılan eleman ilanları vardır ya; “Bizimle çalışmak istermisiniz” diye. İşte ben o mağazalara girip, “misin” ayrı yazılır, sonunda da “soru işareti” olmalıdır demek isteyenlerdenim. Büyük firmaların paket servisi duyurularında, “Anlık ihtiyaçlarınız, 30 dakikada kapınızda” ya da “Bodrum kadar hızlıyız” gibi ifadelere hem şaşırıyorum hem de çok gülüyorum.

Kendine özel bir blogda yazıyorsan bozuk, devrik, kendi içinde oynaklığı olan ve sadece yazanın bildiği, anladığı, eğlendiği cümleler kurabilirsin; ben de bu oyuncaklı dili kendi blogumda kullanırım ama zaman zaman BG’de yazdığım yazılarda kullanmamaya çalışırım.

Niyetin, kitlelere ürün tanıtmak, satmak, yani ticari bir ilişki kurmaksa, afişinde, broşüründe, sokak panolarında, basın ilanlarında, web sitende temiz ve doğru bir Türkçe kullanmalısın. Gelinen dönemde, her şey hızlı tüketiliyor, kimse hiçbir yazıyı okumuyor diye düşünülüyor. Yazan bile yazdığını kontrol etme gereği duymadan, basıveriyor enter tuşuna. Unutulmasın ki okuyanlar var.

Reklam sektöründe geçirdiğim son 9 yıl, digital dünya, o dünyanın gereklilikleri, reklam ajanslarının ve reklamverenlerin beklentileri, hem hizmet veren hem de internet sitelerinin son kullanıcısı olarak bana çok şey öğretti. Tasarımı şık, altyapısı kullanıcı dostu web sitelerinin en büyük derdinin içerik olduğunu gördüm. Başlangıçta hiç işim olmamasına rağmen, bir süre sonra kendimi, reklamverenden gelen içerikleri düzeltmeye çalışırken buldum; bundan keyif de aldım doğrusu. Yaptırdığınız web sitesinin size maliyeti ne olursa olsun, arama sonuçlarında kolay bulunabilir olmak, güncel, özgün, doğru ve yenilenen içerikten geçiyor.

Bugün geldiğim noktada, Digital İçerik Yönetimi konusunda hizmet vermeye başladım. Bu iş modeli öncelikle web siteleri için, arama sonuçlarında bulunabilirliği sağlayacak anahtar kelimeleri kullanarak içerik oluşturmayı, yine aynı mantıkla var olan içerikleri düzenlemeyi, düzenli aralıklarla içerik güncellemeyi, eklemeyi, ihtiyaç halinde Türkçe içeriklerin başka dillere çevrilmesini, ek olarak talep edilirse kişiye ve firmaya özel web sitesi tasarım ve yazılım hizmeti vermeyi içeriyor.

İlerleyen zamanlarda alacağım geri bildirimlerle, vereceğim hizmetlere eklemeler yapabilirim.

Web sitesi adresim:

https://serapeflanli.com/

Bodrum’da böyle hizmet veren ajans, kişi/kişiler yok mu? Neden çıktın bu yola? Riskli değil mi?

Bodrum’da senin de bildiğin gibi bu ve benzeri hizmetleri veren ajanslar, kişiler var. Yola çıkış nedenim her şeyden önce çalışmak ve elbette para kazanmak. Buradaki firmaların, nedenini anlamadığım bir şekilde İstanbullu bir ajansla ya da kişiyle çalışma arzuları var. İstanbulluyum, İstanbul’da Türkiye’nin önemli ajanslarından birinde çalıştım. Ama ben bir yandan da, pek çok firmanın hedef kitlesi, web sitelerinin son kullanıcısıyım. İlgi alanımdaki ürün, proje ya da her ne içinse potansiyel alıcı olma olasılığım, firmaya duyacağım güven, içerikle doğru orantılı. Yola kendimi merkeze alarak çıktım. Ancak şöyle de bir gerçek var; bir web sitesinin istenilen görünürlüğü, takibi ve geri dönüşleri alabilmesi için, müşterinin ne istediğini iyi bilmesi ve vereceği brief çok önemli. Şimdilerde Çağdaş Holding’in yenilenen web sitesi üzerine çalışıyorum. Bana gelen her projede, daha çok araştırmam, daha çok okumam gerekecek. Bu nedenle riski değil, katkısı olacağına inanıyorum.

Bu iş modelinin sana çok yakıştığı kanısındayım. Biz gazeteciler mesleğimiz gereği yaşadığımız hızlı tempoda maalesef bazı yazım hataları yapıyoruz. Sıklıkla uyarıda bulunman sonucunda BG dergiye katkı veren oldun, sağ olasın. BG dergi için yaptığımız röportajların bazılarının redaksiyonunu yapıyorsun yıllardır, peki bu röportajı kim redakte edecek?

Yolun açık, maddi, manevi kazancın bol olsun arkadaşım.

Sağ olasın sevgili Fatih. Bu arada biliyorsun ben ses deşifresi de yapıyorum. Deşifre ettiğim kayıtları, redaksiyonunu yaparak gönderiyorum. Bu sohbeti de gönder bana.

Zaman ayırdığın için, sana ve BG ailesine teşekkürler, sevgiler…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.